Işıksız kalan kalp atışlarımın yanıtsız kalan senetleri
  1. Anasayfa
  2. Öykü

Işıksız kalan kalp atışlarımın yanıtsız kalan senetleri

Yazan: Burçak Tekin

0

Işıksız kalan kalp atışlarımın yanıtsız kalan senetleri

Sekiz ay boyunca kalbimi düzen, zihnimi oyalayan, bir akrep gibi bilincimi sokan ve masumiyetime bir yılan gibi çöreklenen, zamanla yarışan duygusuz narsist; bu gece sana en yaraşır bayram hediyeni verdim. Onu, elimden sen almak istedin. Sekiz ayın intikamını, iki saniyeyle aldım senden. Seni kendi silahınla; sessizliğim ve donuk bakışlarımla vurdum. Seni, yokmuşum gibi duran varlığımla yaraladım. Aramaya cesaretin olamayacak, kör şafaklarda bundan böyle, sessizliğimi. Çığlıkların bile delemeyecek suskunluğumu. Çünkü bardağı sen doldurdun, ben taşırdım. Enerjisi yitmiş votka bardakları ağlıyor bu gece, bensizliğinden. Alt kattaki barın önünde duran genç adam, aniden koluma dokunuyor, son kez dokunduğunun farkına varmadan… Bir yabancı olduğunu anlamam iki saniyemi alıyor, ömrümden. Sana harcanan son iki saniyem. Hayallerini kırma sırası bana geçti. Kutsal gün, kutsal adalet…

On ikiye kurulmuş saati, on ikiden vurarak barın üst katına çıkıyorum şimdi ise. Artık ne gözyaşı havuzlarında boğuluyorum, ne bir damla gözyaşına susamışım, ne de gözlerim sulanıyor. Bir zamanlar içinde boğulacağımdan hiç korkmadığım gözyaşı nehirleri, kuraklıktan çatlamış Afrika çöllerine döndü şimdi. Bir zamanlar aşkının parlattığı bu gözler; feri sönmüş, uykuya dalan bir volkan gibi duygusuz. Uyu, uyursan duymazsın. Ben uyudum ve iyileşti kabuk bağlayan zihnimdeki yaralar. Ve kalbimdekiler. Piste yakın bir yerlerde, kolonun tam önüne park ediyorum mutluluğumu, son sürat. Ve mutluluğuma artık gölge düşüremeyecek olan yabancı, çok geçmeden, iki metre arkama doğru park ediyor şaşkınlığını. Mutluluk, piste yakın bir yerlerde dans ederken, şaşkınlık hayretler içerisinde anlamlandıramıyor mutluluk ateşinin artık kendisini kavurmadığını. Biraz sonra, tekrar alt kata iniyorum üzerimdeki şaşkınlığı üst katta bırakarak.

Ayva suyu içiyorum (şu an). Şeytanın bacağını kırdım. Solumdan vurmaya çalışan herkese, kurşun-geçirmez yeleğimi gösteriyorum. Sol tarafımda küçük de olsa bir boşluk arayanların, artık iflah olmaz geçmişini seriyorum, kırmızı olmayan bir halı gibi tozlu ayaklarına. O kalp bir buçuk ay önce iflas etti ama ödedim bu gece, ışıksız kalan kalp atışlarımın yanıtsız senetlerini. Ümidini yekten yitirmiş olan şaşkınlık, yeniden alt kata inip kişisel alanıma; o hâlâ güzelliğinden bir şey kaybetmemiş burnunu sokarak tuvalete; kulüpteki en sessiz noktaya doğru ilerleyip gerçeklerin suratına kapattı kapıyı. Muhtemelen, işemeyecek. Gerçeklerin suratına kapattığı kapının ardında, yalanlarının suratına bir avuç su serpecek.

Ve kapı açıldı. Aklımdan, “çalınacak bir şeyim kaldı mı ki” diye geçirdim. Hayır… Ne telefonum çalacak bu gece, ne de kapım çalınacak. Senden yana artık özgürüm. Sen ise şimdi ses duvarını yıkamayan bir tutsak. Artık mutlu olamayacağına şaşırmıyorum, ama şaşırdığına mutluyum. Ruhlarımız yer değiştirdi ve bu gece ben, sen oldum. Ele geçirdim, aç hevesini. Arsız nefsini soluksuz bıraktım, nankör duyguların saf bedenime her yeltendiğinde… Her yutkunduğunda, kırılmış cam parçaları akıp gitti boğazından.

Tuvaletin kapısından çıkıp artık üzerine abanamayacağı sırtıma son bir bakış atıp yitirilmiş kör bir hevesle tekrar üst kata çıkan merdivenlere yöneldi, şaşkınlığını henüz hazmedebilmiş şaşkınlık.

Anlaşılan görev tamam, mirim. Artık ben, çam sakızlı gecelerin kalbi ağlak budalası değilim. Çünkü artık sen ex oldun aşkım. Erkeğim değil, erkek oldun. Ben erken doğum yaptım ve seni gerçek ama acı dolu olan dünyayla bir ay erken tanıştırıp cami avlusuna değil belki ama sana layık bir yere; dans pistine bıraktım. Şimdi seni kimin alıp kimin büyüteceğini bilmek değil benim meselem. Ama şundan eminim ki, sen de büyümeye başladın artık çocuk. Büyüdükçe daha çok acıyacak canın.

 

… cehenneme.

Konuklarımızın diğer yazılarına da göz atabilirsiniz.

Bizleri instagram üzerinden de takip edebilirsiniz.

Paylaş
İlginizi Çekebilir
Bir Kurabiye Hakkı

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir