Yol Bizim Yolcu Biziz
  1. Anasayfa
  2. Deneme
Trendlerdeki Yazı

Yol Bizim Yolcu Biziz

0

Yol Bizim Yolcu Biziz

Planlar yapmak herkesi heyecanlandırır. Ama yaşınız ilerledikçe ve içine hapsolduğunuzu sandığınız gerçeklikle etrafınız kuşatılınca bunları hayata geçirme isteğinizi, dahası kurduğunuz hayallere tutunma motivasyonunuzu kaybetme ihtimaliniz de artıyor. Genel geçer şeylerin içinde varolmayı, gündelik engellerle boğuşmayı büyük hayat meşgalesi haline getirip içindeki özü yitirmeye başlıyorsun. İşte böyle bir monotonluğun içinde kısa bir mola verip; neyim, ne istiyorum, neredeyim, nereye gitmek istiyorum gibi sorular sormak o çok sevdiğimiz versiyonumuzu hatırlamamızı sağlıyor. Hatırladığımızda ise önemli görünen şeylerin ne kadar da önemsiz olduğu ortaya çıkıyor. Büyüttüğümüz engeller kırılmayı bekleyen camdan duvarlara dönüşüyor. Karamsar olmamız ve herkes gibi yaşamamız için oluşturulan tuzaklar karanlığın içinde parlamaya başlıyor. “Bunların hepsini aşabilirim!” Evet söylenecek tek ve en önemli cümle bu! Aşabilirim… Aşabilenlerin başarılı olduğu binlerce hikayeye tanık olup, kendi aşmamız gerekenlerde pusulasız kalmak ve ne yapacağını bilememek ve yine sunulanı kabullenmek… Bu kısır döngü içinde gerçekten mutlu olmak mümkün mü?

Her zaman bir yol bulunur… Evet başkalarının yolları güvenli olabilir. Sizi bir yerden başka bir yere taşıyabilir. Ulaştığın yerde mutlu da hissedebilirsin ancak bir şeyler hep eksik kalır. Everest’in zirvesine bir teleferik hattı kurulsa ve bu teleferikle zirveye ulaşılsa, o zirveye tırmanan bir dağcının yaşadığı hazza erişmemiz mümkün olur mu? Bence olmaz. Çünkü başkalarının açtığı yoldan, zahmetsizce ulaşılan bir zirvenin görsellik dışında size sağlayabileceği başka hiçbir şey olamaz. Ama o teleferik hiçbir zaman boş da kalmayacak ve yolcularla dolup taşacaktır. Çünkü çoğu insan hayatı deneyimlemenin eziyetsiz bir şeye dönüşmesinden memnun. Yine yapay zekayla farklı kimliklerle, farklı karakterlerle kendi sıradan görsellerini harmanlayıp garip tatminkarlık yaşayanları düşünüyorum. Hiç olmayacakları hallerde kendilerini tasvir ettirip mutlulukla bunları paylaşarak hangi eksikliklerini tamamlamaya çalışıyorlar? Bu memnuniyet bence yakın bir gelecekte büyük sorunlar da yaratacaktır. Hayat bir mücadeledir. Onu zahmetsizce yaşamak önünde sonunda anlamsızlığın ortaya çıkmasına ve boşluğa sebep olacaktır.

İnsan kalabilmenin en önemli koşulu, bireysel varlığını ortaya koyabilmektir. Diğer tüm etkenlerin dışında kalıp ne istediğini ortaya koyarak bu isteklerini gerçekleştirmek için gösterilen çabanın ve bunun sonucunda elde edilen kişinin her zerresini kontrol edebilir hale gelebilmektir. Kişi her durumda farklı kalıplara uyum sağlayıp farklı şekillere dönüşebiliyorsa henüz olmamıştır, oturmamıştır bir şeyler! Günümüzde, olmamış olanların hüküm sürdüğü ve yargılarda bulunduğu bir sistemle karşı karşıyayız ne yazık ki. Bu öyle bir güce dönüşmüş ki birey olarak sürdürülen çabanın hakir görüldüğü, maddi karşılığı olmayan her şeyin saçma bulunduğu, herkes gibi görünmeyenin dışlandığı bu yavan düzende bireysel arzu, istek ve hayaller için mücadele etmek hayli güç bir hal alıyor.

Peki bizden geriye ne kalacak? Kafamı meşgul eden en büyük sorulardan birisi bu. İnsandan geriye ne kalır? Bu hızla başkalaşmaya devam edersek bu sorunun bir cevabı olmayacak. Tarih kitaplarında yüz binlerce insandan geriye kalanlar uzun uzun anlatılıyor. Peki bizim tarihimiz nasıl yazılacak? Bizler için neler anlatılacak? Muhtemelen daha kısa cümleler, daha silik hikayeler… Kişisel tarihimizi gerçekleştirmek için bir çaba göstermezsek, kısa bir videoyla özetlenen sıradan bir sosyal medya gönderisinden öteye geçemeyecek olan yaşamımızı anlamlı kılacak olanı bulmak, onun için çabalamak ve kendi yolumuzu keşfetmek belki de en mühim meselemiz. Bu meseleyi gerilere atıp, üstünü kapatıp geleceğe umutla bakmak da pek mümkün değil. O halde gerçek meseleye odaklanmak için oturup düşünmek, onu inşa edecek bir rota belirlemek zorundayız. Uzunca bir süredir yapmadığım bu şeyi bir sahil kasabasında, yanında oturmaktan bir ömür keyif alacağım insanla birlikteyken yapıp hayatımızın seyrine yön vermeye karar verdik. Gelecek bizi artık eskisi kadar korkutmuyor. Herkes gibi olmayı tercih etmeyen, varlığının bilincinde ve hayatın bayağı akışına şerh düşen iki insanın başaramayacağı hiçbir şeyin olmadığını bilerek çıkıyoruz yola. Bu yol bizi nereye götürür bilinmez ama yol bizim, yolcu biziz…

Yol Bizim Yolcu Biziz

Yazarın (KorsanKalem) diğer yazılarına da göz atabilirsiniz.
KorsanEdebiyat’ı instagram üzerinden de takip edebilirsiniz.
Haftalık bültenimize ücretsiz abone olup gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

– Yol Bizim Yolcu Biziz

Paylaş
İlginizi Çekebilir
Sevgili Tarık

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir