korsan kalem korsan medya alanya zaman Arşivleri - Korsan Edebiyat
Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: zaman

Etiket Arşivi: zaman

Ayna Ayna Söyle Bana

Ayna Ayna Söyle Bana

Yatak odasına hızlıca girince fark ettim. Durdum öyle karşımda. Bakıştık. Nasılsın, dedim. Ciddi ciddi sesli sordum. Baktı ama cevap vermedi. Kaşlarımdan biri diğerinden farklı. Türkiye’de hep aynı kuaföre giderdim. İkisi de aynı olurdu. Burada her defasında başka birini deniyorum. Daha iyisini bulana kadar her bir kaşımın başkasına ait olma hissini yaşayacağımdan eminim. Altında iki tane hurma kahvesi. Buruşmuş gibi değil ...

Devamını Oku »

Bir Keşkeliden İşittim

Bir Keşkeliden İşittim

Orada oturuyor… Yüzündeki çizgilerle bana oturduğu yerden hayatın özetini okuyan adam orada oturuyor. Elindeki çayın buharı beni dahi ısıtıyor da, çayı kavrayan nasır tutmuş ellerinin sıcağa olan tepkisizliği dudaklarında yudum olarak kalıyor. Bükük duran belinden oluk oluk ömür akan bu adam, bana bir susuyor, ben bin bir nasihat işitiyorum. Zaman diyor, zaman hızlı… Ve saçlarına aklar oturunca, keşke demeye yeltenmek ...

Devamını Oku »

Infinity War’a 1 Hafta Kala: Thanos Kimdir?

Infinity war thanos kimdir?

Bu yazımda; Marvel’in on yıldır beklenen büyük filmi Infinity War’a çok az bir süre kala, evrenin ve Yenilmezler’in en büyük tehdidi Thanos’u işleyeceğim. Jim Starlin ve Mike Friedrich tarafından yaratılmış olan bu karakter, ilk kez 1973’te okuyuculara sunuldu. Satürn’ün uydusu Titan’da çirkin ve kardeşi Eros’tan farklı doğan Thanos, çocukluğu boyunca ezilmiştir ve bunun yarattığı büyük travmalara sahiptir. 20 yaşına dek ...

Devamını Oku »

Bir Türkü…

Bir Giresun türküsü çalıyor, melodisi çok güzel. Gün, kendinden altın sırmaları bırakmış bulutlara gidiyor. Bulutların kenarları boğum boğum, aradan sızmaya çalışan son akşam güneşi var ama sanki o boğumlara asılı başka yükler de var… Hatırladıklarım onlar galiba. Kocaman bir yokuş, iki yanında envaiçeşit eşyanın satıldığı dükkanlar, o dükkanlardan biri eski bir kahve dükkânı. Hakkını veriyor, kahvenin kokusunun sardığı o yokuşta ...

Devamını Oku »

Konuk Şair Halil Baştuğ – Doymasak

Derdi neydi ki bu zamanın bizimle? Kendinden birkaç saniye verse de, Verse de birkaç saat daha istesek ondan. Sonrasında birkaç gün. Doymasak, yılları istemek için diz çöksek duayla. Yaradan samimiyetimize bir ömrü bağışlasa.

Devamını Oku »

Ekim Pırıltısı (2. Bölüm)

Üstteki hikâyenin devamı: Başımıza ilk defa gelen her olayı, genellikle benzer tepkiler ve mimiklerle karşılarız. İnşaatın tepesinden aşağıya doğru süzülürken, mahalle arasında çıkan kavgada karnıma aldığım bıçak darbesindeki dehşeti yaşıyordum. Başıma gelen her şeyi dehşetle karşıladım bu zamana kadar. Ama bu sefer dehşetin yanında, derin bir rahatlama da vardı. İnsan bu kadar zıt duyguları nasıl bir arada yaşayabilir bilemiyorum. İçinde ...

Devamını Oku »

Eylül Esintisi (1. Bölüm)

Kapı her açıldığında, içeriye istisnasız sinekler doluşuyordu. Henüz yeni gelmiştim. Bakkala olan borcumun epey kabardığını öğrenişim ve bu nedenle sigarasız kalışımı bu mahalle arasındaki ufacık kahvehanede kutluyordum. Bu yıkılış, sabah küflü ekmeğe eşlik eden bayat kahvenin ıstırabında tamamladığım kahvaltımın gebe olduğu hüsranın bir yansıması olsa gerekti. Beterin beterinde bir yerlerde, kovulacağım bir kahvehanenin ücretsiz sunduğu gazetelerin iş ilanlarında kayboluyordum. Ama ...

Devamını Oku »

Bir Tutam Umut

Elindeki kâğıt helva paketini büyük bir itinayla açarken; “Küs müyüz?” dedi. “Çocuk muyuz?” diye karşılık verdim. Belki daha uzun ve olayı hafifleten bir cümle kurmam gerekiyordu. Fakat ben, detaylandırılmış şeylerden fena halde sıkılmıştım. Gelişine oynamak istiyordum. Kontra atağa çıkmak, ilk vuruşta topu ağlarla buluşturmaktı niyetim. Fakat ne mümkün! Tam orta sahadan, var gücümle ceza sahasına yönelmişken ayağıma seksen kiloluk bir ...

Devamını Oku »

VAROLAN GERÇEKÇİ İNTİHAR

Bir bar sandalyesinde otururken; hiç kimsenin hiçbir şey olmadığını, içkimi fondiplediğimde anlıyordum. Ortada anlamsızca dans eden mutsuz kadını gördükçe, dünyanın tüm yükü sanki onun sırtındaymış gibi geliyordu bana! Üzülmemek için kendimi hırpaladım, ama ona baktıkça kendi çaresizliğimi hissettim. Barmenin uykulu bakışlarına bakıp, saat gecenin dördüne gelmişken iş mi bu ulan diye geçirdim sessizce içimden. Ayaklandım; Kadıköy’ün dar sokaklarında bir ben, ...

Devamını Oku »

İsa meşguldü ben de Zeus’a seslendim…

Yaşanamayacak olanların yaşanması dileğiyle… Yaşatılmak istenilenlerin yaşanılması ümidiyle… Yaşanılmak istenilenlerin blaa blaa blaa… Dilekti, her biri devrime dönüşmeleri başarısız bir ayaklanmaydı sanki… Ben de dilemek adına dilemiştim zaten. Acılarımın ormanında dökülen kuru yaprakların üzerine zoraki kazınan lakapları filitleyerek kaynatıp içtiğim de oldu… Tatsız gerçeklerdi çoğu ve onları sulamak için yağmurla ıslanmış sokaklarda yürüyordum delice… Üşüttüm mü hem de soğuk algınlıklarıyla ...

Devamını Oku »

izmit edebiyat konya edebiyat kocaeli iir adana resim sakarya sanat