Anasayfa » Etiket Arşivi: korsanedebiyat

Etiket Arşivi: korsanedebiyat

Kavuşamayan Sadece Trenler Değildir

Kavuşamayan Sadece Trenler Değildir

Birbirine zıt yöne gidip, gittikçe uzaklaşan iki tren Ne zaman kavuşur tam olarak? Dünyanın altüst olması mı gerekir? Ya da sadece onların dünyalarının altüst olması yeterli midir? Hiç kavuşamayacaklarını bildikleri halde birbirlerinin ardından bakmaları da bir işe yaramaz üstelik. Mesafeler gittikçe çoğalırken, ve birbirlerini artık göremez olduklarında Sevmemiş, unutmuş gibi yapabilmek mümkün müdür? Yaşanan onca şeye rağmen, Uzaklaşır iki tren, ...

Devamını Oku »

Ayaklanan Kelimeler

kadın-bira

Kelimeler hareket ederler mi? Evet bugün kelimeler adeta koşmak için can atıyorlardı. Dilden dökülmek istiyorlardı, Camı açıp da sonunu göremedikleri boşluğa bırakıyorlardı kendilerini. Niye bu kadar aceleciydiler ki sanki Ellerine ne geçiyordu birbirlerini ittirince, Biri diğerini düşürünce. Sana doğru son süratle gidiyorlardı, Hiçbir düzen hiçbir ahenk olmadan. Peki sen onları öyle ulu orta kabul eder miydin?

Devamını Oku »

Mucize Hayat

mucize kedi

Dört buçuktan beş olamayanların yeşerip kuruyan hayallerini, gecenin ilerleyen saatlerine dek çalışıp didinenlerin karşılıksız emeklerini ve sessiz yığınların umutsuz bakışlarını gördüm. Aralarındaydım. Ben de onlardandım. Koşullar ne olursa olsun hayata tutunan, tutundukça yaralanan ve gitgide tasalanan o çocuklara, hüzünlü bir bakıştan ötesini sunamamamın bir yutkunuşu bu. Belki de bir ömür taşınacak yükleri ömrümüzün başında yüklendiğimizden midir, yoksa her çağın kendine ...

Devamını Oku »

Bir Yaprak Ötesi

Dayan bitkin ağaç. Bir yaprak daha, Bir yaprak daha seni terk edince Biraz daha yaşlanacak zaman. Tükenecek bu rüzgarların hıncı. Belki bir mevsim Aşık olacak gövdene. Belki kış Yorgan olacak dallarının üstüne. Belki de sen pes edeceksin direnmeye. Bir kez daha pes edeceksin. Ya da yapraklarının döküldüğü yere Üstünkörü uzanıp, Gelişigüzel öleceksin.

Devamını Oku »

Sartre ve Birbirini Sevmeyen Hümanistleri

Sartre 20. yüzyılın varoluşçu filozofu ve yazarıdır. Varoluşçular iki sınıfa ayrılırlar. Birincisi, Hıristiyan varoluşçulardır. İkincisi ise, Sartre’nin kendisini de bu sınıfa dâhil ettiği dinsiz varoluşçulardır. İki sınıfın da ortak inançları varlığın özden önce geldiği düşüncesidir. Sartre, Tanrı kavramını insanla bağdaştırır. Ona göre “Tanrı yoksa bile varlığı özünden önce gelen bir “olmuş” vardır. Öyle bir “olmuş” ki, hiçbir kavramla tarif edilemeden ...

Devamını Oku »

31/1/18

Usul usuldu gönlüme tutuşu Karın yoksulluğu örtmesi ne mümkündü oysa Pencere dışım kömür eleyen teyzeler Bahçe dışım sofralardan ekmek kırıntısı dileyen kuşlar Daha fazlası için dalda kargalar Duvar dibi köpekler yavruları için   Usul usuldu gönlüme tutuşu Utandım gönül yoksulluğumdan Ve utandım cebimde olandan Cebimden çıkan doyurmazdı daldakini Bahçe dışımdakine baharmış gibi yaşatmazdı Ve bir tek yavrunun anne sıcaklığı etmezdi ...

Devamını Oku »

Konuk Şair Oğuzhan Hangül –  Selen’e

Azabından yorgun kıl Rakıdan muaf Öptüğüm kızlar bir ona –  Münhasır Selin nasıl bir kız ? – Asil bir toy kadar güzel bir kız Sarıldığım kızlar bir ona – Münhasır Affeyle yaradan Affola günahlar Ahmet nasıl bir adam ? – Bir antilop kadar çirkin bir adam Beni bana düşürme Selin lambanın içindeki toz kadar çirkin bir kız Azabından yorgun kıl ...

Devamını Oku »

Eylül Esintisi (1. Bölüm)

Kapı her açıldığında, içeriye istisnasız sinekler doluşuyordu. Henüz yeni gelmiştim. Bakkala olan borcumun epey kabardığını öğrenişim ve bu nedenle sigarasız kalışımı bu mahalle arasındaki ufacık kahvehanede kutluyordum. Bu yıkılış, sabah küflü ekmeğe eşlik eden bayat kahvenin ıstırabında tamamladığım kahvaltımın gebe olduğu hüsranın bir yansıması olsa gerekti. Beterin beterinde bir yerlerde, kovulacağım bir kahvehanenin ücretsiz sunduğu gazetelerin iş ilanlarında kayboluyordum. Ama ...

Devamını Oku »

4,33 E-dergi Yayında!

Tam Sayfa Okumak İçin Tıklayın

Devamını Oku »

İsa meşguldü ben de Zeus’a seslendim…

Yaşanamayacak olanların yaşanması dileğiyle… Yaşatılmak istenilenlerin yaşanılması ümidiyle… Yaşanılmak istenilenlerin blaa blaa blaa… Dilekti, her biri devrime dönüşmeleri başarısız bir ayaklanmaydı sanki… Ben de dilemek adına dilemiştim zaten. Acılarımın ormanında dökülen kuru yaprakların üzerine zoraki kazınan lakapları filitleyerek kaynatıp içtiğim de oldu… Tatsız gerçeklerdi çoğu ve onları sulamak için yağmurla ıslanmış sokaklarda yürüyordum delice… Üşüttüm mü hem de soğuk algınlıklarıyla ...

Devamını Oku »