Son Haberler
Anasayfa » Deneme

Deneme

Neslimin Ahmakları

Neslimin Ahmakları

Neslimin ahmakları; işte orada, ekran başındalar. Önce sevecekler, Sonra kıskanacaklar, Nefret edecekler ve ilk fırsatta paramparça edecekler. Aptalları ünlü etmek için orada neslimin ahmakları, Ekran başındalar, hazırlar. Motivasyonları yerinde: Ellerinde kumandalar ve çerezlerle birlikte, Sevmek için, örnek almak için, kıskanmak ve yok etmek için hazırlar. İlgi görmemesi gereken insanlar ilgi görecek, Sözleri önemsenecek, Onlar ise bunu kaldıramayacak. Saçmalayacaklar! Ahmaklar, şişirdikleri ...

Devamını Oku »

Bir varmış, bir yokmuş…

bir varmış bir yokmuş

Hayatta bazen isteklerin ve elde ettiklerin çok farklı şeyler olur. Fırsatlar ve hayaller bazen farklı zaman dilimine aittir. Aynı anda gerçekleşmezler. Bunlarla öğreniriz hayatı. Hiç bilmediğin bir ormanda kaybolmaktır hayat. Yolunu bulmak için yürürsün bu yolda. Hayal ettiğin o yola girmen için bazen gözlerini kapatıp dinlediğin masallardaki ejderhaları, devleri geçmen gerekir. Ya güzel bir akşam yemeği olursun ejderhanın alevinde kavrulmuş ...

Devamını Oku »

melodia

derime sıkıştırdığım dürbünlü silahım ile  röntgenliyorum mutlu anlarını, kıskanç bir mermi namlunun dudaklarını nasıl da çatlatıyor ama hasetle değil tehlikeli bir hasretle…   işte sıvışıyorum gözyaşlarımın radarından, emniyet şeridinde sevişmek aşka hakaret, ben bomboş sokaklarda  büyük bir şair trafiğinin arasında anne işe geç kaldım kaldırsaydın ya?..   tamam adını sen koy aceleye getirdiğin bu onursuz sevişmenin manasını, ölürken de sek ...

Devamını Oku »

Konuk Yazar Mustafa Miraç Kaya – Aşk Nedir?

Aşk Nedir

Hayatın en latifeli en kadifeli yönünü görmek gerekir bazen. Yalansız olmalı aşk dediğin, küçük yalanların yerini çiçekler almalı. Ancak unutmamalı, aşk ucu bucağı olmayan okyanuslarda yapılan yolculuklara benzer. O yolculukta tek bir gemi ve geminin bir kaptanı olmalı. Affetmektir aşk. Herkese isyan edip sadece ona inanmaktır aşk. Her defasında her hatasında kolundan tutmaktır, şans vermektir. Kırmızının boşluğuna dalıp kaybolmaktır bazen. ...

Devamını Oku »

Konuk Yazar Ecren Çelik – Gökkara

kanat

Beynimde kalınlaşıp göğsümde incelen bir ses vardı. Sanırım duymak istediğim ses; evet. Kuşlar sustuğunda beni gökyüzüne çıkartıp bir süreliğine de olsa kanat çırpmamı sağlayan o sesin artık özgürlüğümü elimden aldığını düşünmeye başladım. Uçtuğum yer daralıyordu ve beynimde, durduğum dünya haricinde onlarcası dönüyor, her bir insanın uğultusunu işitiyordum. Tanrıya hak vermeye başladım; bu kadar sese yanıt verememek olağandı. Kendi kendini işitemez ...

Devamını Oku »

Platon’dan Samsun’a

Platon’dan Samsun’a

Bin yılın şafağında öylece korkusuz duran Harmonia’nın ruhu var sanki. Platon’a olan aşkı “platonik aşk”ı anlatmış da kendinden bahseden hiç olmamış. Denizdeki kayalıkların kenarına iliştikleri 40’lı yaşların sonunda yine kelimelere dökemedikleri aşkı anca yaşıyorlar: Platon’un omzuna dökülen zeytine nazar eden saçları, eline onca sene sonra alabildiği eli. Hepsi bu! Tüm yaşanan… Harmonia’ya “Ben düşüncelerle evliyim!” diyemediği için kaçıp giden Platon’un ...

Devamını Oku »

Yabancı

ip

Akşamüstüne doğru. Ufak bir sarsıntı. Yer ayaklarımdan kayıyor. Çok üstteyim ben, zirvede. Ağaçlar sallandı aniden kasırga çıktı. Seni gördüm. Hâlâ karşımdasın, hoş karşımda olmasan da görürüm seni. Işık hızıyla aşağı düşüyorum. Tutar zannettim, çoktan bırakmışsın beni. Elimizdeki halatmış sandım. İpmiş o, iğne deliğinden geçen ip gibi incecik… Çekince hemen geldi elime. Öyle gevşekmiş ki elinde. Sana on ışık yılı uzaktayım, ...

Devamını Oku »

Vasat…

Vasat

Geçip giden gün, yarına evirilen hayatlar ve sessiz bir bekleyiş… Onlarca sesin arasında bir an… Vasata doğru koşturuşun gecelerine ortaklık ederken, bir an durup her şeyden çok ötede bir düşe sarılmak… Bu huzurlu… Huzursuzun yanına uğramamaya çalışırken, içimde bir yerde isyan gününü beklediğine şahidim. Biliyorum, ufacık bir anı kolluyor! Ama yüzümü yıkadığım her sabah, “Vermeyeceğim sana isyan gününü!” diyorum. Huzursuzluk ...

Devamını Oku »

Güzel Kaybet

Kaybedenler diyarına hoş geldin. Burası bir ülkeden fazlası esasında. Akılda renklenen ütopyaların dahası… Sebepsizce kaybetmenin de olduğu dar bir mekân. Her limeni birer bütün olarak hissetmene sebep olan bir yaşantı. Mutluluğu arayanlara tam anlamıyla bir mağlubiyet yeri. Yazanlara kâğıdın olmadığı yerde kalem uzatmak ya da hiç oyuncağı olmamış bir çocuk gibi. Sanırım burası… Burası kaosun rahmi. Kaybetmek bir ayrıcalıktır bana ...

Devamını Oku »

Aynı Sokak

Aynı Sokak

Söylemiştim de içinizde inanan olmamıştı. Bir hece yazacak kadar bile takatim yokken bir yerden bulup çekiyor kendine bu kâğıtlar beni. Yaz diyor bana. Yaz işte, uzatma. O gönlümü azarlarken yazmaya başlıyorum. Kâğıt biraz ıslanıyor, sonra biraz da kanlı bir zaman akıyor üstünden. Ve işittiğim azarın hakkını veremiyorum. Yazıyorum, fakat kendime. Ne istediği oyuncağı alınmayan çocuğa ne plastik bidonları çöp tenekelerinden ...

Devamını Oku »