Muhayyelât
Muhayyelât Ne güzel bir gün değil mi? Her sabah “günaydın” diyorum kendi kendime. “Yer çekimi” diyorum sonra aynanın karşısına geçip. Her insana etkisi farklı olsa da sonuç hep aynı. Hayat…
Muhayyelât Ne güzel bir gün değil mi? Her sabah “günaydın” diyorum kendi kendime. “Yer çekimi” diyorum sonra aynanın karşısına geçip. Her insana etkisi farklı olsa da sonuç hep aynı. Hayat…
Herkesi Gömebilirim! Masanın üstü karışık. Aradığım şeyi ararken ne aradığımı da unutup bir sigara yaktım. Uzun zamandır bitirmekten imtina ettiğim kitabın kapağına gözlerimi dikip anlamsız dakikalar geçirdim. Hemen sonra kitabı…
Opera İlk ne zaman başlamıştı belirtiler? Berlin’deki konser öncesi mi yoksa Avusturya mıydı? Artık gerçekle hayali karıştırıyorum. Hastanenin bahçesinden bir o yana bir bu yana yürüyen insanlara bakıyorum. Bense buradayım,…
Müstakil Oda Ağzımdan kaçırdığım kuşlar geliyor aklıma" ağaçta solo bir karga ton değiştiriyor asgari oranda kanımda klor kokusu sesimde detone notalar; birazdan seslenecekler bana... yağmurun saklandığı yere kaçıyorum kurulamıyor kendini…
Yağmurları Bekleme Acı geçer, Oğlanlar yaralara bayılır. Zafer ise sonsuza kadar sürer. Her şeyden önce, bugünlerin hayalini kuran Batu için yazıyorum. Aklım çiçek bahçesine dönmüş, gönlümde ferah bahar rüzgarları esiyor…
Şair: İsyan, Izdırap, Rafet Elçi Bu sitede çok zaman önce Platon'un Aşkı'nı yazmıştım. Sanırım sene 2018'di, evim sırtımda bilmediğim diyarlara göç etmiştim. Yanımda ne bir canan, ne bir parça can;…
Orhan'nın Ceketi Bir derdim var benim bir derdim Ama derdimiz olsun isterdim Derdimiz... Yağmur yağdı yağacak damlası kulağında Sigaram ağzımda apse yapmış Yağmurun dolgu yapmasını bekliyor... Bir derdim var diyorum,…
Sinemada Gerçeğin Dönüşümü: Dijitalleşme Meselesi Sinemada yaşanan dijital devrimle birlikte, gerçeklik algımızda köklü bir kırılma yaşıyoruz. André Bazin’in söylediği gibi, kamera ne görüyorsa gerçek hâlâ o mudur? Gerçek nedir? Neyi…
Zafer Yalçınpınar ile Anlam Arayışı Üzerine Söyleşi Hüsniye Sakar: Şiir yazmanın sanıldığı kadar kolay bir şey olmadığını; şairin yazarken zaman ve mekân kavramlarına çok da bağlı kalmadığını düşünüyorum. Buna katılıyor…
Kırıntılar Eksilenler, eksildiklerini bilmeden Akıp giden yaslara büründü… Bir sokağın bozuk sathında Dedikodu sofraları kuruldu… Oysa ben denizin en hırçınıyla boğuştum Karın beyazıyla yoğruldum Bilmezdim, Kundaklara sarılıyken kundaklandığını ömrümün… Şarkılarla…
Sınırlar Bu hayattan ne öğrendim, hayattan almam gereken dersler ne yazdı bir kağıda? Terapisti önermişti bu yöntemi. Yazacaksın önce, sonra söze dökeceksin. O zaman içinde ne varsa dışarı çıkacak. Ama…
Kendime Küçük Bir Dünya Gülümsese bir ân Âh bir gelse... Dönülür mü hiç ‘hoşça kal’dan..? Gülümsedim bir ân, Yenildim... Baktım, orada yoksun, Dünyam yoksun mucizeden... Âh bir bulsa beni... Yumdum…
Korsan Edebiyat ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın!