Orhan’ın Ceketi
Orhan'nın Ceketi Bir derdim var benim bir derdim Ama derdimiz olsun isterdim Derdimiz... Yağmur yağdı yağacak damlası kulağında Sigaram ağzımda apse yapmış Yağmurun dolgu yapmasını bekliyor... Bir derdim var diyorum,…
Orhan'nın Ceketi Bir derdim var benim bir derdim Ama derdimiz olsun isterdim Derdimiz... Yağmur yağdı yağacak damlası kulağında Sigaram ağzımda apse yapmış Yağmurun dolgu yapmasını bekliyor... Bir derdim var diyorum,…
sağlık ocağında lobotomi Uyandım ve uyumadım Buz kütlesiyle yıkadım yüzümü Volta atan bir gemiydim limanında Bir gemiydim "Titanik" kadar olmasa da... Bu ne sensiz dünya kardeşim Bu dünyanın pezerengiyim ay…
kalbimin ucuz şarapları daha önce kullanılmamış bir tırnak makası hatıran penceresiz bir tımarhane odası hep kutusunda bayatlardı ilaçlar yüzümü yıkadığım çok sembolik bir rexapin aynası mikroplar ilaçlardan tatlılar yalnızlıklar insanlara…
"memnun öldüm" tanıştığımıza... kalemlerle mezar kazıyorum duvarlara gözyaşları ile çevrili bir oda parçası bura burası pis bir mavi balıkçı ağlarını örümcek atardı vızıldayan bir yalnızlık takılırdı ağlara gene bir yalnızlık…
okul müdürü ile evli bir ilham perisi elini tutacaktı, eli terledi ve mürekkeplendi elinde ilkokuldan kalma fişleri ile yazdı şiirleri ilham perisi ama okul müdürü ile evli şiire devam ettim…
fare kapanında her gün aynı kahvaltı ("çok üzgün bir gezegenim") gel gezelim seninle seninle gezelim şöyle odamdan çıkıp odam küçüktür ve fareye aittir koridorum çok uzundur ama sana bir adam…
içimdeki majör salondayım gözümü bir açtım karlı dağlar geçiyor “kalk abi geldik” diyor, cehennemin dibine burada çıkmazına tutulmuş sokaklar var sadece sabahları detone olan kargalar arkadan şoförüne uzatılmış umutlar var…
deney şairi içime sızamazsınız sayın bayan kafatasımdan sek içseniz de şarabımı sızamazsınız kanepeme orası benim yerim yalnızlığımı paylaştığım tek yerim kanserim... içimdeki kanserin yemi çocuksuzluk olamaz ben baba olamam baba…
Su geçiren zamanlar Uzun bir zaman oldu, Şöyle manzaralı bir dama çıkmayalı Aç kargalar, İntiharlarımdan öğrendiler ceviz kırmayı Her yer neden Hitchcock karanlığı Rüşvetçi sokak lambası Demirci geldi kaldırdı Cesedimi ve…
vergi rekortmeni şair Duvarlarımda “dostoyevski” rutubeti kalemim değil ama elim ondan iyiydi Penceremde örümcekler, kendi zevklerine göre döşedi perdelerimi Odam boş!!! Dinimi kimse görmedi (bir zahmet görmesin)... şizofrenim "asosyal" bayım uçurtmana…
hayat; biyolojik bir babadır bu duvarın nesi var böyle bu ıssız odamın derken yıkıldı yere her bir parçam bin kere sonbahar pişiyor şairin tenceresinde gene... mışıl mışıl bir şiir sana…
insancıklar kokteyl ellerinde şemsiyeleri ile kokteyl olmuş insancıklar burası yağmur bar!!! korkma tanrım; barmen muamelesi yapmam sana ama ceketimi al ıslanmam lazım!!! ıslanarak çaldığım bir enstrüman "yağmur" kendimi yıllardır, dumanına…
hayat; biyolojik bir babadır bu duvarın nesi var böyle bu ıssız odamın derken yıkıldı yere her bir parçam bin kere sonbahar pişiyor şairin tenceresinde gene... mışıl mışıl bir şiir sana…
böyle şeylere bu yüzyılda zaman ayırıp okuyup yorum yapıp değer veriyosun, senin yüreğine sağlık
sizin de değerli yorumunuz beni çok etkiledi... iyi ki varsınız
sağol beybal ... değer verip zahmet edip yorum yaptın... sen de sağol
çok sade üstüne beste yapılacak bir şiir olmuş.. değerli dost
Henüz herhangi bir paylaşım yapılmamış.
Listelenecek herhangi bir yorum bulunamadı.
