Son Haberler
Anasayfa » Deneme » Ebe Sensin
Ebe Sensin

Ebe Sensin

Ebe Sensin

Ne zaman biz olmaktan çıkıp başkası olmaya başlarız; ya da biz hep biz olarak kalırız da o birileri yüzünden mi başkası olduğumuzu düşünürüz? Suçu zamana atmaktan vazgeçtiğimiz gün, bunun cevabını bulabiliriz belki de. Birçok şey gibi sır olarak kalmalı her şey, tüm olanları bilen fakat sessizce çırpınan bir kalp atışı gibi yavaş ama derinden yaşamalı, yağmur damlaları daha sert vurmalı yarım kalmış aşklara… Yine de sevebilmeli insan vazgeçebilmeyi…

Ağaca yaslanmış kolumuza düşen göz kapaklarımız kandırdı bizi. Sayılar tükenene kadar karanlıkta bir sürü ışık yandı, renkliydi bütün rüyalar düşüncesizce koşuştururken sokaklarda. Kızdığımız her şeye küsmek kolaydı sonra barışmak. Barışmak da zorlaştı artık. Güzel şeydi öğrenmek, bilmek, hemen cevap verebilmek yanılmanın önemi yoktu. Sığıyordu minicik yüreklere her şey. Anlamı yoktu büyük kavgaların o yaşta, paylaşmak başka şeydi bölüşmek başka… Akşamları aynı çatı altında çok dizler büküldü. Ayıplamalar bazen övgülere dönüştü ama nedense kusurlar örtüldü, olan değil de olması gerekenler yaşandı. Bu oyunda ebe olmaktan hep kaçtık, kaçırdık…

Düşmanmışçasına kapılar kapandı yaşananlara hayli zaman. Başka bir zaman dilimizin ucuna kadar geldi de söylemedik, söyleyemedik. Geç öğrendik. Şimdi söylenmeyenin bir daha hiç söylenemeyeceğini yaşayıp gidiyoruz işte; “Söz, gidişim gelişim kadar gürültülü olmayacak” dercesine…

Umutsuz bir çırpınış gibi görünse de bazen içine çekmek kokusunu yeni bir günün, baştan başlatır her şeyi, erken yaşanması fena olmaz bazılarının. Kiminin gülüşüne takılı kalır aklın, kiminin ayakuçlarına. Sahiden öyle midir güneşi sevip yaza sarılmak; unutturur mu seni bana, beni sana ötmesi bülbüllerin… İçli bir şarkı getirmez mi dünleri geri, kovar mısın yine onu kulaklarından yoksa yine elin belinde der misin “Hiç gelmedi ki kapıdan kovayım bacadan girsin”? En çok o acıtır canını, yaşanmışlıkların; sen yine bilmezsin. Anlamazsın hataların değildir beni ilgilendiren, olmamalıdır da zaten… Sen hiç gelmedi diyorsan gelmemiştir; bu yüzden bir dahaki seferi de olmaz. Korkmuyorsan hata yapmaktan, inkâr etmek de kolaydır gitmek de. Kalmak zor gelsin geridekilere. Sen, “ben” demeyi öğrenmişsen umurunda mıdır?

Uzaktasın işte şimdi kimse yok, sobeledi herkes seni. Buradasın sanıyorlar ama biliyorum sen burada değilsin. Buradaydın ama artık değilsin. Sen yeniden başlamaya cesareti olanlardansın. Duvara yaslandığında yalnız kalmaktan korkmayan, sessizlikte bile kendi sesini duyup cesaret alansın. Kurallar sımsıkı yummanı söylese de hayata göz ucuyla bakmaktan asla geri duramayansın; hâlâ koşuşturuyorsun. Kalbin pes diyene kadar hayatı kovalamak en büyük borcun. Hâlâ cesaretin varsa; ebe sensin, bir iki üç dört…

Hakkında zeynep

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*