Anasayfa » Etiket Arşivi: kelimeler

Etiket Arşivi: kelimeler

Ayaklanan Kelimeler

kadın-bira

Kelimeler hareket ederler mi? Evet bugün kelimeler adeta koşmak için can atıyorlardı. Dilden dökülmek istiyorlardı, Camı açıp da sonunu göremedikleri boşluğa bırakıyorlardı kendilerini. Niye bu kadar aceleciydiler ki sanki Ellerine ne geçiyordu birbirlerini ittirince, Biri diğerini düşürünce. Sana doğru son süratle gidiyorlardı, Hiçbir düzen hiçbir ahenk olmadan. Peki sen onları öyle ulu orta kabul eder miydin?

Devamını Oku »

“Cesur Bir Adım”a Selam Olsun

Kelimelerini kaybetmişlerin diyarından yazıyorum. Üç ayı geçiyordu, bembeyaz pamukların sarmaladığı zirvelerin mavinin her tonundan denizi kucakladığı yerdeydim. Bir çeşit inzivaydı galiba… Çıkma sebebim de bir yazı. “Cesur Bir Adım”la heybesinde bin çeşit tohumu filizlendirmiş benim dostum… Diyor ki “Şimdi sudan çıkmış bir balık, doğduğu şehri terk etmiş bir çocuk, orta yaşlarına gelmiş bir adam, dününü unutmuş bir ihtiyar gibiyim.”.. Ben ...

Devamını Oku »

Yıldızlarım…

Gökyüzünde gördüğüm yıldızlar artık parlamıyor saçlarımda. Gözlerim, karanlığında yolunu arayan Bir gezgin sadece. Artık boş bir dünya düşlüyorum Bu sessizliğin derinliğinde. Gözlerim hayalinin hasterine tutsak, Ellerim kan içinde. Bu sönüklüğü geçip Çok uzakta parlamaya çalışan Bir yıldızın peşindeyim bu gece. Yaşadığımız coşkuyu, Taklit eden kuşları kıskanıyorum yine. Aşk parmaklıkların ardında biliyorum Ordasın, bıraktığın yerde. Bir hamle daha yapsam, Güneşin içinden ...

Devamını Oku »

Gülüşüne Hasretliğimiz

Bir umutsuzluk mikrobu dönüp dolaşıp, tam esnemek için ağzımı açtığım anda ciğerlerime doğru yol alıyor. Sonra, bulaşıklar birikiyor lavaboda. Perdeler hiç oynamıyor. İki gün boyunca karanlık ve havasız bir odada mikrobumu büyütmek için uyukluyorum. Bilinenin aksine, uyku bendeki tüm hastalıkların hortlamasına sebep oluyor. Eğer bir gün bilim insanları uykusuzluğun çaresini bulursa, ilk müşterileri ben olacağım… İnandığın hikâyeler büyük bir gürültüyle ...

Devamını Oku »

Solan yaprakların hikâyesi, anlam yüklü kelimeler, en tehlikeli oyunlar, gibi…

Bir ağacın gölgesinde solar bazen yapraklar. Sonra bakarsınız, sanki ağaç hiç yapraklarını dökmemiş gibi, belki yapraklar sadece renk değiştirmiş gibi. Mevsimlerde yapraklara benziyorlar demek ki, insan ömrünün mevsimlere benzediği gibi. Sırtlarını hepi topu bir seneye yaslarlar mevsimler, insanların da sırtlarını bir tek kendilerine yasladıkları gibi. Aslında mesele daha çok ölmek gibi… Ölmek, yeniden hayat bulmak gibi… İşte hep böyle kelime ...

Devamını Oku »

Her şeyi bir kenara bırakırsak eğer

Yaralı adamlar, yaralı kadınlara sarılır. Sonra birlikte ne iyileşirler, ne de kanarlar. Sıcak bir sarılma yaşanırsa ne ala! Şu hayatta yaralanmayan kaç kişi kaldı ki? Kabukların üzeri yine kabuk bağlıyor. İşte bu yüzden sevemiyoruz ve sevilemiyoruz! Hatta sevinemiyoruz gönlümüzce. Öyle kuşatılmışız ki aslında… Hayatımızı standart bir hikâye üzerine kurup, herkesin yaşadığı bir yaşamı seçmek zorunda bırakılmışız. Dizilerimiz, kitaplarımız, sinema filmlerimiz ...

Devamını Oku »

‘Deliduman’ – simurg

Bir kelebeğin kanat çırpmasını bahane ederek fırtınaların koparıldığı bir zaman diliminde büyüttük çocukluğumuzu. Şehirler daha küçük, sokaklar daha büyüktü bizim dünyamızda. Bazılarının sokakları denize açılırdı, bazılarınınki ise hep çıkmaz sokaktı. Zaman makinesinin icat edileceğini sanarak adım attık iki binli yıllara… En azından bir uçan araba görme hakkımız vardı ama hep hayal kaldı… Kitaplar hayal olmadı, avuntusuyla bu zamanlardan geçiyoruz. Bir ...

Devamını Oku »

An… – simurg

Bir sabah… İnsanoğlu sancılarıyla ana rahminden doğruluyordu. Karşısına aldığı Tanrı ile göz göze geliyor; Söz ver, diyordu bir ses… Tanrıları dize getiren efsaneler bir yalanı mı sayıklıyordu? Büyük sözlerin altını ruhuyla imzalıyor, bir adımla ana rahminin eşiğinden dünyaya varılıyordu… Hatırlamak istemedi önceleri topraktan bir can olduğunu, o canın bir gün yine toprakta son bulduğunu… Uzun bir döngü belki de bazıları ...

Devamını Oku »

O sepet yok… – simurg

Üşüyorum, dedi bir ses. Sokak kedileri gibi… Az kaldı, derken ne düşünüyordu? Hangi yürekte militan bir sığınmacıydı. Adım başı çöplük adım başı evsizler sayarken gözleri… Sepeti göremedim bugün de… Nasıl? Anlayamamıştı. Nereye gitti acaba, diye sorabildim, gözlerim önümdeki su birikintisine takılmış. Bir yudum su, bir kedi yavrusu ve devrimdir sokaklar ey adımlarım, evrildiğinde her bir ize çaresizliğime mahkum bakışlarım… Kim? ...

Devamını Oku »

Makas – simurg

Yağmur damlası çarparken bir geceye uyumak zordur, dönerken dünya ayaklarının üzerinde durmakta… Yatağında dönüp durduğun düşüncelerle sığamazsın bir bedene, yaşadıklarının seni zımparaladığı doğrudur. Eylül’dür üstüne sağnak yağar karanlıklar…    Bir ses böler geceyi, düşücelerini ortadan ikiye ayırır bir makas ve o makas sesi kalır geride, kendi sesin düşer önüne… Seni senden alan dönmesini durduramadığın dünya değil, geçen zamandır.    “Bir ...

Devamını Oku »