Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: Yazmak

Etiket Arşivi: Yazmak

Neden Başlamadım?

kelimeler

Hayatta, alışılagelmişin dışında bir fobim var: “Kendimi yanlış ifade etmek.” Öyle ki; bu korkum yüzünden bitmek tükenmek bilmeyen üniversite hayatım boyunca, havadan puan alabileceğim sunumlardan arkamdan atlı kovalarcasına kaçtım veya gereğinden fazla sözlü ifade kullanımı ve tartışma gerektiren derslerde ölü taklidi yaparak kendimi kurtarmaya (!) çalıştım. Aman sakın sesim çıkmasın! Ya ağzımdan yanlış bir kelime çıkarsa? Ya zaten tavrımla yeterince ...

Devamını Oku »

Ve Şair Kanmaya Hazırlandı

Ve Şair Kanmaya Hazırlandı

Ve şair yazmaya hazırlandı Manzarayı masanın altına Kadının gülüşünü karşısına koydu Sonra Kül tablasını sol tarafına Bardağını kâğıdın bir kenarına   Kadın gülüşü olmadan anlamsız kaldı Kül tablası gırtlağına kadar kül Kâğıt zaten ölmüş bir şairle hiçti Manzara ise hâlen şaşkın Ve zaman kadının gülüşünü Ölü şair kalemini yonttu Kâğıt hâlâ duygusuz Gece yine pişmanlık beslemedi sabaha İçi geçmiş kelimeler ...

Devamını Oku »

Aynı Sokak

Aynı Sokak

Söylemiştim de içinizde inanan olmamıştı. Bir hece yazacak kadar bile takatim yokken bir yerden bulup çekiyor kendine bu kâğıtlar beni. Yaz diyor bana. Yaz işte, uzatma. O gönlümü azarlarken yazmaya başlıyorum. Kâğıt biraz ıslanıyor, sonra biraz da kanlı bir zaman akıyor üstünden. Ve işittiğim azarın hakkını veremiyorum. Yazıyorum, fakat kendime. Ne istediği oyuncağı alınmayan çocuğa ne plastik bidonları çöp tenekelerinden ...

Devamını Oku »

Feridun Andaç/Genç Meslektaşıma Mektuplar:(35)

Feridun Andaç

ÖZLEYEREK YAZMAK  Koru, 05 Temmuz 2018 Sevgili Kalemdaşım, Bir tutkunuz yoksa nasıl yazarsınız? Özleminiz, bağınız/bağlılıklarınız, arzularınız, keder ve sevinçleriniz… Sonra gitmeleriniz, terk edişleriniz, terkedilmeleriniz… Savrulmalarınız yoksa, öfkeleriniz, acılarınız… Nasıl yazarsınız sahi, söyleyin bana. Bir sözünüz olmalı ki, yazmaya soyunmalısınız. Üstelik, yazarak kendi cennetinizi yaratırsınız. Bir insanı yavanlıktan, vasatlıktan ne kurtarır yazarken? Bunların hepsi ve daha da çoğu. Öyleyse bırakın sızlanmayı ...

Devamını Oku »

Feridun Andaç/Genç Meslektaşıma Mektuplar:(29)

BEKLEYEN ZAMAN Urla, 07 Nisan 2018 Sevgili Kalemdaşım, Yazarak bir bellek oluşturduğumuz kesin. Yazıda olmak, yazmak düşüncesinin bir parçası elbette. Ama kendini tümüyle yazıda konumlandırmak bu düşüncenin de ötesine geçirir sizi. Yani demem o ki, daha farklı sorumluluklarla yükümlenirsiniz. Bu da, dünyayı algınızdan tutun yaşama biçiminize kadar her bir şeyinize yansır. Belki de buna yazı için yaşamak diyebiliriz. Yani söz ...

Devamını Oku »

Feridun Andaç/ Genç Meslektaşıma Mektuplar:(28)

DUYGU TUFANINDAN GEÇMEK Alemdağ, 29 Mart 2018 Sevgili Kalemdaşım, Sıklıkla şunu söylediğimi hatırlamalısınız: Acı yaratıcıdır. Bazen de şöyle dediğimi hatırlarsanız: Öfke duyduğum için yazıyorum. Yazan insan uçlarda gezinir evet. Ama bu onu bir “deccal” yapmaz. Dahası öylesini olmak, öylesine dönüşmek için yazmaz. Bazen yaşamak duygusu, bazen de yazmak duygusu ağır basar. Biri diğerine ön verir, diğeri de birinin sağalması için ...

Devamını Oku »

Konuşan Oda…

“Deniz! Hazırlan, Alanyurt’a gideceksin… Haber var!” “Tamam abi, kameraman nerede?” “Yalçın! E hadi ama oğlum…” Ve kendimizi çalıştığımız yerel televizyon kanalının minibüsünde bulduk. Her zaman ki gibi nefes nefeseydik. Hava çok soğuktu, ama bizim kanal kaynıyordu!… Neden mi? Şöyle izah edeyim: Dünyayı biz kurtarmak istiyorduk! Bir avuç gencin nasıl olur da böyle devasa bir ütopyası olabilir? Bir izahta buna yapmalıyım ...

Devamını Oku »

ÖZLEM

Üşürüm. Ateşi gözlerimi yakan bir sobanın kenarında kıvrılmış hayal ederim kendimi. Hohladıkça avuçlarıma, odun çıtırtısı karışır nefesime. Üstünde kaynayan çaydanlığa ortak arar gözlerim. Bulamaz. Buharı gözyaşım olur, süzülür yanaklarımdan sol yanıma. Tutunamaz. Nemlenmiş şeker taneleri öbek öbek dökülür kaşıktan, geceden kara çayıma. Şekerlisi âdetim değildir, ama çay kaşığının o sesi yok mudur? Kalabalığı döker avuçlarıma. Karışırım. Eririm. Başka bir tada, ...

Devamını Oku »

YAĞMUR KAÇAĞI…

  Huzursuzum nicedir. Ve bu duygumun nedeni, niçini belli değil!Belki de su katılmamış bir Melankoliğimdir? Bilmem kaçıncı kattaki evimde,pencere camıyla zina yapan,saldırgan yağmur damlalarının bıraktığı izleri seyrediyorum . Yağmurun  artan şiddeti, yalnızlığımı daha da çok yüzüme vurduğundan ,kızıyorum..Ellerim babamın öğrenciliğinden  kalma küçük radyoya uzanıyor istemsiz.Evde bir soluğa,gürültüye ihtiyacım var! Kanaldaki spiker,kulak tırmalayan cızırtılar eşliğinde,şiddetli yağmur yüzünden hemen hemen tüm yolların ...

Devamını Oku »

Gülüşüne Hasretliğimiz

Bir umutsuzluk mikrobu dönüp dolaşıp, tam esnemek için ağzımı açtığım anda ciğerlerime doğru yol alıyor. Sonra, bulaşıklar birikiyor lavaboda. Perdeler hiç oynamıyor. İki gün boyunca karanlık ve havasız bir odada mikrobumu büyütmek için uyukluyorum. Bilinenin aksine, uyku bendeki tüm hastalıkların hortlamasına sebep oluyor. Eğer bir gün bilim insanları uykusuzluğun çaresini bulursa, ilk müşterileri ben olacağım… İnandığın hikâyeler büyük bir gürültüyle ...

Devamını Oku »