Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: korsankalem

Etiket Arşivi: korsankalem

Vasat…

Vasat

Geçip giden gün, yarına evirilen hayatlar ve sessiz bir bekleyiş… Onlarca sesin arasında bir an… Vasata doğru koşturuşun gecelerine ortaklık ederken, bir an durup her şeyden çok ötede bir düşe sarılmak… Bu huzurlu… Huzursuzun yanına uğramamaya çalışırken, içimde bir yerde isyan gününü beklediğine şahidim. Biliyorum, ufacık bir anı kolluyor! Ama yüzümü yıkadığım her sabah, “Vermeyeceğim sana isyan gününü!” diyorum. Huzursuzluk ...

Devamını Oku »

Ritüel

ritüel

Bir ritüel olarak şiirler dinliyorum. Başka adam ve kadınların yazdığı, başka adam ve kadınların seslendirdiği şiirler… Kimisi yürek yakıyor, kimisi de yıkıyor yüreğimi. Ama ben ritüellerimin ayrıntılarına takılı kalıp oralarda yaşamımı sürdürmeye çalışıyorum. Yanı başımdan, mahallenin fırınının askısında asılı duran ekmeklerden alıp evine gitmekte olan çocuklar geçiyor. Bense bir ritüel olarak yoksullaşıyorum. Aynı kederlerin düğümünde debelenen onlarca insanla kederimi bir ...

Devamını Oku »

Bir Fotoğraf

bir-fotoğraf

Aldım karşıma seni, Fotoğrafını Önce baktım saatlerce Fotoğrafına bile konuşmaya, Gücüm kalmamış Tek bir cümle çıkmadı ağzımdan saatlerce Her gün tekrarladım bunu, Rutine döndü Kendime acı çektirme yöntemim miydi? Asla. Güçlendiğimi düşünüyordum, Aşka karşı hissizleşiyordum. Ve bir gün yine aldım karşıma seni, Oturuyorum. İnanır mısın? Fotoğrafın dayanamadı konuşmaya başladı. Döktü bana içimdekileri, Benim konuşamadıklarımı Senin fotoğrafın konuştu, Sen konuştun, Bu ...

Devamını Oku »

Yazma Deneyimlerim-5

yazma deneyimlerim

İyi bir yazarın, hayatın pek çok noktasından beslendiğini söylemem yanlış olmaz. Bu beslenme işinin en önemli sorusu “Nasıl olmalı?”dır. Yaşamlarımızda pek çok aksaklık mevcut. Ancak bu aksaklıklarla uğraşırken yaptığımız en büyük hata, bu aksaklıkları giderme noktasında bir şey sunamıyor oluşumuzdur. Aksaklıklarla ve sorunlarla yaşamaya o kadar alışmışız ki, artık her biri gözlerimizde aşılamayacak birer dağa dönüşmüştür. Gelmiş geçmiş en köklü ...

Devamını Oku »

Mucize Hayat

mucize kedi

Dört buçuktan beş olamayanların yeşerip kuruyan hayallerini, gecenin ilerleyen saatlerine dek çalışıp didinenlerin karşılıksız emeklerini ve sessiz yığınların umutsuz bakışlarını gördüm. Aralarındaydım. Ben de onlardandım. Koşullar ne olursa olsun hayata tutunan, tutundukça yaralanan ve gitgide tasalanan o çocuklara, hüzünlü bir bakıştan ötesini sunamamamın bir yutkunuşu bu. Belki de bir ömür taşınacak yükleri ömrümüzün başında yüklendiğimizden midir, yoksa her çağın kendine ...

Devamını Oku »

Kasıt Yok

Kasıt yok yalnızlıklarda, Her biri yaşanmış yılların eseri. Şimdi düşlerine giren bir çocuk, koşturuyor sokaklarında. Bulutlar, gün sonu muhabbetlerini ediyor ve kızıllıklarda son buluyor bir kadının büyük aşkı. Kasıt yok ayrılıklarda, her geçen gün birileri daha eksiliyor. Şimdi kirlerinden arınmış bir beden, uzanıyor bembeyaz yataklarda. Yıldızlar, karanlıkta fısıldaşıyor ve her soluk verişinde dünya biraz daha ısınıyor. Kasıt yok yanılgılarda, Düştüğün ...

Devamını Oku »

Ekim Pırıltısı (2. Bölüm)

Üstteki hikâyenin devamı: Başımıza ilk defa gelen her olayı, genellikle benzer tepkiler ve mimiklerle karşılarız. İnşaatın tepesinden aşağıya doğru süzülürken, mahalle arasında çıkan kavgada karnıma aldığım bıçak darbesindeki dehşeti yaşıyordum. Başıma gelen her şeyi dehşetle karşıladım bu zamana kadar. Ama bu sefer dehşetin yanında, derin bir rahatlama da vardı. İnsan bu kadar zıt duyguları nasıl bir arada yaşayabilir bilemiyorum. İçinde ...

Devamını Oku »

Eylül Esintisi (1. Bölüm)

Kapı her açıldığında, içeriye istisnasız sinekler doluşuyordu. Henüz yeni gelmiştim. Bakkala olan borcumun epey kabardığını öğrenişim ve bu nedenle sigarasız kalışımı bu mahalle arasındaki ufacık kahvehanede kutluyordum. Bu yıkılış, sabah küflü ekmeğe eşlik eden bayat kahvenin ıstırabında tamamladığım kahvaltımın gebe olduğu hüsranın bir yansıması olsa gerekti. Beterin beterinde bir yerlerde, kovulacağım bir kahvehanenin ücretsiz sunduğu gazetelerin iş ilanlarında kayboluyordum. Ama ...

Devamını Oku »

Çığırından çıkan bir çağ…

Nefesimi tutup geçtiğim her an, koşup düşerek atlattığım her gün ve bir takım insani aldanışlar, çırpınışlar, son buluşlar… Geriye dönüp bakınca, aklımda kalan yaşam özetim… ‘Neden böyle?’ ve ‘Neden böyleyim?’ soruları, varoluşumdan bu güne dek sormaktan vazgeçemediğim favori iki soru olma özelliği taşıyor. Henüz ikisine de adam akıllı-kadın akıllı-insan akıllı bir yanıt bulamadım. Belki de bir cevap arıyordum ya neyse! ...

Devamını Oku »

Yazma Deneyimlerim-4

yazma deneyimlerim

Zaman ne çabuk geçiyor. Bir önceki yazının üzerinden neredeyse iki yıl geçmiş. Koca iki yılın muhakemesini yapmak güç. Ama eğrisiyle doğrusuyla yaşamaktayız işte. Yazmaktayız ısrarla… Ekibin bir kısmı sessiz sedasız yaşamlarına devam ediyor. Her yazarda olan bahaneler, bizler için de geçerliliğini koruyor. Yani her şeye zaman bulan bizler, yazı yazmaya zaman bulamıyoruz. Çünkü insan hiçbir zaman elindekinin kıymetini bilemedi. Biz de ...

Devamını Oku »