korsan kalem korsan medya alanya edebiyat Arşivleri - Korsan Edebiyat
Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: edebiyat

Etiket Arşivi: edebiyat

Konuk Şair mrs cherry – Hüsnagrofya (69)

hüsnografya

Nefesi karanfil kokuyor yüksek ateşte kavrulmuş düşlerimin ve bütün boşluklarım seviyor, yaralanmış hayaletlerini içinin 41’inde bir çocuk; “batırıyor gülüşlerini” parkların aynasında gezinen başka bir çocuğun şiirinde Dostum; üşüdü şarkılar üşüdükçe sustu şiir sesli çocuklar çocuklar, çocuklar dostum; kıyılara çekildi bahçesinden koparılmış çiçekler gibi ne zamandı? neresiydi? kimdi? kendimizi böyle ıpıssız bırakan

Devamını Oku »

Beth

Beth

BİZ AŞKI MASUM YAŞADIK Ve ben hâlâ aşkı masum yaşıyorum… Dora’mı sizlerle paylaştığımda babama inat bir Ermeni, bir de Rum sevgilim olduğundan, sizlere onları da anlatacağımdan söz etmiştim. Benim ona seslenişimle “Beth” yani Elizabeth… Dora ile beraber olamayacağımızı iyice anlamıştım artık. Hatırlayacağınız gibi babaannesinin baskısına dayanamayan aile Türkiye’yi terk etmişti, yani zorunlu bir ayrılıktı bu. Daha Dora’yı unutamamışken, ertesi yaz ...

Devamını Oku »

Ayna Ayna Söyle Bana

Ayna Ayna Söyle Bana

Yatak odasına hızlıca girince fark ettim. Durdum öyle karşımda. Bakıştık. Nasılsın, dedim. Ciddi ciddi sesli sordum. Baktı ama cevap vermedi. Kaşlarımdan biri diğerinden farklı. Türkiye’de hep aynı kuaföre giderdim. İkisi de aynı olurdu. Burada her defasında başka birini deniyorum. Daha iyisini bulana kadar her bir kaşımın başkasına ait olma hissini yaşayacağımdan eminim. Altında iki tane hurma kahvesi. Buruşmuş gibi değil ...

Devamını Oku »

Kavuşamayan Sadece Trenler Değildir

Kavuşamayan Sadece Trenler Değildir

Birbirine zıt yöne gidip, gittikçe uzaklaşan iki tren Ne zaman kavuşur tam olarak? Dünyanın altüst olması mı gerekir? Ya da sadece onların dünyalarının altüst olması yeterli midir? Hiç kavuşamayacaklarını bildikleri halde birbirlerinin ardından bakmaları da bir işe yaramaz üstelik. Mesafeler gittikçe çoğalırken, ve birbirlerini artık göremez olduklarında Sevmemiş, unutmuş gibi yapabilmek mümkün müdür? Yaşanan onca şeye rağmen, Uzaklaşır iki tren, ...

Devamını Oku »

Çalkantı

Çalkantı

rastgele çekip giden tanrısal yağmurlar düşünemedi olanı ve olmayanı kimsesizlerin kuru dişlerini ıslatamadı durduramadı yeryüzünün isyankâr sarsıntısını nicedir bu sarsıntılarımız geçmez   damarlarımızda gezen o siyah kanın sahibiydi terazinin başındaki ağır düşünceler tüm iç çekmelerin huzursuzluğu bizlerin göğsüne birer ağ örmüştü   içimde ki çok dalgalı duygular ağlar belki kimsesiz sonbaharda belki İnsanların sevişmelerini kıskanır belki de sadece susar duygularım ...

Devamını Oku »

Yıldızlı Atlas’a Güzelleme

Yıldızlı Atlas

  Derler ki denizler dökülmesin diye atlaslar duvara asılmazmış. Uçmak mı güzel yoksa konmak mı bilinmeyen diyarlarda, her çocuğun kalbinden daha büyük bir çocuğa sır olduğu büyükler varmış. O sırlar ki göğe üflenen kelimeler kadar ağır, buluta boğumlar takan hatıralar kadar içliymiş. *** Yanlış adrese gönderdiği mektupları biriktirdiğini 30 yaşından bir sene daha geçtikten sonra anlıyor insan. Sırları kelimelerin kalbine ...

Devamını Oku »

Gidişler ve Geride Bırakılanlar

Gidişler ve Geride Bırakılanlar

Kapı çalıyor, geldi “Hoş geldin.” Hâlâ aynı parfümü kullanıyor. Çok güzel… Özlemişim diyebilirim. “Terlik vereyim mi?” Saçları düz; böyle severdim eskiden de, hatırlıyor olmalı. Belki de hatırlamıyordur. Gözlerine kalem de çekmiş, fazla abartmamış. Tam sevdiğim gibi. Çok mu denk geldi? “Nereye geçeyim?” Kalbimdeki bankta sana da yer ayırdım, beraber oturup denizi, güneşin batışını izleyecektik hani? Hava soğuduğunda bana sokulup öpecektin ...

Devamını Oku »

Saçmalık

Nerede o çocuk? Dünya’nın ayaklarını yerden kesen, yersiz tebessümleriyle etrafını mutluluğa boyayan… Nerede? Anlaması güç bir mesafede kalmış benliğime. Yaşına bakmadan geçmişimin dizlerini dövmekle meşgul ediyor kendini sanırım. Bu meşguliyet çocuk inadından fazlası değil. Ve bu meşguliyet istikbalimin kabuklu yarasına saplanan bıçak emsalinde bir hakikat. Bir liraya tav olan, yüzü gülen, midesi abur-cuburla cebelleşen ve yaşını soranlara parmaklarıyla anlatabilen bir ...

Devamını Oku »

Ayaklanan Kelimeler

kadın-bira

Kelimeler hareket ederler mi? Evet bugün kelimeler adeta koşmak için can atıyorlardı. Dilden dökülmek istiyorlardı, Camı açıp da sonunu göremedikleri boşluğa bırakıyorlardı kendilerini. Niye bu kadar aceleciydiler ki sanki Ellerine ne geçiyordu birbirlerini ittirince, Biri diğerini düşürünce. Sana doğru son süratle gidiyorlardı, Hiçbir düzen hiçbir ahenk olmadan. Peki sen onları öyle ulu orta kabul eder miydin?

Devamını Oku »

Çocuklar Ağlamasın Doktorcuğum (2)

anne-çocuk

“Anne, kitap okur musun?” dedi doktorcuğum. Kreşten gelmiş, beni özlemiş, ben de onu. Tabi, dedim. “Neden gözünde yaş var anne?” dedi. Kucağımda telefon. Bir bebek çok üşümüş, dedim. Elini çenesine dayadı doktorcuğum. Görmeliydin. Çocuk gözlerinde batırmıştı bütün gemileri sanki. Kararmış iki hurmaya dönen gözleriyle bir bebeğe baktı, bir de bana. Çenesi titredi doktorcuğum. Tıpkı benim gibi. Tıpkı annem gibiydi doktorcuğum. ...

Devamını Oku »

izmit edebiyat konya edebiyat kocaeli iir adana resim sakarya sanat