Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: çocuk

Etiket Arşivi: çocuk

Sıradan Günün Güncesi – 2

fasulye

Dolaba kaldırmıştım zaten bamyayı. Ohh, dedim arabayı çalıştırırken. Şimdi bağırtı, çağırtı istemiyorum ya eve gidince. Kızıma ve kocama sarılıp minik, çekirdek ailemle alakasız balık ve bamya ikilisini kare tabaklarımıza yerleştirmek istiyorum. Salata ortada. Beyaz sos altında, göbek salata, bir köşede domates dilimleri, öbür köşede avokado, diğerinde kırmızı biber ve öbüründe de mor lahana. Huzurla yenen akşam yemeğini birkaç hikâye kitabı ...

Devamını Oku »

Baba Oluyorum

baba oluyorum

Eğer boşanmak isterse, boşansın. Ne yapalım hayat böyleymiş, kısmet falan derim. Parkın yanından geçmeyeyim diye kırk takla atmaktan yoruldum. Kaç ay oldu bebek doğalı daha ziyaret edemedik kardeşimi. Yeğenimi göremedim. Sırf o üzülecek, sonra da ben üzüleceğim diye, onun elinden sahip olabileceği bir şeyi alamam. Buna sebep olmak, beni çok yıkar. Onsuzluktan daha da çok yıkar. Gel sen doktor ol, ...

Devamını Oku »

Konuk Şair Nazlıcan Kılınç – Benim Güneşim

Benim Güneşim

Çocuğum ben. Yağmurdan sonra çamurlaşan toprak, İşte o toprak benim pastam. Çocuğum ben, Yoğurt kovasının kapağı, İşte o kapak benim arabam. Çocuğum ben, Annemin hep beni sarsın istediğim kolları, İşte o kollar benim sobam. Çocuğum ben. Her sabah bin bir umutla doğan güneş, İşte o güneş benim yüreğim. Güneşe bir şarkı: Yeni Türkü-Umut  Güneşiniz sizi hep ısıtsın!

Devamını Oku »

Kiremit Parçası

İçimdeki çocuk Çocuk olmayı becerebilseydi Onu öldürmek zorunda kalmazdım Ben bir cani değilim Ama bir lekeyle de yaşayamam Artık misket oynayamam Ama ceplerinizde unuttuğunuz misketleri çalabilirim Artık salçalı ekmek de yiyemem Fakat salçayla ekmeğin fakir uyumunu anlatabilirim size   Ben bir kiremit parçasıyım Asfalta seksek çizmek için aranan kiremit Beni kolay bulamazsınız Yıkık bir gecekonduya girmeniz Molozlara basarken ayağınızı burkmanız ...

Devamını Oku »

Altın Kızlar

dolaplı çekyat

Ben küçükken kafamı çok vurduğum olmuştur köşelerine. Eminim kanım hâlâ üzerindedir. Kenarları ahşap, üç kişinin oturabileceği bir sedirdi. Sırt kısmında üç adet de dolap bulunurdu. Dolapların göbeklerinde kadife kumaştan iç içe geçmiş desenler… Mandalanın hası bence. İki tane karşılıklı konmuş bu sedirler akşama kadar yeni gelin edasıyla birbirlerini süzmüş durmuşlardır eminim. Babaannem, babam evlendiğinde değiştirmiş mobilyaları. Bunları almış. Yeni geline, ...

Devamını Oku »

Konuk Şair Gamze Mert – Tanbay Yahşi

tanbay-yahsi

Ölü bir çocuğu burnunun ucundan öpmek kadar soğuk olamaz hiçbir mevsim. Bir çocuğu toprağa gömdükten sonra sırtını dönüp gitmek kadar soğuk olamaz.   En sevdiğim balığın, en büyük kılçığı takılmış boğazıma. Çok sevdiğim sigarayı konuşurken içmişim gibi bir öksürük. Tek basım bir kitabın, son sayfasını, henüz ben okuyamadan yakmışlar da sobada, bir türlü tutuşturamamış odunları sanki. Boşu boşuna yırtmışlar son ...

Devamını Oku »

Aynı Sokak

Aynı Sokak

Söylemiştim de içinizde inanan olmamıştı. Bir hece yazacak kadar bile takatim yokken bir yerden bulup çekiyor kendine bu kâğıtlar beni. Yaz diyor bana. Yaz işte, uzatma. O gönlümü azarlarken yazmaya başlıyorum. Kâğıt biraz ıslanıyor, sonra biraz da kanlı bir zaman akıyor üstünden. Ve işittiğim azarın hakkını veremiyorum. Yazıyorum, fakat kendime. Ne istediği oyuncağı alınmayan çocuğa ne plastik bidonları çöp tenekelerinden ...

Devamını Oku »

Konuk Şair mrs cherry – Hüsnagrofya (69)

hüsnografya

Nefesi karanfil kokuyor yüksek ateşte kavrulmuş düşlerimin ve bütün boşluklarım seviyor, yaralanmış hayaletlerini içinin 41’inde bir çocuk; “batırıyor gülüşlerini” parkların aynasında gezinen başka bir çocuğun şiirinde Dostum; üşüdü şarkılar üşüdükçe sustu şiir sesli çocuklar çocuklar, çocuklar dostum; kıyılara çekildi bahçesinden koparılmış çiçekler gibi ne zamandı? neresiydi? kimdi? kendimizi böyle ıpıssız bırakan

Devamını Oku »

Ayna Ayna Söyle Bana

Ayna Ayna Söyle Bana

Yatak odasına hızlıca girince fark ettim. Durdum öyle karşımda. Bakıştık. Nasılsın, dedim. Ciddi ciddi sesli sordum. Baktı ama cevap vermedi. Kaşlarımdan biri diğerinden farklı. Türkiye’de hep aynı kuaföre giderdim. İkisi de aynı olurdu. Burada her defasında başka birini deniyorum. Daha iyisini bulana kadar her bir kaşımın başkasına ait olma hissini yaşayacağımdan eminim. Altında iki tane hurma kahvesi. Buruşmuş gibi değil ...

Devamını Oku »

Saçmalık

Nerede o çocuk? Dünya’nın ayaklarını yerden kesen, yersiz tebessümleriyle etrafını mutluluğa boyayan… Nerede? Anlaması güç bir mesafede kalmış benliğime. Yaşına bakmadan geçmişimin dizlerini dövmekle meşgul ediyor kendini sanırım. Bu meşguliyet çocuk inadından fazlası değil. Ve bu meşguliyet istikbalimin kabuklu yarasına saplanan bıçak emsalinde bir hakikat. Bir liraya tav olan, yüzü gülen, midesi abur-cuburla cebelleşen ve yaşını soranlara parmaklarıyla anlatabilen bir ...

Devamını Oku »