Son Haberler
Anasayfa » Edebiyat » İnkıyâd
İnkıyâd

İnkıyâd

Konuk Yazar: Zeynep BONCUK

Ayağımdaki pranganın sancısı artık yok olmuştu. Belki de bu esarete alıştığımdandı ya da belki de artık eskisi kadar mahkûm değildim. Bileklerimden kan akmıyordu süzülürcesine, ölüm gibi. Dudaklarımdaki mühür izi silinmiş, belki de aynaya baksam o kadar öfkelenmeyecektim kendime. Hayır, bu mümkün değildi. Kalbimi tümüyle saran nefret yok oluşa geçemezdi. Geçseydi ölüm yalnızca onun için olmazdı.

Alışkanlığını yitirmiş adımlarla ilerlemeye çalıştım. Yeni doğmuş bir bebek gibi cahil kalmıştım yürümeye. Vücudumdan sarkan çirkinlik ayaklarıma her dolandığında nefrete düşüyordum ve her yıkılışta yeni bir ümitsizlik var oluyordu kalbimde. Kalbimi tüm acımasızlığımla yok etmiştim oysa…

Sonunda gözlerim kadar koyu, duvarlarında deliliğimin ardındaki yumruk izlerimin saklı olduğu odanın kapısına ulaşmıştım. Eskimiş, karanlıkta gözlerimin zor seçtiği kapı kolunu avuç içime alarak belkilerle kapıyı açmaya çalıştım. Küçücük bir aralıktan çıkan mavimsi ışık şaşkınlıktan kocaman olmuş gözlerimin canını yakıyordu. O kadar mahrum kalmıştım ki nefes almaya, yalnızca kalbimi değil kendimi de öldürdüğümü sanmıştım. Ama ölümün bu kadar şuursuz olmayacağını biliyordum.

Gıcırdayan kapıyı yavaşça açarak bomboş mavi koridorda ilerlemeye başladım. Benim kapıma benzer bir sürü kapı vardı ama yalnızca benim duvarlarımda dışarıyı gösteren camlar yoktu. O yaşlanmış camlara ilişirken gözlerim, gördüğüm şeylere hayret ettim. Benden başka ruhlar da vardı. Herkes loş odalarında diz çökmüş ölümü bekliyorlardı. Çoğunda yerlerde cam kırıkları vardı. Onlar da mı benim gibi kendilerinden nefret ediyorlardı? Onlar da mı acizliklerine kurban gidiyorlardı?

Siz güzelsiniz, bu oda sizi hak etmiyor, diyemedim. Onlar çok güzeldi, benden ziyade. Benim gibi olmamalıydılar. Kurtulan ben değil onlar olmalıydılar. İnsanların gözleri neden ruhlarının güzelliğini görmezdi ki?

Sorduğum soruda çelişirken aklımda benliğim canlandı. Aslında ne kadar irislerimiz bedenlerimize küsse de biz güzeldik. Bunu anlayabilmek için kendimizi hapsettiğimiz bu yalnızlık çukurundan kurtulmamız gerekiyordu. Bu yüzden artık ne gözlerim dünyaya kördü ne de ruhum prangalar arasındaydı, ben özgürlüğüme kavuşmuştum. “Sizin de kavuşmanız dileğiyle ruhları güzel insanlar…”

Hakkında Misafir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*