Yirmi Beş Liralık Varoluş
Yirmi Beş Liralık Varoluş Saksının birinde gördüm kendimi, her mevsime dayanıklı, dikkatli, bir o kadar da tedirgin. gökyüzü bekler mi beni? bulut sevinir mi, ıslak gülüşünü bırakırken yaprağıma? Korkmuyorum, ya…
Birbirinin içinde yaşamayı sürdüren iki ayrı varlığın ortak anatomisi.
Biri diğerinin eksik organını taşır. Kimi zaman aynı hücrede çoğalır, kimi zaman kendi bütünlüğünden koparak yabancı bir dokunun içinde kaybolurlar.
Şairin şiirden, şiirin şairden ayrıldığı yerde başlayan şey bir yok oluş değildir. Parçalanmış bir varlığın, kendi dağınıklığında yeniden örgütlenme biçimidir.
Sözcükler bu organizmanın dolaşım sistemidir. Her biri başka bir yaradan geçer, başka bir belleğe tutunur. Anlam bazen pıhtılaşır, bazen kendi damarlarını parçalayarak bilinmeyen bir boşluğa sızar.
Ve bir yerde, birbirini çoktan yitirmiş parçalar, hangi bedene ait olduklarını hatırlamadan birleşir.
Şiir doğar.
Ama doğan şeyin şair mi, şiir mi olduğu hiçbir zaman kesinleşmez.
Yirmi Beş Liralık Varoluş Saksının birinde gördüm kendimi, her mevsime dayanıklı, dikkatli, bir o kadar da tedirgin. gökyüzü bekler mi beni? bulut sevinir mi, ıslak gülüşünü bırakırken yaprağıma? Korkmuyorum, ya…
Müstakil Oda Ağzımdan kaçırdığım kuşlar geliyor aklıma" ağaçta solo bir karga ton değiştiriyor asgari oranda kanımda klor kokusu sesimde detone notalar; birazdan seslenecekler bana... yağmurun saklandığı yere kaçıyorum kurulamıyor kendini…
Zafer Yalçınpınar ile Anlam Arayışı Üzerine Söyleşi Hüsniye Sakar: Şiir yazmanın sanıldığı kadar kolay bir şey olmadığını; şairin yazarken zaman ve mekân kavramlarına çok da bağlı kalmadığını düşünüyorum. Buna katılıyor…
Pazartesi Kelebeği Bir ritmin acizliğiyle; uzanıyorum çırılçıplak kağıtlara idrak etmeye çalışıyorum kaybolan gezegenim nerede "rüyalarımı sondajlıyor" kimi yollar... bir tümeni darbesi düşüyor sonra buduyorum yüzümdeki mimikleri; üstünde Kafka'nın parmak izleri…
Çalınmayan Ziller Kıvrılıp yatıyorum sararmış bir koltuğun kollarında nöbetimi şiirler tutuyor bir de sevgili bir dostun hatırası biyolojik saatlerini kaybetmiş bir beden karanlıkta neye sarılır? kaç dili varsa konuştu kalbim…
Makas Aralıkları Dünyayı yenmeye çalışıyoruz topal bir masada omzumda sevimsiz bir şehrin ağırlığı artık, kalbimi yoruyor bu makas aralıkları kuvvetli, saldırgan dalgalar "şuramızda bir şey var acıya benzer umuda…
Fibonacci Yokluğu yağıyor direnci azalmış bir platformda camlardan, kapılardan sızıyor baktığı yerden kesiliyor yağmurlar bir yolunu arıyor kardeşim belki bir yol bulunur belki yol bulur yolunu bir yol ki yıllardır…
Rafadan Kafalar Ayrıldığımız yollarda kırıldı raylar kaypak oyunlarda imha ettiler en iyi bildiğimiz iyi şeyleri ne kadar da kıymetsiz canımız! yenildik mi dostum değiştik mi biraz fıtratını s*keyim bu dünyanın!…
Kimyasal Rutinler Bir çıkıntı, kendi sesine kapanmış bir ağaç, birleşiyoruz yağmurun uysallığında davetkar bir boşluk yine selamlıyor bir parçamı. gülüyor bütün ölüler ne zaman sıkılsam o toplulukta çığlıklarım martı…
Mülteci bir vagon Sıkıyorum yumruklarımı terk edin beni karanlık büyücüler! sesimde şiir var benim sesimde şarkı sesimde çığlık nedir bu beslediğim zamandan daha ağır kurşuna dizdiler yankılarımı ilhamlarım mülteci bir…
Yediye katlanan şiir Boynu sarkmış bir çiçeğin kalbini öpüyorum her gün içine oturduğum bahçede kendime bakınıyorum; bambaşka bir sabahı giyerken üstüme dışarda, ortalıkta bir süre… bir sabah vardım ben yoktum…
Her şeysiz biraz Hiç tadım yok bitsin bu melankoli kentteki bu acı kıpırtılar siyasi oyunlar, bu cinsel serüvenler, doruksuz, plastik orgazmlar, görüntüsü trajik bu hayat, her görünüşte içime dokunan…
Listelenecek herhangi bir yazı bulunamadı.
Öncelikle çok geç cevapladiğım için özür dilerim. Yazdığım bu şiirle kurmuş olduğunuz iletişim için teşekkür ederim.
Henüz herhangi bir paylaşım yapılmamış.
Listelenecek herhangi bir yorum bulunamadı.
