Haydar Ergülen, Haydar Ergülen ve Ufak Bir Macera, Bartın Ulusal Şiir Günü, şair Haydar Ergülen, şiir, Bartın ve hayat…
Üçüncüsü düzenlendi Bartın Ulusal Şiir Günü’nün. Ben ilk ikisine çeşitli sebeplerden katılamamıştım. Aslına bakılırsa çok garip bir şehir Bartın. Bu sene on sekizincisi yapıldı kitap fuarının. Burada sürekli tiyatro gösterileri düzenleyen Bartın Güzel Sanatlar Ve Turizm Derneği var. Ayrıca tam bir Bartın sevdalısı tarih öğretmeni Keramettin Çetin hocamız var. Kendisi de çok hoş şiir ve yazılar yazmakta ayrıca öğrencilerine de bu tutkusunu aşılamakta. Kubilay Menteş var mesela; tiyatroyu bir yaşam felsefesi haline getirmiş güzel insan. Aynı zamanda Bartın Güzel Sanatlar Ve Turizm Derneği’ne başkanlık etmekte ve birçok genci sanata teşvik etmekte. Antika Müzik Evi & Organizasyon bu zamana kadar birçok sanatçıyı ve ünlü tiyatroları Bartın’a getirerek kültür sanat etkinliklerine ulaşmamızı sağladı. Antika Müzik Evi’nin sahibi Serdaim Erduran’ın seçici davrandığını ve Bartın’a layık olduğu kalitede insanların gelmesini sağladığı için minnettar olunmalı bana kalırsa. Ayrıca bu zamana kadar benim henüz tanışamadığım daha nice güzel insanlar yaşamaktadır kim bilir? Zamanla tanıştıkça onlardan da bahsetme fırsatım olur elbet. İsmini saydığım ve sayamadığım tüm bu güzel insanlara teşekkür etmek isterim. İyi ki varsınız… Var olamaya da devam etmelisiniz!
Saat 19’da başlayacaktı etkinlik. Burada belediyenin eski bir gösteri salonu daha var. Ben hazırlanan afişten etkinliğin orada yapılacağını düşünüyordum. Saat 18’de Amasra servisine binip Bartın’a 18.30 dolaylarında vardım. Ve etkinliğin yapılacağını sandığım yere doğru yürümeye koyuldum. Bundan 4 sene önce bu kadar kalabalık yoktu Bartın’da. Son dönem öğrencilerin de artmasıyla epey hareketlendi. Neyse; vardığımda mekânda şiir dinletisinin yerine kalın enseli ağabeylerin nikâh töreni münasebetiyle toplandıklarını gördüm. Ne yazık ki Bartın Kültür Merkezi’nin yolunu tutacaktım. Yürüme mesafesinde değildi. Ve saat 18.50 dolaylarındaydı. Hemen atladım taksiye. Kısa bir sohbetin, anıların, memleket hikâyelerinin ardından taksici abi yetiştirdi etkinliğe beni. Bu tip etkinliklerin tam saatinde başlamaması aslında bir avantaj oluyor benim gibilere… Nitekim, ben hep geç kalıyorum öyle ya da böyle…

Söyleşinin ardından, şiir kitaplarını imzaladı Haydar Ergülen. Ben de iki şiirimi okuması için evde bir kâğıda yazmıştım. Ancak aksilikler peşimi bırakmadığından, o kâğıdı evde unutmuşum… Neyse ki bunu kendisine anlattım ve iletişim için bir de not yazdım. Ayrıca yazmakta olduğum ve eskiden çıkarmış olduğum dergileri de kendisine hediye ettim. Kitaplarını imzalattım. Onunla kısa süre de olsa sohbet edebildik. Samimiyetine sığındım diyebilirim. Benim için önemli anlardan biri oldu.
Etkinliğin ikinci yarısında, yerel şairlerin şiir dinletileri olacaktı. Ancak benim ayrılmam gerekmekteydi. Zira son servise yetişemezsem, Bartın’da gecenin bir vakti otostop macerasına dahil olacaktım. Bu, bir gün önce fena halde düşüp belini sakatlayan birisi için hiç de iyi olmazdı. Ancak Kültür Merkezi’nden duraklara yürümem gerekmekteydi. Epey mesafe de vardı ne yazık ki! Ancak yürümemek elde değildi. Bartın’ın bilmediğim sokaklarına dalmama neden oldu bu durum. Bu saatlerde birçok kentin birçok sokağı tekin değildir. Bu içgüdüsel bilginin tedirginliğiyle yaklaşık 40 dakika yürüdüm ve son dolmuşa yetişebildim. Soğuk bir yandan, sırtımdaki ter bir yandan ve belimdeki ağrı öte yandan… Epey bitkin bir halde eve varabildim. Güzel bir günü yazdığım birkaç şiirle tamamlayıp, uykunun kusursuzluğuna daldım…
durmadan taşırdım yanımda üç şeyi anımsa bizim unutulmuş bir yazımız vardı
iri çakıl tanelerini, çatlamış bir narı kıyısından çocukların dokunarak geçtiği
bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi yaz kirli denizlerin körfezine çekildi
ipekten biten o yaz mıydı düşün istersen
çalınmış bir taşra melankolisine kaptır kendini
umutlarla taşırdım -şimdi anımsanması gereken bir şeyler vardır
ah sevgilim derdim, ölüm hoyrat sevinçlerle sularında yüzülen
ne kadar çoktu yaşadığımızda. olağan duygularla yüreği örten
bir aştan geriye suskunluk kalır-
Behçet AYSAN Haydar ERGÜLEN
*Unutulmaya *Unutulmuş Bir Yaz İçin
Yazarın (KorsanKalem) diğer yazılarına da göz atabilirsiniz.

