Anasayfa » Etiket Arşivi: hayat

Etiket Arşivi: hayat

“Hayat Böyle” Dediğiniz Şeyler Sizi Tüketiyor

hayat böyle

“Çalışman lazım, çalışmazsan para kazanamazsın, para kazanamadan nasıl yaşayacaksın? Nasıl evleneceksin, nasıl mutlu olacaksın?” Benim problemim, çalışman lazım lafıyla ve öncesiyle başlıyor. İlkokulda, daha 12-13 yaşlarındayken başladılar. Dershaneler, etütler, özel dersler v.s. derken önce çocukluğumu ve o zamanki aklımın ve benliğimin eğlencesini çalmak istediler. O yaşta ne kadar direnebiliyorsam o kadar direndim. Dershaneye gitmedim ancak gram zevk almadığım özel derslerle ...

Devamını Oku »

Kendime Notlar

kendime not

Sizin de bazen hayatın akışı içerisinde durup dinlenip düşünmeye vaktiniz olmuyor mu? Hayatın girdabından, hırsından ve karmaşıklığından ne kadar kaçarsanız o kadar sarılıyorsunuz kendi hayatınıza. O kadar kendiniz oluyorsunuz. Zaten en güzeli de bu olmak değil mi!? Kendin olmak… Bazen gülerek, bazen ağlayarak, bazen lanet ederek deneyimliyoruz yaşamı. Yaşadıklarımız çok şey katıyor, kocaman yapıyor bizi… Ne yaparsanız yapın yüreğinizle yapın. ...

Devamını Oku »

Vasat…

Vasat

Geçip giden gün, yarına evirilen hayatlar ve sessiz bir bekleyiş… Onlarca sesin arasında bir an… Vasata doğru koşturuşun gecelerine ortaklık ederken, bir an durup her şeyden çok ötede bir düşe sarılmak… Bu huzurlu… Huzursuzun yanına uğramamaya çalışırken, içimde bir yerde isyan gününü beklediğine şahidim. Biliyorum, ufacık bir anı kolluyor! Ama yüzümü yıkadığım her sabah, “Vermeyeceğim sana isyan gününü!” diyorum. Huzursuzluk ...

Devamını Oku »

Konuk Şair Burçak Tekin – Eskimemiş Bir Eski / Çapraz Aşk İlişkisi

Eskimemiş Bir Eski

her anlamda susuyorum işte. ve hemen şimdi. vücutları yer çekimine henüz yenik düşmüş olan kadınlar, senin ardından kurşun döktürmemi salık veriyorlar. tavırlar çok net. maydanoz takılı o kadınlar ya da sen. hadi bitir şu işi içe çekilmemiş bir kurşunla. içime soktun. ekseriyetle, dar ve ara sokaklarda. içime girdin sen. kan ve sperm kokulu, kan kırmızı yataklarda. adın kazılı, tütsülenmiş karyolalar ...

Devamını Oku »

Güzel Kaybet

Kaybedenler diyarına hoş geldin. Burası bir ülkeden fazlası esasında. Akılda renklenen ütopyaların dahası… Sebepsizce kaybetmenin de olduğu dar bir mekân. Her limeni birer bütün olarak hissetmene sebep olan bir yaşantı. Mutluluğu arayanlara tam anlamıyla bir mağlubiyet yeri. Yazanlara kâğıdın olmadığı yerde kalem uzatmak ya da hiç oyuncağı olmamış bir çocuk gibi. Sanırım burası… Burası kaosun rahmi. Kaybetmek bir ayrıcalıktır bana ...

Devamını Oku »

Pamuğum You Made My Day

You Made My Day

“Görmemişim ben, yeşili de mi vardı?” dedi. Evet, dedim. Ben yeşili çok severim. İsterseniz hemen alıp geleyim size de. “Yok tatlım yorulma sen.” derken halini görmeliydiniz. “Ne kadar tuttu peki?” dedi tonton yanaklarını sallarcasına. Bu paket 6 dolar 45 sent, dedim. “Oo çokmuş!” dedi. Yüzündeki her bir çizgi güler mi bir insanın? Gülüyormuş. Gamzelerine sevgiyi saklamış insanların, çizgileri de tebessüm ...

Devamını Oku »

Ritüel

ritüel

Bir ritüel olarak şiirler dinliyorum. Başka adam ve kadınların yazdığı, başka adam ve kadınların seslendirdiği şiirler… Kimisi yürek yakıyor, kimisi de yıkıyor yüreğimi. Ama ben ritüellerimin ayrıntılarına takılı kalıp oralarda yaşamımı sürdürmeye çalışıyorum. Yanı başımdan, mahallenin fırınının askısında asılı duran ekmeklerden alıp evine gitmekte olan çocuklar geçiyor. Bense bir ritüel olarak yoksullaşıyorum. Aynı kederlerin düğümünde debelenen onlarca insanla kederimi bir ...

Devamını Oku »

Günaydın İnsan

Günaydın İnsan

Mükemmeliyet mi? Kalabalık geçen gecelerine bir yalan daha mı sığdırdın? Sence de mükemmel olabilmeyi sanmak, kusursuzu aramak kendi ruhuna bir yalan mühürlemek demek değil mi? Bu yalanla yaşamak hayatla oldukça çelişkili. Zira hayat bir sınav kâğıdı, kolay soruların yüzünü göstermediği. Sorunumuz olumsuzluklar değil. Sorunumuz gözlerimize manzara ettiğimiz dertler değil. Sorunumuz geceleri sevmek değil. Sorunumuz; nefes almak dışındaki diğer işlevlerini ömrümüze ...

Devamını Oku »

DORA

dora hikaye

BABAMA İNAT, BABAMA RAĞMEN… Hiç unutamıyorum; 1972’nin ilkbaharı. O ders yılının ilk yarısı aramıza katılan Dora V. İsrail’den ailesiyle gelmiş ve Şişli Terakki Lisesi’ne kaydını yaptırmışlar. Babası çok önceleri Türkiye’de yaşıyormuş. Çocukluk yıllarında ailesi ile birlikte yeni kurulan İsrail devletine göçmüşler. Orada büyümüş, evlenmiş. Dora orada doğmuş ve babası asla Türkiye’yi unutamamış. Dora konuşmaya başladığında önce İbraniceyi, sonrasında da babasının ...

Devamını Oku »

Umarım Yaşıyorsun

umarım yaşıyorsun

Gerisin geri giden ayakların doğurduğu bir ilerleyiş bu. Yol yok, yoldaş; azıktaki küflenmiş umutlar. Alının üstünde süzülen birkaç damla terin arasından boy gösteren garip bir yazı. Telaşın tenhalaştığı tek zaman çocukluk yıllarıydı. Ve şimdi içindeki mezarlıkta seksek oynuyor insan. Büyümek, saçmalıktan öteye gidememişti. Saklambaç oynadığımız o tenha yerleri terk ederek yaptık en masum hatayı. İşin komiği; başka hatalara ulaşmak içindi ...

Devamını Oku »