Son Haberler
Anasayfa » Deneme » Nefret Söylemi

Nefret Söylemi

Nefret Söylemi Nedir?

Her türlü hoşnutsuzluktan kaynaklanan, belli bir grubu ya da kişiyi; yaş ulus, din, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim, mezhep gibi konularda nefreti yayan, teşvik eden, haklı çıkaran ya da savunan düşünceler bütünüdür. Nefret söyleminin oluşumunda stigma*, stereotipler*, önyargılar ve ayrımcılık temel araçlardır. Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Birimi nefret suçu ve nefret söylemi arasında bir bağ olduğunu, nefret söyleminin ise nefret suçuna zemin hazırladığı konusunda saptamalar yapmıştır. Geçmişe baktığımızda, nefret suçu kavramı medyada ilk kez 1986 yılında beyaz bir grup gencin, Afro-Amerikan bir gence saldırmaları sonucunda yansıyan haberlerde kullanılmıştır. Günümüzde ve özellikle ülkemizde nefret suçlarının artmasının yanı sıra, buna oranla bu konuda duyarlılığın da arttığını görüyoruz. Bu duyarlılığa zemin hazırlayan neden ise; öteki konumunda görülen bireylere yönelik saldırıların günden güne artış göstermesi diyebiliriz.

Bu konuda faaliyet gösteren kurumlar, devamlı olarak yasal bir düzenleme talep etse de yapılan çalışmaların geleneksel medyaya yönelik olduğunu görüyoruz. Ancak yeni medya mecraları nefret söylemine zemin oluşturması açısından incelenmesi gereken alanların arasında yer alıyor. Özellikle yeni medyanın hipermetinsellik* özelliği nefret söyleminin yeni medyadaki gücünü pekiştirmektedir.

Yeni medya mecralarında, nefret söyleminin ve linç kültürünün önü alınamaz hale geldiğini görmekteyiz. Toplum tarafından fazlaca kanıksanan bu durum, bireylerin bu konuda umursamaz bir tavra bürünmesine yol açıyor. Türkiye’de ırk ve etnik köken temelli nefret söylemi açıkça ifade edilmediği zamanlarda da çoğunlukla bilinçaltımızdaki varlığıyla kendini “acıma” duygusuyla gösteriyor. Örneğin; Van depremi sonrası Habertürk Spikeri Duygu Canbaş’ın kullandığı “Türkiye bugün bir başka acı haberle sarsıldı, tüm Türkiye her ne kadar doğusundan, Van’dan gelmiş olsa da bu haber hepimizi gerçekten derinden sarstı ve üzdü.” tabiri bu durumun varlığını kanıtlar niteliktedir.

Sosyal medya platformlarında üretilen nefret söylemi çoğunlukla gündemle ilişkilidir. O dönemde gündemde hangi olay, kişi ya da kurum varsa onun üzerine gönderiler paylaşılır. Dünyada ve özellikle ülkemizde; haber sitelerinde basın etik ilkeleri hiçe sayılarak provokatif, ırkçı ve ayrımcı bir dil kullanılıyor. Bu durum toplumu kutuplaşmaya ittiği gibi, “öteki” konumunda görülen bireylerin tedirgin olmasına, psikolojik ve fiziksel olarak zarar görmesine yol açabiliyor.

Medyanın güçlü bir organ olduğu göz önüne alınırsa, bu durumun bir an evvel değişmesi ve çeşitli yaptırımlar uygulanması gerekiyor.

Stigma: Utanç verici şey, leke.

Stereotip: Kalıp

Hipermetinsellik: Bir metinden başka bir metine geçiş, metinlerarası.

Hakkında Zeynep Çelebi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*