Son Haberler
Anasayfa » Konuklarımız » Yazabildiğim Yaştayım – Konuk Yazar Yunus TAŞDEMİR

Yazabildiğim Yaştayım – Konuk Yazar Yunus TAŞDEMİR

İlk aşık olduğumda henüz silgim boynumda gezerdim.
Ön sıradaki esmer kıza idi hissettiğim her şey.
Sen, o yaşta ne aşkı diyeceksin de
Sonraları ben yine aşık oldum yan sınıftakine hatta bana kalemini ödünç veren kıza bile…
Ne bu hız diyeceksin ama daha dur;
Çünkü daha sonraları lise öğretmenime, çaprazımda oturan saçları örüklüye, bir gerillaya ve daha nicelerine…

Aşkla anılan her isim biraz biraz alfabeyi, adaletsizlik ama çokça da hissedilenleri tüketiyormuş bunu çok sonraları öğrendim.
Harfler kullanıldıkça ruhum kirli silgiyle sevişen bir kağıt parçası gibi her silme çabamda daha da karalanıyormuş bunu da çok sonraları fark ettim.
Ucu bucağı olmayan ama bir o kadar da hızla tükenen bir halmiş aşk.

Babadan kalma servet gibi…
Yangın yeri dağlarda yüreği savaştan nasır tutmuş babamda ne gezer aşk.
Aşk bana anamdan kaldı. Onun görücü usulü köle pazarlarında satılan aşklarından arta kalanlardı bana.
Umutlarını bir tabut gibi ebediyete hapseden çeyiz sandığını belki bir nebze katlanılır hale getirir diye ördüğü dantelin içine gizlenen harflerdi..
Başka da bir şey bırakmadı.
Bırakacak kadar da yaşı olmadı zaten. Hatta hiç yaşı olmadı.
Buralarda insan yazabildiği kadar yaşar, yazabildiği yaşta da ölür.
Burası doğu…
Batıdan yaklaştıkça hiçbir yaşa gelmeden ölenler dalga dalga aşkları süpürür.

Burda yazarsan ölürsün, burda yazmazsan ölürsün, yine de burda herkes filozof
Kalemden önce silah tutan eller kitabın berraklığını hiç hissetmemişse de…
Burda seversen ölürsün, sevmesen de ölürsün, ama herkes sever.
O nasırlı eller bir sıcak tene hiç değmeyecekse de…

Bin yıllardır her bir kıyımda daha bir aşkla toprağa sarılan Badem Ağaçları kaplar bu dağları
“Bir ılıman hava esmeye görsün, düşünmeden karakışı” çiçeklerini açan o Badem Ağaçları…

Hakkında Misafir