Anasayfa » Etiket Arşivi: kalem

Etiket Arşivi: kalem

Aynı Sokak

Aynı Sokak

Söylemiştim de içinizde inanan olmamıştı. Bir hece yazacak kadar bile takatim yokken bir yerden bulup çekiyor kendine bu kâğıtlar beni. Yaz diyor bana. Yaz işte, uzatma. O gönlümü azarlarken yazmaya başlıyorum. Kâğıt biraz ıslanıyor, sonra biraz da kanlı bir zaman akıyor üstünden. Ve işittiğim azarın hakkını veremiyorum. Yazıyorum, fakat kendime. Ne istediği oyuncağı alınmayan çocuğa ne plastik bidonları çöp tenekelerinden ...

Devamını Oku »

An… – simurg

Bir sabah… İnsanoğlu sancılarıyla ana rahminden doğruluyordu. Karşısına aldığı Tanrı ile göz göze geliyor; Söz ver, diyordu bir ses… Tanrıları dize getiren efsaneler bir yalanı mı sayıklıyordu? Büyük sözlerin altını ruhuyla imzalıyor, bir adımla ana rahminin eşiğinden dünyaya varılıyordu… Hatırlamak istemedi önceleri topraktan bir can olduğunu, o canın bir gün yine toprakta son bulduğunu… Uzun bir döngü belki de bazıları ...

Devamını Oku »

O sepet yok… – simurg

Üşüyorum, dedi bir ses. Sokak kedileri gibi… Az kaldı, derken ne düşünüyordu? Hangi yürekte militan bir sığınmacıydı. Adım başı çöplük adım başı evsizler sayarken gözleri… Sepeti göremedim bugün de… Nasıl? Anlayamamıştı. Nereye gitti acaba, diye sorabildim, gözlerim önümdeki su birikintisine takılmış. Bir yudum su, bir kedi yavrusu ve devrimdir sokaklar ey adımlarım, evrildiğinde her bir ize çaresizliğime mahkum bakışlarım… Kim? ...

Devamını Oku »

Konuk Yazar simurg – Çöplük

Hiç bir öykünün içinde kayboldunuz mu? Ben oldum. Kendi hikâyemin içinde kendimi kaybettim. Hâlbuki ilk cümlesi nasıl heyecanlıydı; bir dünyadan diğerine yolculuk… Noktadan sonrası ne kadar da umutluydu. İnsan kendi hayatını hem okuyup hem anlayamıyor. Ya okuyorsun, okurken dalıyorsun başka diyarlara, rüyalar sonrası belki de rüya içinde rüya… Ya da anlamaya çalıştıkça kök salıyorsun o ana, yelkovanı beyninde akrebi koynunda ...

Devamını Oku »

Kuşkusuz upuzun yazıyoruz şu hayatı; ama kısacık yaşıyoruz..

Vasat bir ölüm bekliyorum filmin sonunda. Zira vasat seyreden bir hikayenin finalinde oskarlık bir iş çıkacağını düşünmek ahmaklık olur. Uzun uzadıya düşünmeden var edebildiğim bu döngüde; insanlar yanımdan gelip geçerken, ben bir masada üçüncü çayımı yudumluyordum. Ayakucumdaki kediyi saymazsak, keyfim de yerinde sayılırdı. Kedileri sevdiğim halde ayakucumda pineklemelerine dayanamıyorum. Tavla oynayacak arkadaşımın bile olmadığı zamanlardandı. Yani o kadar yalnızdım ki; ...

Devamını Oku »