Anasayfa » antropolog » Nehir

Nehir

Bir nehre set çekmek ne kadar da anlamsız… Onu olduğu gibi kabul etmek gerek, ona yön vermeden onunla yaşamak gerek. Müdahale etmek istiyorsan, bir havuz yaptırabilir, yapay su birikintisinde ruh aramaya çalışabilirsin. Lakin kendi yaptırdığın o su birikintisinde, ne kadar macera bulabilirsin? Yapay, betondan havuzda, verdiğin şekilden başka hiçbir şey bulamazsın. Oysa nehrin kendine ait bir ruhu, bir huyu ve kendi bilinmezliği vardır. Akışına set çekmezsen şayet, savururlar seni maceralara… Akan nehirde savrulmak, ruhuna dokunmak ve onunla birlikte yol almak… Yapma bir su birikintisinde böyle kıymetli şeyler bulamazsın. Şekillendirdiğin havuz, senin eserindir. Eserinle gurur duyabilirsin ama, hangi eser tek başına yeterli olabilir ki, herhangi bir alanda? Oysa dediğim gibi nehrin kendi bilinmezliği, kendi kararları, kendi ruhu vardır. Alır götürür seni uzaklara. Nehri olduğu gibi kabullenmek gerek. Güzellikleri kadar, kusurları da cazibesinin bir parçası.

Aşk ve sevgi, nazik olmalı. Kalpte yara izi değil, zihinde anılar bırakmalı. Birini özel yapan, onunla birlikte yürümeye devam etme arzusudur. Bunu hatalara rağmen birbirine destek olmak, her bakışında mutlu olmak, daima daha iyisi için çabalamak mümkün kılar. Ve insanlar değişir, değişim bir zafiyet yahut karakterden ödün verme meselesi değildir. Bazen ağaçlar budanınca daha güzel olur, bakımsız bir ev boyandığı, tamir edildiği vakit harikulade bir görüntüye kavuşur. Okyanus manzarasını bölen bir duvarı yıkmak, manzaraya zarar vermez. Bilakis, bazı şeylerin önünü açar. Değişmeye kapalı değilim, değişme ve gelişme arzumun altında bir zafiyet değil, mutlu olma arzusu ve zarar vermek istemeyişim yatıyor. Küçük değişimler, daima mümkün. Ve akıllıca yapıldıkları zaman güzelliklere vesile olabilirler.

Bana hak ettiğim değil,
İhtiyacım olan mutluluk lazım.
Hak ettiğim mutlulukla çok eksik kalırım.
Sen ihtiyacım olan mutluluktasın.

Bugüne kadar çok fazla eğlendim.
Mutluluğun farklı bir şey olduğunu gösteriyorsun bana.
Çok fazla ev gördüm ancak,
Yuva ile ilk kez karşılaşıyorum.

Hakkında antropolog

15 Mart 1995, Ankara. Beytepe İlköğretim Okulu, Karakusunlar İ.M.K.B. Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü. https://twitter.com/saykodelikdesik https://www.facebook.com/batuhanezgu95

4 yorum

  1. İçime işleyen ve hissettiren bir çalışma olmuş. Kaleminize sağlık. ^^

  2. Neden daha önce bununla karşılaşmadım diye kendime kızıyorum.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*