Son Haberler
Anasayfa » Batıni » Saçmalık

Saçmalık

Nerede o çocuk? Dünya’nın ayaklarını yerden kesen, yersiz tebessümleriyle etrafını mutluluğa boyayan… Nerede? Anlaması güç bir mesafede kalmış benliğime. Yaşına bakmadan geçmişimin dizlerini dövmekle meşgul ediyor kendini sanırım. Bu meşguliyet çocuk inadından fazlası değil. Ve bu meşguliyet istikbalimin kabuklu yarasına saplanan bıçak emsalinde bir hakikat.

Bir liraya tav olan, yüzü gülen, midesi abur-cuburla cebelleşen ve yaşını soranlara parmaklarıyla anlatabilen bir çocuktum. Adımlarımla kaldırım taşlarını sayarak vakit ve huzur yitirmekteydim, haberim yoktu. Neşemi henüz sorumluluk yüklenmemiş masum yaşantımdan, gücümü ise elini narin bir temasla tuttuğum annemden alıyordum. Derken bir anda neşe hayatımdan çıkıp kapıyı kilitlerken, kendimi aynanın karşısında, yüzümde ilk defa şahit olduğum sakallarımı keserken buldum. Meğer o masum çocuk da neşeyle beraber çıkmış hayatımdan, minik ayakkabılarını ayakkabılıkta bulamayınca anlamalıydım bunu. Artık masumiyet; geçmişin tozlu rafında kalan, bir daha okunamayacak olan, yaprakları sararmış birkaç sayfalık kitaptan ibaretti. Kırmızı başlıklı kızlar gitmiş, Charles Bukowski’den “Mavi Kuş” şiiri aklımda acizliğin resmini çoktan çizmişti. Birde şu “küçük kurbağa” şarkısındaki kurbağa evrimini çoktan tamamlamış, kuyruğunun derdini sineye çekmiş olsa gerek. Zira ben de zamanla sineye çektim bu büyüme saçmalığını.

Ve hâlâ utanmadan büyümeye devam ediyorum. Büyümek benim neyime ki diye düşünmekten kendimi ve hasret kaldığım o afacanı alamıyorum. Fazlasıyla geç kaldığım bir zamanda, fazlasıyla çabuk büyüyorum. Anılar zihnimde flu hale bürünmeye başladığında bunu anlıyorum; kendimi, bunu anlamaya itiyorum. Önceleri uyuduğum yatağıma dört tane çocuk sığdırabilirdiniz. Şimdi bu dört duvar sabitlendikleri yerlere sığamıyor olsa ki tepemde bitiyorlar, sıkışıyorum. Aklıma olur olmaz gelen lüzumsuz sorular yerini hayatın ciddiyetine, beni de iç çekişlere bıraktı artık. Bilmek isteyenler olur belki; bırakıldığım bu yerde rahat değilim. Tıpkı sizin de aynı rahatsızlığı ezberlediğiniz gibi. Bu sebepten dolayıdır ki bırakıldığım yerin devamlı olarak verdiği huzursuzluğu size anlatmaya –anlatamayacağımı bilerek- gerek duymuyorum. Zira siz anlamakla kalmayıp hissettiniz evvelinde. Ve büyümek saçmalıktan, aklım ise o afacandan öteye gidemeyecek hiçbir an, bilginize.

Hakkında Batıni

Batıni
Her şeyi gördüm, en çok da göremediğimi.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*