korsan kalem korsan medya alanya çocuk Arşivleri - Korsan Edebiyat
Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: çocuk

Etiket Arşivi: çocuk

Konuk Şair mrs cherry – Hüsnagrofya (69)

hüsnografya

Nefesi karanfil kokuyor yüksek ateşte kavrulmuş düşlerimin ve bütün boşluklarım seviyor, yaralanmış hayaletlerini içinin 41’inde bir çocuk; “batırıyor gülüşlerini” parkların aynasında gezinen başka bir çocuğun şiirinde Dostum; üşüdü şarkılar üşüdükçe sustu şiir sesli çocuklar çocuklar, çocuklar dostum; kıyılara çekildi bahçesinden koparılmış çiçekler gibi ne zamandı? neresiydi? kimdi? kendimizi böyle ıpıssız bırakan

Devamını Oku »

Ayna Ayna Söyle Bana

Ayna Ayna Söyle Bana

Yatak odasına hızlıca girince fark ettim. Durdum öyle karşımda. Bakıştık. Nasılsın, dedim. Ciddi ciddi sesli sordum. Baktı ama cevap vermedi. Kaşlarımdan biri diğerinden farklı. Türkiye’de hep aynı kuaföre giderdim. İkisi de aynı olurdu. Burada her defasında başka birini deniyorum. Daha iyisini bulana kadar her bir kaşımın başkasına ait olma hissini yaşayacağımdan eminim. Altında iki tane hurma kahvesi. Buruşmuş gibi değil ...

Devamını Oku »

Saçmalık

Nerede o çocuk? Dünya’nın ayaklarını yerden kesen, yersiz tebessümleriyle etrafını mutluluğa boyayan… Nerede? Anlaması güç bir mesafede kalmış benliğime. Yaşına bakmadan geçmişimin dizlerini dövmekle meşgul ediyor kendini sanırım. Bu meşguliyet çocuk inadından fazlası değil. Ve bu meşguliyet istikbalimin kabuklu yarasına saplanan bıçak emsalinde bir hakikat. Bir liraya tav olan, yüzü gülen, midesi abur-cuburla cebelleşen ve yaşını soranlara parmaklarıyla anlatabilen bir ...

Devamını Oku »

Çocuklar Ağlamasın Doktorcuğum (2)

anne-çocuk

“Anne, kitap okur musun?” dedi doktorcuğum. Kreşten gelmiş, beni özlemiş, ben de onu. Tabi, dedim. “Neden gözünde yaş var anne?” dedi. Kucağımda telefon. Bir bebek çok üşümüş, dedim. Elini çenesine dayadı doktorcuğum. Görmeliydin. Çocuk gözlerinde batırmıştı bütün gemileri sanki. Kararmış iki hurmaya dönen gözleriyle bir bebeğe baktı, bir de bana. Çenesi titredi doktorcuğum. Tıpkı benim gibi. Tıpkı annem gibiydi doktorcuğum. ...

Devamını Oku »

İnsanlık Dramı

pelda-k

PELDA NASIL ÖL(DÜRÜL)DÜ? Pelda Kim? Pelda K. pedofiliden, sapıklıktan koruyamadığımız onlarca çocuktan biri. 2011 yılında henüz 12 yaşındayken; 26 yaşındaki dayısının oğlu Hüseyin O. tarafından kaçırıldı. 1 sene boyunca alıkondu. Tüm arama çabalarına rağmen bulunamadı. 1 sene sonra ortaya çıktığında hamile kalmıştı. “Namusunu” temizlemek isteyen ailesi, şikayetinden vazgeçti, imam nikahı kıyıldı, baskıyla Osmaniye’ye kayınpederinin yanına yerleştirdi. Böylece Pelda ilk kez ...

Devamını Oku »

Egzama Diyecektim Doktorcuğum (1)

egzama

Size şimdi ağlamam için on milyon yüz bir gerekçe sayabilirim doktorcuğum. Ama saymayıp sadece kızımın egzamasını bahane edip ağlayacağım. Ben zaten hep böyle yaparım sayın doktor. Canım birçok şeye sıkkınken onların içinden bir tanesini ve bu bir tane de her zaman en büyüğü olmaz, seçer ve kederlenirim. Dünyayı omzumda taşıdığımı sanar, döker de dökerim yaşlarımı. Kızımın egzaması diyordum doktorcuğum. Ellerinde ...

Devamını Oku »

Konuk Şair mrs cherry – Hüsnagrofya (60)

Yırtılıyor yüzüm kağıtlara bıraktığım kelimeler gibi dağınık; içimdeki gölgeler ve mezarda masumiyetin kemik sesleri Havalar sisli zehirleniyor martılar beş para etmez dünya için trenler tıkış tıkış otobüslerde asık suratlı insanlar aşk kırmızılar içinde pahalı otel odalarında masalarda zenginlik arıyor mezeler… Kimse sevmez çöp toplayan bir adamı aşkı bilmez karın tokluğuna çalışırken uçurtmayı hayal edemez bir çocuk rutubetli bir evde yaşarken ...

Devamını Oku »

GÜNLÜĞÜM’DEN (2)

15 Şubat 2018 Bugünü “Beddua Okuma Günü” ilan ettim… 14 Şubat’ın salakça bir coşkuyla kutlandığı ülkemde, korkunç ve iğrenç insanlık suçları işleniyor durmadan zira.15 Şubat uygundur değil mi? Hem anlamlı da olur!14’ünde çiçeğe, böceğe bürünür, 15’inde de koca koca güneş gözlükleri takarız!!! (Simgebilim’e selam olsun!) Çocukları çok severim, çevremdeki hemen herkes gibi…Tüm “normal” insanlar gibi. Hatta çocukluklarını bildiğim, şimdilerde gençliğini ...

Devamını Oku »

Konuşan Oda…

“Deniz! Hazırlan, Alanyurt’a gideceksin… Haber var!” “Tamam abi, kameraman nerede?” “Yalçın! E hadi ama oğlum…” Ve kendimizi çalıştığımız yerel televizyon kanalının minibüsünde bulduk. Her zaman ki gibi nefes nefeseydik. Hava çok soğuktu, ama bizim kanal kaynıyordu!… Neden mi? Şöyle izah edeyim: Dünyayı biz kurtarmak istiyorduk! Bir avuç gencin nasıl olur da böyle devasa bir ütopyası olabilir? Bir izahta buna yapmalıyım ...

Devamını Oku »

DOSYA / Arundhati ROY

Roman: Küçük Şeylerin Tanrısı “Küçük şeyler; ya Tanrı onları büyük sayıyor ve öyle kabul etmek istiyorsa?” Michel Faucault / Hapishanenin Doğuşu ‘İnançlar ve Mitoloji‘ (yazan: Silvia Franko) adındaki kitabı epeydir okumak istiyordum. Nihayet geçenlerde okudum, bitti. Dünyadaki en eski din; Hinduizm’dir. Geçmişinin 5000 yıl öncesine dayandığını öğrendim. M.Ö. 6500 yıllarında bile varlığının hissedildiğini ve hali hazırda tescillenmiş, müritleri olan 4200 ...

Devamını Oku »

izmit edebiyat konya edebiyat kocaeli iir adana resim sakarya sanat