Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: Deneme

Etiket Arşivi: Deneme

Soran Olursa

Soran Olursa

İnsanlarla yüz göz olamazdım; yüzüme kâfiye, gözüme şiir çizmem bundan. Kalabalık caddeleri değil de ara sokakları seçip yolumu ve yorgunluğumu uzatmam da öyle. Hayır, yabani değilim, olgun olamayacak kadar çocuk da. Hatta belki benimle oturup kahve içersen, bu sırada bana sorular sorar ve ben bu soruları cevaplarsam, birkaç dakika sonra önündeki kahvenin tadı değişebilir. Aynı şekilde beni egoist ya da ...

Devamını Oku »

Yola Çık

Yola Çık

Yazan: Nazlıcan KILINÇ Kendimi tanımak için yola çıktığım zamanlarda, bana yol arkadaşlığı yapan bir yazar oldu. Oruç Aruoba. İlk okuduğum kitabı ise “Hani”. Hadi bir yer paylaşayım kitaptan: “Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek -yıllar yılı unuttun onu yalnızca: Bunu da “koşullar”a, “hayatın akışı”na, “sorumlulukların”a falan bağlamaya kalkışma -bahane bulmağa çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını önemini, değerini göz ardı eden: ...

Devamını Oku »

Günlük Kırıntıları; Cennet, Araf, Cehennem

günlük kırıntıları

Yazan: Mustafa Aslan 13 Ekim 1984 Son bir aydır süren mide bulantıları ve halsizlik şikayetiyle bugün Ruth Anderson’ın kliniğine gittim. Bana hastalığımın ilerlemiş verem olduğunu, kemoterapi tedavisi görmem gerektiğini söyledi. Tedaviyle ancak iki sene kadar ömrüm uzatılabilirmiş. Öleceğim belliydi. Tedavi görmeyi reddettim. Eve dönerken bir mürekkepli kalem satın aldım. Sanırım artık tek ihtiyacım olan bu. Bugünden itibaren ölünceye kadar yaşamımın ...

Devamını Oku »

Sıradan Günün Güncesi – 1

bamya

Evin işi bitmiyor derdi de annem inanmazdım. Çünkü o yapsa da yapmasa da o ev bana hep aynı gelirdi. Televizyon sehpası kapının girişinde solda. Üstünde 57 ekran ve danteli. Sehpanın camlı bölümünde annemin çeyizinden fincanlar. Fincanın birinin içinde bir kutu kürdan. Bütün nostaljinin içine edercesine… Koltukla televizyon sehpasının arasında dörtlü sehpa takımı. Üstünde bir sürahi ve bir su bardağı. Evet. ...

Devamını Oku »

Çözemezsin

çözemezsin

“Yalnız Bir Opera – Murathan MUNGAN … Bana Zamandan söz ediyorlar Gelip size Zamandan söz ederler Yaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden. Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi. Dahası onlar da bilirler. Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler, öyle düşünürler. Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine ...

Devamını Oku »

İsimsiz Olgu

İsimsiz Olgu

Bir savaşa savaş diyebilmeniz için, karşınızda bir kişinin -veya herhangi bir şeyin- olması gerekir. Ürettiğim bu berbat olguda benim ise, karşımda birden fazla kimsesizlik var. Bu sebeptendir ki; bu olguya savaş demeyi yanlışların âlâsı olarak görüyorum; göremediklerim kadar kuvvetli, kimsesizlik kadar keskin bir halde. Asma yapraklarını bilirsiniz; ortadan üçe ayrılmış gibidir, üç tane keskin köşesi vardır. İnsanların bu asma yapraklarından ...

Devamını Oku »

Sözcüklerin Büyüsü…

Sözcüklerin Büyüsü

“Unutmamalı ki hiçbir yara izinin çirkin olmadığı gibi kusurun da bir güzelliği vardır; bize eksik yanımızı hatırlatır.” demiş Ramazan Sarısakal, “Apophenıa” kitabında. Unuttuğumuz o güzellikleri… Bakıyorum da etrafıma… “Söz sahibi” olma derdinde herkes… Kimse “söze sahip” olmayı önemsemiyor. Düşünüyorum bizim olmasa sözcükler, onlara ne anlam verirdik diye. Ne diye adlandırırdık acaba? İnsan, olmayan bir şeye bile “yok” “boşluk” kelimelerini verebilmiş. ...

Devamını Oku »

Konuk Yazar Nazlıcan Kılınç – Sev(il)mek

Sev(il)mek

Sevmek mi, sevilmek mi? Bir yerde rastladım bu soruya. Aslında genel olarak takıldığımız bir şey. Cevap olarak çoğunluk sevilmek demişti gördüğümde. Ah yine her şey karşı taraftan beklenmiş. Sevilmek istiyoruz delicesine, peki sevebiliyor muyuz? Sevmenin sınırlarını zorluyor muyuz? Sevmek insana verilmiş çok büyük bir nimettir. Bir kalp düşünüyorum, o kalp bir ev olsun mesela. Bir şeyleri sevebilen insanın kalbini şöyle ...

Devamını Oku »

Ağıt

ağıt

İnsan şımarmak istiyor. Ne bileyim böyle saçlarının okşanmasını, bir kedi gibi mırlayıp sırtüstü yatmayı, ayaklarını havaya dikmeyi falan. Sana koşulsuz sevgi sunan birinin hemen bir nefes ötesinde olmak istiyor. Herkes seviyor birilerini. Para için, mevki için, yalnız kalmamak için. Hepsinde de bir zorunluluk varken benim istediğim sadece şartsız bir sevgi. Ve bugün aslında genlerimde de olan bencilliğimin zirvesindeyim biliyorum. Bütün ...

Devamını Oku »

Ebe Sensin

Ebe Sensin

Ne zaman biz olmaktan çıkıp başkası olmaya başlarız; ya da biz hep biz olarak kalırız da o birileri yüzünden mi başkası olduğumuzu düşünürüz? Suçu zamana atmaktan vazgeçtiğimiz gün, bunun cevabını bulabiliriz belki de. Birçok şey gibi sır olarak kalmalı her şey, tüm olanları bilen fakat sessizce çırpınan bir kalp atışı gibi yavaş ama derinden yaşamalı, yağmur damlaları daha sert vurmalı ...

Devamını Oku »