korsan kalem korsan medya alanya Konuk Yazar Emrah Akkaş - Güz Havası - Korsan Edebiyat
Son Haberler
Anasayfa » Hikaye » Konuk Yazar Emrah Akkaş – Güz Havası

Konuk Yazar Emrah Akkaş – Güz Havası

Penceremden giren soğuk havanın etkisiyle uyandım. Uzun yaz aylarında hep açık bırakıyorum penceremi. Sıcaklar uyutmuyor. Sadece sıcaklar mı uyutmuyor insanı? Artık mevsim değişiyor, sonbahar geliyor. Mis gibi serin havayı soluyorum. (Üstüm açık kalmış.) Ciğerlerim şişercesine soluyorum soğuk havayı. Bugün Zeynep gelecek hazırlık yapmadım. Dün “Geri gidelim.” dedi. Öyle sessiz kaldım ki az kalsın telefonu elimden düşürecektim. “Geri gitmek kolay mı?” dedim kendi kendime… “Hey sana diyorum!” diye haykırdı Zeynep. Cevap vermemi beklemeden “Sabah gelir, alırım hazır ol.” dedi.

Açık bıraktığım pencerenin camını kapattım. Duşa girdim. Suyun sıcaklığı serinleyen ciğerlerimi yaktı. Nasıl dönebilirim ki geriye? Tam on yedi yaş yaşlandığımı fark ettim. Ellerim, ayaklarım, yüzüm…

Parmak uçlarımı bedenimde gezdirerek on yedi yaş yaşlanan bedenimi izledim. Saçlarım; suyun akışında yönünü arayan saçlarım… Dışarda yazın son günleri, sonbaharın ise ilk günleri… İnce mi giysem? (Biraz mevsime uygun bir kıyafet olmalı.) Dağınık bıraktığım yatağı topladım. Oda berbat. Zeynep gelip kızacak. Nedir bu hal diyecek? Canım arkadaşım. Hep güler yüzlü, heyecanlı, apar topar bir hali var. Gözleri ışıl ışıl hayat dolu, kıvrım kıvrım saçları… Hayatı kovalayan biri Zeynep…

Renkli ışıkların aydınlattığı kalabalık caddenin tam orta yerinde; ne bir ses eden oldu, ne de bir duyan… “Hop” dedi. Sadece Zeynep “Koca göbekli vahşi hayvan, utanmıyor musun ?” dedi. Ağzından akan salyasını silerek; “Sana ne oluyor be yavrum?” diyen insan azmanına. O gün sadece Zeynep vardı. Ne seyyar satıcılar, ne sokak çalgıcıları, ne evlerine, işlerine gitme telaşında olanlar; hepsi kör, sağır ve dilsizdiler. Üç maymundan öteye birer maymunsuzluk abidesiydiler. Oysa gözyaşlarımıza sığmayan bir dünyaydı aşk. Bunu sadece Zeynep bilmeli. Üç yıl önce böyle tanışmıştık Zeynep ile.

Zeynep’e dair ne varsa hepsi bende saklı. Gardırobun önünde öylece durdum. Acaba ne giysem? Zeynep’in gelmesi eli kulağında idi. On yedi yaş yaşlanan bedenime bir türlü kıyafet bulamıyordum. On yedi yaş geriye gidebilir miydim? On yedi yaz, on yedi kış, on yedi ilkbahar ve on yedi sonbahar…

Artık bu sır, sır olmaktan çıkmalıydı. Oysa ne güzel söylemişti telefonda Zeynep, “Hazırlan geri gidelim.” diye. Ah canım arkadaşım, bir gidebilsem geriye… On yedi yaş öncesine. Kapı önünde sek sek oynayışıma, ip atlayışıma; geri gidebilsem keşke bukle bukle örgülü saçlarıma… Ama bunu sen bil. En sonunda karar verdim. Limon sarısı elbisemi giymeye.

Geçen yaz almıştık bu elbiseyi Zeynep ile: “Çok yakışır, bunu al. Hediyem olsun.” demişti. İlk defa hediye almıştım. Gerçekten de yakışmıştı, limon sarısı elbisem. Ne de güzel bilir, kime neyin yakışıp yakışmadığını. Islık çalan rüzgârın etkisine kapılmıştık. Elimizde biralar, havada keskin bir yalnızlık uğultusu… Sahilden aşağı inen merdivene oturup öyle denize bakmıştık. “Sende bir haller var bu sıralar kuzum. Ne oluyor sana?” demişti Zeynep. Bendeki bu haller sadece onun gözüne çarpıyordu. O da farkında sakladığım; bir köşeye yırtıp atıp, nefes bile almasın diye üzerini örtüğüm o malum geçmişimin… Ah canım Arkadaşım Zeynep. Bir bilsen. Yüreğim el vermiyor artık bu yükü taşımaya. Gözlerim buğulandı yine.

Şimdi gelecek; “Bu güz havasında boğulacağız.” diyecek Zeynep. Hiç sevmez bu havaları… Çantamı açtım. İçindekileri masanın üzerine bıraktım. Bütün yüklerimden kurtulmak istiyorum. Bir tek yüreğimdeki yükü atacak yer bulamıyorum, ama Zeynep bu yüke çare olacak. Alacak onu benden, götürecek yüreğinin derinliklerine… Çalan kapının ardındadır Zeynep. Hazırım geriye dönmeye! Zamandan, mekândan ve her şeyden geriye dönmeye… Şimdi içime çekiyorum o masum güz havasını, bu güz havası iyi gelecek; hem bana, hem de Zeynep’e. Canım arkadaşım Zeynep…

Hakkında Misafir

Bir yorum

  1. Furkan Yıldız

    Sayın emrah Akkaş,

    öyküde geçen ”zeynep” yıllar evelki bir arkadaşımı anımsattı. Öykü için teşekkürler…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

izmit edebiyat konya edebiyat kocaeli iir adana resim sakarya sanat