Son Haberler
Anasayfa » Bize Dair » Şapkamı Önüme Koydum
şapkamı önüme koydum

Şapkamı Önüme Koydum

Yarından hep şüphe duydum. Geleceğin felaketleri, günümüzün çırpınışlarında saklanmıştı çünkü. Yarına dair dost meclislerinde bir sohbet açıldığında, kendimi karanlık bir mağaranın içinde hissetmem bundan… Korkmak değil, çekinmek hiç değil! Bir şüphe, kocaman soru işaretlerinin arasında dolanıp duran bir şüphe sadece. Ama biliyorum, insanlık karanlığı her zaman aydınlatmanın bir yolunu bulabilmiş. Ben de başarabilirim. Başarmak zorundayım…

Böyle uzun gecelerde ruhuma, notaları inceliklerle bezenmiş şarkılar eşlik ediyor. Onların çekiminde, yarattığım evrende dolanıyor zihnim. Garip bir şekilde geçmişin hazin öykülerine de coşkulu günlerine de misafirlik ediyorum. Aynı anda hem acının hem de tatlının hoşluklarla ağırlandığı bir konukevi benimkisi… Geçiniyorum, usulca geçiriyorum anların küsuratlarını.

Bir süre her şeye ara verip, her şeyden uzaklaşıp, hayatın olağan akışında kaybolmak bir nevi terapi etkisi yapıyor. Bazı şeyleri görebilmeyi, yanlışı ve doğrusuyla idrak edebilmeyi sağlıyor. Ben de bir süre öylece izledim gelip geçen günleri. Gördüklerim, dilimin bir köşesinde sıkıştı. Seslendiremediğimde yazmaya koyuldum. Yazdıkça çözüldü bir şeyler. Çözüldükçe üzüldüm, tedirgin oldum. Fakat kişisel bir özellik midir bilmiyorum; geri adım atmadım hiç. Düştüğüm yerden, tökezlemelerimden sıyrılmayı bildim. Belki de hayatın en önemli kuralı olan gerçeklerle yüzleşip o gerçeğin tutar yanına sarılmayı bu zamana kadar becerebildim. Yine gerçeklerin tutar yanını bulup sarılma vaktidir…

Kafamın içinde dönüp duran şeyleri bir pazar tezgahına çıkarıp koysam, yeni bir dünyanın var olduğuna gözlerinizle tanıklık edersiniz. Düşlerimi kağıtlara yazsam, belki de kimsenin düşü kalmaz bu hayatta… İçimde doğan güneşi, savrulan yıldızları, gecenin gizine saklanan dolunayları bir bilseniz belki de ürkek bakışlarınızla beni süzmekten başka yapacak bir şey bulamazsınız. İyiye dair söylenecek sözlerim hiç bitmedi, bitmeyecek. Var olma telaşlarımı, medeniyetlerin gelişim sürecinin çok ötesinde bir yerlere inşa ediyorum. Ağır aksak ilerlese de o huzura erişeceğiz, biliyorum.

Bu dönemde samimiyetlere sığınmak istiyorum. Samimi bir dilin sıcaklığıyla atlatmak istiyorum bu kışı. Daha iyi tanımak, daha yakın olmak, daha çok üretmek; tek derdimi bunların çerçevesinde sınırlıyorum. “Birlikten kuvvet doğar”ın çatısında toplanacak bir umutla ilerliyor yolum. Aynı yolda, farklı bakış açılarına ihtiyacım var. Söylenecek sözlere, sunulacak fikirlere ve her şeyden öteye temiz yüreklere kucak açıyorum. Bir selama ihtiyaç duymak belki de en büyük yoksunluktur şu dünyada. Selam’ınıza ihtiyacım var.

Şimdi şapkamı önüme koyup düşünüyorum. Dört yılı aşkın bir süredir gerek dergi, gerek internet sitesinde yaptığımız her şeyin ne kadar kutsal olduğunu görüyor gözlerim. Kurulan dostluklar kadar, yitirilenler de gözümün önüne geliyor. Hataları, günahları, kabahatleri kimseye de yüklemiyorum. “Hata benim, günah benim, suç benim…” diyor içim. Sırtlanıyorum yükleri ve yeniden başlıyorum, başlıyoruz. Daha iyi, daha güçlü, daha yeni ve daha delidolu geliyoruz. Umutları yeniden ekiyoruz bu ekim ayında…

Hakkında KorsanKalem

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*