Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: ölüm

Etiket Arşivi: ölüm

Rüzgâr Ayaklarını Dövmeden

Penceremden izliyordum hayatı Alçak vaatlerle, ardına insanları takmış hayatı İşte o gündür, perdeme siyah rengini veren O gündür, beni olmazlara sürüklemeyen Artık, daha mantıklı yaşıyorum Sadece kahve içip, şiir yazıyorum meselâ Daha ne bekliyorsun ki benden hayat Daha ne verebilirim size duvarlar Kendimden başka Hepimiz bir gün, öldüğümüzün haberini alacağız Toprağa gömülmekten öte ölümlerin de olduğunu anlayacağız Ayaklarımızı dövecek o ...

Devamını Oku »

Annemin Enginarı

enginar

“Suyu kıs biraz,” dedi ablam. Oysa bir tığ kadar ince akıyordu. Lavaboya bıraktığı köpüklü bardağı alırken elimden kayıp düştü. Sadece iki parça. Gövdesi bir yana, kafası bir başka yana. “Nazar,” dedi. Başka da bir ses etmedi. Mavi leğende köpüklerin ümüklerini sıkıyordu, görüyordum. Ama bir harf çıkmıyordu kursağından yukarıya. Süngerini aldı, lavaboyu bir güzel köpüğe boğdu. Her bir balonu parmaklarımla söndürdüm. ...

Devamını Oku »

Munis Ölüm

hüzünlü kadın

Ölümü, kim kabullenip sineye çekebilirdi ki hemencecik? Ama ona daha bir zordu sanki. Zaten iki nefestiler, hastalığın sarmaladığı yuvalarında. Yıllarca denemiş, ancak çocuk kahkahası yankılanamamıştı duvarlarında. El ele tutuşup asfaltı okşarcasına yürüyüşleri geliyor gözümün önüne. Zehra, yıllardan beri değişmeyen o koca siyah çantasını sallaya sallaya yürürken, Yusuf bir bayram ziyaretini daha bitirecek olmanın o munis ifadesini taşıyor yüzünde. Adı Yusuf ...

Devamını Oku »

Anna Karenina / Lev TOLSTOY

Anna Karenina

Anna’nın Hikayesi… Bayanlar, Baylar! Önce aşağıdaki cümleler ile empati kurun ve ilk aşkınızı düşünün lütfen… Aksi halde bu yorumu okumayın! Evlisiniz… Ve çok güzel, oldukça havalı genç bir KADIN’sınız aynı zamanda! Dürüstsünüz zira yaşamınız boyunca dürüst olmamak için hiçbir nedeniniz olmamış. Cesursunuz, zira korkmamanız için gerekli bütün maddi-manevi şartların hepsi tam tekmil hizmetinizde… (Hadi Beyler! Kadın-sınız dedim… Korkmayın, bu sizi ...

Devamını Oku »

Umarım Yaşıyorsun

umarım yaşıyorsun

Gerisin geri giden ayakların doğurduğu bir ilerleyiş bu. Yol yok, yoldaş; azıktaki küflenmiş umutlar. Alının üstünde süzülen birkaç damla terin arasından boy gösteren garip bir yazı. Telaşın tenhalaştığı tek zaman çocukluk yıllarıydı. Ve şimdi içindeki mezarlıkta seksek oynuyor insan. Büyümek, saçmalıktan öteye gidememişti. Saklambaç oynadığımız o tenha yerleri terk ederek yaptık en masum hatayı. İşin komiği; başka hatalara ulaşmak içindi ...

Devamını Oku »

Bul Beni

Gir içeri ve ört ardından kapıyı Unutma, eşikte soyun yalnızlığı Gıcırdayan kapının dediklerine de inanma Buradayım ben esasında Kahve kokan gözlerinle izle odayı Önce mecali kalmamış masama bak Sürdür seyri kanayan kalemlere dek Aynanın parçalanmışlığına sakın aldırma Güneşe hasret perdelere ışıklarca dokun sonra Ve adımlarını bahşet saklanışıma Sakın ha, etrafı toplamaya kalkma Yabancı değilsin esasında Ne odamın, ne benim dağılışıma ...

Devamını Oku »

GÜNLÜĞÜM’DEN (2)

15 Şubat 2018 Bugünü “Beddua Okuma Günü” ilan ettim… 14 Şubat’ın salakça bir coşkuyla kutlandığı ülkemde, korkunç ve iğrenç insanlık suçları işleniyor durmadan zira.15 Şubat uygundur değil mi? Hem anlamlı da olur!14’ünde çiçeğe, böceğe bürünür, 15’inde de koca koca güneş gözlükleri takarız!!! (Simgebilim’e selam olsun!) Çocukları çok severim, çevremdeki hemen herkes gibi…Tüm “normal” insanlar gibi. Hatta çocukluklarını bildiğim, şimdilerde gençliğini ...

Devamını Oku »

DOSYA / Arundhati ROY

Roman: Küçük Şeylerin Tanrısı “Küçük şeyler; ya Tanrı onları büyük sayıyor ve öyle kabul etmek istiyorsa?” Michel Faucault / Hapishanenin Doğuşu ‘İnançlar ve Mitoloji‘ (yazan: Silvia Franko) adındaki kitabı epeydir okumak istiyordum. Nihayet geçenlerde okudum, bitti. Dünyadaki en eski din; Hinduizm’dir. Geçmişinin 5000 yıl öncesine dayandığını öğrendim. M.Ö. 6500 yıllarında bile varlığının hissedildiğini ve hali hazırda tescillenmiş, müritleri olan 4200 ...

Devamını Oku »

Feridun Andaç-Genç Meslektaşıma Mektuplar: (17)

BAŞLANGIÇLAR… YÜZLEŞMELER… GİTMELER…   Alemdağ , 30 Ekim 2017 Sevgili Kalemdaşım; Size nicedir yazmadım. Yazılı zamanlardan uzaklaşmasam da, mektup yazmanın başka bir duygu tınısı gerektirdiğini bilirsiniz. Bazen, bunu şöyle de yorumlarım; her insanın bir duygu yerçekimi vardır, oraya yaklaştığınızda size iyi gelenler alıp sarmalar ruhunuzu, içinizi alevlendirir, yaşama alanlarınızı genişletip soluklandırır… Ama bir de tersi vardır ki; rastlaşmaya göresiniz… Şimdi ...

Devamını Oku »

İyi Bir Veda…

Kahretsin! Yine gecikmiştim… Her defasında evden, beş dakika erken çıkıyordum oysa. Galiba kaderimde vardı gecikmek!!! Bir kez daha kendime gözlerimi devirip, nihayet otoparkta boş bir yer bularak, park ettim. Koşmalıydım… Tam bir hafta oldu boynumdaki fıtıklardan haberdar olalı… Tedavi alıyordum. Elektrik veriliyordu boynuma, omuzlarıma. Her gün öğleden sonra tam ikide randevum vardı ve her defasında deli danalar gibi dönüp durarak, ...

Devamını Oku »