Son Haberler
Anasayfa » Edebiyat » Çocuklar Ağlamasın Doktorcuğum (2)
anne-çocuk

Çocuklar Ağlamasın Doktorcuğum (2)

“Anne, kitap okur musun?” dedi doktorcuğum. Kreşten gelmiş, beni özlemiş, ben de onu. Tabi, dedim. “Neden gözünde yaş var anne?” dedi. Kucağımda telefon. Bir bebek çok üşümüş, dedim. Elini çenesine dayadı doktorcuğum. Görmeliydin. Çocuk gözlerinde batırmıştı bütün gemileri sanki. Kararmış iki hurmaya dönen gözleriyle bir bebeğe baktı, bir de bana. Çenesi titredi doktorcuğum. Tıpkı benim gibi. Tıpkı annem gibiydi doktorcuğum. Kitabı unuttu. Gözüne yaş biriktirmiş doktorcuğum. Biliyor musun daha dört yaşında o. Tam otuz yaş gerimde benim. Sen kaç yaşındasın doktorcuğum? En çok kaç yaşında üşüdün?

Ben kızıma hiç yalan söylemedim doktorcuğum. Ne hissediyorsam söyledim. Duygularıma ortak ettim onu, hissetmek nedir anlasın istedim. “Üzgün bakıyorsun anne.” dediğinde; evet, dedim. Çünkü deyip cümleyi bana tamamlatmayı sever doktorcuğum. Çünkü kızım bebeğin elbiseleri yokmuş, dedim. “Neden?” dedi doktorcuğum. Çünkü bebek biraz büyümüş ve küçük gelmiş kıyafetleri, dedim. Yine “Neden?” diye sordu doktorcuğum. Senin bir cevabın var mı doktorcuğum? Bir bebek en çok neden üşür?

“Anne, yüzünü niye böyle yapıyorsun?” dedi doktorcuğum. İki kaşını kaldırıp ortada birleştirmiş. Sanki bütün kapılarını kapatmış hayata. Bir çocuğun annesi uzaklara gitmiş, dedim. “Neden?” dedi yine doktorcuğum. Ne çok seviyorlar neden demeyi değil mi doktorcuğum? Çünkü çağırmışlar, dedim. “Kim?” dedi. Ah yavrum. Çok eskiden beri tanıdığı biri dedim. “Çocuğu ağlar ama!” dedi. Ellerini avcuma bırakınca kimin annesi olacağımı bilemedim doktorcuğum. Sen ağlayan çocuk gördün mü hiç doktorcuğum? Görme olur mu? Görürsen kıyamet niye kopmaz ki diye sorar olursun her damlalarında?

İki eliyle çenesini kavramış aynı yöne batırmışız bakışlarımızı. “Anne, gözlerini kocaman açıp hiç kıpırdamıyorsun.” dedi. Bir çocuk korkmuş çünkü, dedim. “Annesi yok mu?” dedi. Var ama o da korkmuş, dedim. “Sarılsınlar birbirlerine, o zaman geçer.” dedi doktorcuğum. Sarılmak, merhemdir bilirsin sen doktorcuğum. Ama bazen sana sarılan ellerden kurtulman gerekir değil mi doktorcuğum? Hayatın başka bir evresini kucaklamak için sıyrılman lazım o ellerden doktorcuğum. Sen hiç sarıldın mı doktorcuğum?

Soğanları tık tık kesiyorum doktorcuğum. Sen bilmezsin ama mutfakta iyiyimdir. Üstelik bir de hızlıyımdır. Salatalarımla da meşhurumdur. “Anne, niye bıçağı hızlı hızlı vuruyorsun?” dedi doktorcuğum. Kızgınım çünkü kızım, dedim. “Neden?” dedi gözleri koca birer nara döndü sanki. Bir çocuk hayal kuramıyor, dedim. “Kitap okusun anne, o zaman hayaller geliyor.” dedi. Sesinde şiirimsi bir tat vardı doktorcuğum. Yemeye doyamazdın. Oysa bilmiyordu henüz doktorcuğum, kitapları yazan büyüklerin de birer hayal çalıcı olduğundan. Götürüp uzaklara, ulaşamayacağın denizlere o şişeyi bıraktıklarından habersizdi. Hatta buldum sandığın şişedeki mesajı da yanlarında götürürdü onlar. Büyükler iyi değildi doktorcuğum. Hem de hiç iyi değillerdi. Senin için hayallerin çalındı mı doktorcuğum?

Ben kızıma hiç yalan söylemedim doktorcuğum. Söylemeyeceğim de. Onun çocuk kalbini yanıma alıp çocuk kalabilenlerin yanında olacağım. Daha çok çocuk olabilsinler diye doktorcuğum. Çok ağlamadım değil mi doktorcuğum? Kaç çocuğun gözyaşı eder ki benim damlalarım? Sağ ol doktorcuğum. Kal sağlıcakla doktorcuğum.

Hakkında özlem

Bileğinden sıyrılan balonun peşinden gitmekte...

3 yorum

  1. Yine duygusal bir hikayeye imza atmışsın tebrik ederim. Her paragraf birbirinden anlamlı, güzel ve keyif vericiydi. Sadece doktor kelimesini aşırı kullanman bir okuyucu olarak beni boğdu diyebilirim. Onun dışında her şey yerli yerinde, hislerine sağlık. 🙂

    • Teşekkürler Beybal. Doktorla konuşan bir hasta gibi düşündüm kendimi ve sürekli mesleğiyle hitap ettiğimi farkettim. Şimdi sen deyince okudum ve bana da fazla geldi. Ama yazarken çok yoğun duygularla yazınca farketmemişim.

      • Çok iyi anladım seni. Ben de yaşamıştım dediğin hissi. O an yazarken gelişiyor her şey. Sadece yazdıktan sonra duyguyu üzerimizden attığımız vakit tekrar okuyunca yazdıklarımızı fark ediliyor diye düşünüyorum. Sorun yok. 🙂

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*