korsan kalem korsan medya alanya Deneme Arşivleri - Korsan Edebiyat
Son Haberler
Anasayfa » Deneme

Deneme

İnsan Olmayı İnsanca Anlatan Sanat Dalı

tiyatro

Bilinçli düşünceler yaratabilen en önemli sanat dalı tiyatrodur. Bize insanı ve insan olmayı anlatan, empati kurmamızı sağlayan bir sanattır tiyatro. Tiyatronun geçmişi uzun yıllara dayanır. İlkel insan devrinde bile tiyatro vardı. İlkel insan, kuşları, balıkları, vahşi hayvanları avlamış; meyveleri, yaprakları, çiçekleri toplayarak değerlendirmiş; kendilerine evler kurmuş yaşam alanı oluşturmuş, suyu geçmek ve ulaşım sağlamak amaçlı sallar yapmıştır. Bu faaliyetlerini çeşitli ...

Devamını Oku »

Günaydın İnsan

Günaydın İnsan

Mükemmeliyet mi? Kalabalık geçen gecelerine bir yalan daha mı sığdırdın? Sence de mükemmel olabilmeyi sanmak, kusursuzu aramak kendi ruhuna bir yalan mühürlemek demek değil mi? Bu yalanla yaşamak hayatla oldukça çelişkili. Zira hayat bir sınav kâğıdı, kolay soruların yüzünü göstermediği. Sorunumuz olumsuzluklar değil. Sorunumuz gözlerimize manzara ettiğimiz dertler değil. Sorunumuz geceleri sevmek değil. Sorunumuz; nefes almak dışındaki diğer işlevlerini ömrümüze ...

Devamını Oku »

Umarım Yaşıyorsun

umarım yaşıyorsun

Gerisin geri giden ayakların doğurduğu bir ilerleyiş bu. Yol yok, yoldaş; azıktaki küflenmiş umutlar. Alının üstünde süzülen birkaç damla terin arasından boy gösteren garip bir yazı. Telaşın tenhalaştığı tek zaman çocukluk yıllarıydı. Ve şimdi içindeki mezarlıkta seksek oynuyor insan. Büyümek, saçmalıktan öteye gidememişti. Saklambaç oynadığımız o tenha yerleri terk ederek yaptık en masum hatayı. İşin komiği; başka hatalara ulaşmak içindi ...

Devamını Oku »

Nereli Bu Hisler ?

İnsanlar neler neler yaşar, ama bazen yaşadığından bihaberdir. Aldığı nefes sadece somutluk ifade ederken ruhu başkalaşır kendinden. Gelişigüzel yaşıyordur, ama haberi yoktur işte bundan. Hayatı mezar kokuyordur, ama hâlâ atan bir canı vardır hayatta sıkışan. Çok şey yaşar ve görür. Gördüklerini unutmak ister çoğu zaman. Zira hep pişmanlık tutuyordur onun elini. Bırakmıyordur keşkelerin kucağındayken. Bakıp büyütüyorlardır kusurlarını. Ama sen yaşıyorum ...

Devamını Oku »

Bazen Bir Şiir

Sözlük anlamı: “Yazınsal bir anlatım biçimi olarak düzyazı sayılmayan yazın ürünü.” olan şiir; günümüzde eskiye nazaran değerini yitirmiş, okur sayısı azalmış bir sanat ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Şiirde redif, kafiye ve benzeri kavramların öneminin yanı sıra okuyucuya verdiği; duygu, his, heyecan ve güzellik de ayrıca önem taşır. Fakat bu önemi, aralıksız gelişen teknoloji süpürmekle tehdit etmektedir bariz bir şekilde. Günümüzde ...

Devamını Oku »

Nefret Söylemi

Nefret Söylemi Nedir? Her türlü hoşnutsuzluktan kaynaklanan, belli bir grubu ya da kişiyi; yaş ulus, din, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim, mezhep gibi konularda nefreti yayan, teşvik eden, haklı çıkaran ya da savunan düşünceler bütünüdür. Nefret söyleminin oluşumunda stigma*, stereotipler*, önyargılar ve ayrımcılık temel araçlardır. Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Birimi nefret suçu ve nefret söylemi arasında bir bağ olduğunu, nefret ...

Devamını Oku »

Nehir

Bir nehre set çekmek ne kadar da anlamsız… Onu olduğu gibi kabul etmek gerek, ona yön vermeden onunla yaşamak gerek. Müdahale etmek istiyorsan, bir havuz yaptırabilir, yapay su birikintisinde ruh aramaya çalışabilirsin. Lakin kendi yaptırdığın o su birikintisinde, ne kadar macera bulabilirsin? Yapay, betondan havuzda, verdiğin şekilden başka hiçbir şey bulamazsın. Oysa nehrin kendine ait bir ruhu, bir huyu ve ...

Devamını Oku »

“Cesur Bir Adım”a Selam Olsun

Kelimelerini kaybetmişlerin diyarından yazıyorum. Üç ayı geçiyordu, bembeyaz pamukların sarmaladığı zirvelerin mavinin her tonundan denizi kucakladığı yerdeydim. Bir çeşit inzivaydı galiba… Çıkma sebebim de bir yazı. “Cesur Bir Adım”la heybesinde bin çeşit tohumu filizlendirmiş benim dostum… Diyor ki “Şimdi sudan çıkmış bir balık, doğduğu şehri terk etmiş bir çocuk, orta yaşlarına gelmiş bir adam, dününü unutmuş bir ihtiyar gibiyim.”.. Ben ...

Devamını Oku »

Yarın

Bir ses geliyor, oysa ki ben kimseyi beklemiyorum, ayrıca kimseyi dinlemiyorum. Dizlerimde bir titreme var.  Aslında vücudunu dinlemeli insan. Her şey, ağrıyan, titreyen bir diz, seğiren bir göz, dizler gibi titreyen eller, hızla atan bir kalp -bazen delicesine yavaşlayan- çınlayan kulaklar, kan dolu rüyalar ve o kanlarda uyanmak. Hepsi bir şeyin yansıması. Aynı dev bir aynada kendine bakar gibi. Ama ...

Devamını Oku »

Sartre ve Birbirini Sevmeyen Hümanistleri

Sartre 20. yüzyılın varoluşçu filozofu ve yazarıdır. Varoluşçular iki sınıfa ayrılırlar. Birincisi, Hıristiyan varoluşçulardır. İkincisi ise, Sartre’nin kendisini de bu sınıfa dâhil ettiği dinsiz varoluşçulardır. İki sınıfın da ortak inançları varlığın özden önce geldiği düşüncesidir. Sartre, Tanrı kavramını insanla bağdaştırır. Ona göre “Tanrı yoksa bile varlığı özünden önce gelen bir “olmuş” vardır. Öyle bir “olmuş” ki, hiçbir kavramla tarif edilemeden ...

Devamını Oku »

izmit edebiyat konya edebiyat kocaeli iir adana resim sakarya sanat