korsan kalem korsan medya alanya Yazmak Arşivleri - Korsan Edebiyat
Son Haberler
Anasayfa » Etiket Arşivi: Yazmak

Etiket Arşivi: Yazmak

Feridun Andaç/Genç Meslektaşıma Mektuplar:(29)

BEKLEYEN ZAMAN Urla, 07 Nisan 2018 Sevgili Kalemdaşım, Yazarak bir bellek oluşturduğumuz kesin. Yazıda olmak, yazmak düşüncesinin bir parçası elbette. Ama kendini tümüyle yazıda konumlandırmak bu düşüncenin de ötesine geçirir sizi. Yani demem o ki, daha farklı sorumluluklarla yükümlenirsiniz. Bu da, dünyayı algınızdan tutun yaşama biçiminize kadar her bir şeyinize yansır. Belki de buna yazı için yaşamak diyebiliriz. Yani söz ...

Devamını Oku »

Feridun Andaç/ Genç Meslektaşıma Mektuplar:(28)

DUYGU TUFANINDAN GEÇMEK Alemdağ, 29 Mart 2018 Sevgili Kalemdaşım, Sıklıkla şunu söylediğimi hatırlamalısınız: Acı yaratıcıdır. Bazen de şöyle dediğimi hatırlarsanız: Öfke duyduğum için yazıyorum. Yazan insan uçlarda gezinir evet. Ama bu onu bir “deccal” yapmaz. Dahası öylesini olmak, öylesine dönüşmek için yazmaz. Bazen yaşamak duygusu, bazen de yazmak duygusu ağır basar. Biri diğerine ön verir, diğeri de birinin sağalması için ...

Devamını Oku »

Konuşan Oda…

“Deniz! Hazırlan, Alanyurt’a gideceksin… Haber var!” “Tamam abi, kameraman nerede?” “Yalçın! E hadi ama oğlum…” Ve kendimizi çalıştığımız yerel televizyon kanalının minibüsünde bulduk. Her zaman ki gibi nefes nefeseydik. Hava çok soğuktu, ama bizim kanal kaynıyordu!… Neden mi? Şöyle izah edeyim: Dünyayı biz kurtarmak istiyorduk! Bir avuç gencin nasıl olur da böyle devasa bir ütopyası olabilir? Bir izahta buna yapmalıyım ...

Devamını Oku »

Konuk Yazar Özlem Doğan – ÖZLEM

Üşürüm. Ateşi gözlerimi yakan bir sobanın kenarında kıvrılmış hayal ederim kendimi. Hohladıkça avuçlarıma, odun çıtırtısı karışır nefesime. Üstünde kaynayan çaydanlığa ortak arar gözlerim. Bulamaz. Buharı gözyaşım olur, süzülür yanaklarımdan sol yanıma. Tutunamaz. Nemlenmiş şeker taneleri öbek öbek dökülür kaşıktan, geceden kara çayıma. Şekerlisi âdetim değildir, ama çay kaşığının o sesi yok mudur? Kalabalığı döker avuçlarıma. Karışırım. Eririm. Başka bir tada, ...

Devamını Oku »

YAĞMUR KAÇAĞI…

  Huzursuzum nicedir. Ve bu duygumun nedeni, niçini belli değil!Belki de su katılmamış bir Melankoliğimdir? Bilmem kaçıncı kattaki evimde,pencere camıyla zina yapan,saldırgan yağmur damlalarının bıraktığı izleri seyrediyorum . Yağmurun  artan şiddeti, yalnızlığımı daha da çok yüzüme vurduğundan ,kızıyorum..Ellerim babamın öğrenciliğinden  kalma küçük radyoya uzanıyor istemsiz.Evde bir soluğa,gürültüye ihtiyacım var! Kanaldaki spiker,kulak tırmalayan cızırtılar eşliğinde,şiddetli yağmur yüzünden hemen hemen tüm yolların ...

Devamını Oku »

Gülüşüne Hasretliğimiz

Bir umutsuzluk mikrobu dönüp dolaşıp, tam esnemek için ağzımı açtığım anda ciğerlerime doğru yol alıyor. Sonra, bulaşıklar birikiyor lavaboda. Perdeler hiç oynamıyor. İki gün boyunca karanlık ve havasız bir odada mikrobumu büyütmek için uyukluyorum. Bilinenin aksine, uyku bendeki tüm hastalıkların hortlamasına sebep oluyor. Eğer bir gün bilim insanları uykusuzluğun çaresini bulursa, ilk müşterileri ben olacağım… İnandığın hikâyeler büyük bir gürültüyle ...

Devamını Oku »

Film Gibi Biraz! – Konuk Yazar Demet ALPER

Tam evden çıkmak üzereyken, pencereyi açık bıraktığımı hatırladım. Geri döndüm ve kapatmak için uzandığımda; Yaşlı adam, oturduğu sandalyeden güçlükle doğrulup, bizim binanın kendi hizasındaki penceresine heyecanla “Hoş geldiniz, hoş geldiniz.” diye bağırdı. Kendisiyle doğalgaz macerası yüzünden husumetim olan sevgili Nebahat de balkon penceresini açıp: “Nasılsınız, David Bey?” diye seslendi. Bir deri bir kemik kalmış vücuduna sertçe vurarak: “İyi değilim, nefes ...

Devamını Oku »

Başlangıç – Konuk Şair Ümit KARA

seninle en derin düşte tanıştık olmaz dedikleri her şeyi yıkarak. herhangi bir renk, adlarımızı yazabilir bu üvey kardeşler her birimize plastik kaplar verecek bu bir sır bildiğin gibi şehri iyi bilenlerin onuru. Kafamdaki güzel kızlar her şeylere hakları var ve senin düşüşünü görüyorum arabalardan… kendi hediyemi çiğniyorum bildiğin gibi biz her şeyin başlangıcıydık. ama bir çiğ olarak kaldık tavım en ...

Devamını Oku »

Dört Nisan İki Bin Yedi.

Dört Nisan İki Bin Yedi. Çok değil, iki sayfayı geçmez bir hikâye koskoca dünya hayatında. Cehennem yangını denizleri ateşe veren, bir gönlün kuytularında… Yazmak çok kapsamlı bir eylemdir. Çoğu zamansa acıdır. Acıdır ve yazanın canını acıtır. Kelimelerdir düğümlenen insanın kursağında, en çok can yakan. Mesela bir babanın evladına kızarken dudaklarından değil, gözlerinden isabet eden çocuğun kalbine, kelimeleridir acıtan. Babalar gözleriyle ...

Devamını Oku »

Konuk Yazar Yağmur – Peki ya elleri mi?

Bilgisayara atılan bir kaç yumruk, en lazım olduğu anda kendini güncelleştirmeye çalışan Windows’a bir kaç küfür sonra. Babam bana kızgın. Annem bana kızgın. Bende bana kızgınım. Hatta duvarıma yapışmış ölü örümcek bile bana kızgın. Akıllarda; ”Ne olacak lan bu kız?” Anneannem öğretmen olmamı istiyor. Dayım ”Neden bu kadar tembelsin?” diyor. Ben nedenini anksiyete krizlerine atıyorum. bordırlaynlığıma. Sürekli ölümden başka kaçış ...

Devamını Oku »

izmit edebiyat konya edebiyat kocaeli iir adana resim sakarya sanat