03:29’da Bulabileceğin Tek Gerçek Peynir
  1. Anasayfa
  2. Şiir
Trendlerdeki Yazı

03:29'da Bulabileceğin Tek Gerçek Peynir

0

03:29’da Bulabileceğin Tek Gerçek Peynir

Bedenim günü yaşıyor ancak aklım çoktan yarında,
Bütün vedaların yükü gönlümde henüz beraberken ve
Bütün dostlarımın gittiğini görebiliyorum,
Ailemi gömüyorum,
Kedimi bir sabah hareketsiz buluyorum.
Bütün vedaların yükü gönlümde, bedenim anda,
Aklım yarındayken.

Bitmek bilmez, sonu gelmez,
Başı sonu belli olmayan bu endişe hali,
Bu nasıl bittiğini bildiğim masalları dinleme çabası…
Kalmaya çalıştıkça sürüklendiğim,
Gitmeye çalıştıkça battığım,
Dönmeye çalıştıkça yolumu,
Özümü,
Kökümü bulamadığım bu evsizlik,
Bu körlemesine yolculuk…
Nereye kadar devam edebilirim çiçeklerin hayaliyle çöllerde yürümeye,
Cennetin hayaliyle kendi cehennemimdeki seslerle irkilmeye?

Gecenin en sessiz anında içimden yükselen seslerle irkilerek uyanmanın,
Birden dikilmenin ve mutfağa doğru aceleci ama uykulu,
Pişman ama emin adımlarla ilerlemenin sonu ne zaman gelecek?
Buzdolabı ışığında, sanki ay ışığıymışçasına, dünden kalan yemekleri,
Peynirleri ve zeytinleri,
Bambaşka dünyalara ait hammaddelerin harmanlanmasıyla oluşmuş börekleri ve çörekleri seyrediyorum.
Biliyorum, farkındayım,
Sadece ağzımda silik bir lezzet bırakacaksınız,
O kısa seçim anında,
Daha da kısa yeme anında bana vereceğiniz şey mutluluk değil,
Kısa, basit bir boşluk anı.
Bana vereceğiniz tek şey zihnimden azade,
Bedenimin boşluğunu ve anlamsızlığını yaşayabileceğim bir an.
Sesler kesilecek, ay ışığının altında bir seçim yapılacak.
O kısa anda,
Başkalarını düşünerek gürültücülükten kaçındığım o gecede -ki kendimi bile düşünmeyip kendime bile bile, isteyerek zararlar verirken, bedensel ve zihinsel olarak her an, her saniye kendimi sabote ederken-,
Sonunda zihnim biraz mağlup olacak,
Bu sefer “ne oluyor?” deme sırası onda.
Tuhaftır, insanlar genelde düşündüklerini ve olaylara dair “ne oluyor” sorusunu yönelttiklerini düşünürler.
Emin değilim,
Ben sık sık ruhumun, aklıma “ne oluyor” sorusunu yönelttiğini fark ediyorum.
Neden, neden, neden, neden, neden
Neden bu kadar çok düşünmek,
Bugünü yaşamak yerinde bugünde ölmek ve
Kendi yarattığın çarpık, sahte, endişelerle örülmüş bir yarında yaşamak zorundasın?
Ne zaman, ne zaman en ufak mutluluk anında bunu hak etmediğini düşünmeyi bırakacaksın,
Ne zaman doğru zamanda yaşamayı öğrenip,
Minnettar olduğun güzelliklerin tadını da çıkarmaya başlayacaksın?
Ve dönüyoruz, o kısa ana,
O kısa anda zihnim susacak,
Bu seçim, bu ay ışığı altındaki anlar beni mutlu etmeyecek, bana sahte, yarın beni üzen anılara dönüşen basit bir haz verecek.
Ve ben,
Bu ay ışığı altında,
Kimseleri uyandırmadan, kimseleri endişelendirmeden -çünkü her şey yolundaymış gibi davranabilirim-,
Bekliyorum.
Ağza tıkıştırılan bir peynirle gülümsüyorum,
Endişelerimin sonunu laktoz, yağ ve tuzla getireceğime inanıyormuşçasına.
Büyük ahmaklık.

03:29'da Bulabileceğin Tek Gerçek Peynir

Yazarın (antropolog) diğer yazılarına da göz atabilirsiniz.

Korsan Edebiyat’ı instagram üzerinden de takip edebilirsiniz.

Haftalık bültenimize ücretsiz abone olup gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

– 03:29’da Bulabileceğin Tek Gerçek Peynir

Paylaş
İlginizi Çekebilir
Tanbay Yahşi

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir