Son Haberler
Anasayfa » antropolog » Düzensiz Müzik İşleri: Folk Rock Listesi feat. Hakan Mutlu

Düzensiz Müzik İşleri: Folk Rock Listesi feat. Hakan Mutlu

Yaklaşık bir ay evvel Hakan ile güzel bir Hard Rock Listesi yapmıştık. Devamı neden gelmesin dedik, Ekim ayını da Folk Rock’a ayırdık. Fazla uzatmadan listeye giriş yapalım, keyifli okumalar ve keyifli dinlemeler!

Benim Seçimlerim:

The Pogues – Anniversary

İrlanda’nın asi çocukları… The Dubliners, The Pogues, Damien Rice… İrlanda’dan çıkan harika müzik grupları var. Son zamanlarda popüler tartışmalarda İrlanda = Conor McGregor olsa da, bizim işimiz o tarafla değil, iyi ki de değil. Pogues’un pek bilinmeyen, harika bir şarkısıdır Anniversary. Dinleyiciyi İrlanda çayırlarına götürür, sonra da geri getirir. Güzel bir müzik, çayırlara bedava bir yolculuk da yanınıza kar kalır.

 

The Lovin’ Spoonful – Do You Believe In Magic

Bir yolculuğa çıktık madem, neden altmışlara gitmiyoruz ki? Altmışlardan harikulade bir parça, özellikle davullar. Davullar önemli.

 

The Frames – Star Star

The Pogues ile İrlanda durağına bir kere uğradık, o kadar çabuk terk etmeyelim. The Frames’in solisti ve grubun kalbi Glen Hansard’a değinelim. Kendisinin solo kariyeri de güzel, The Swell Season ile yaptığı işler de güzel, The Frames ile yaptığı işler de güzel. Adam bir kere İrlandalı. Once’da gördüğümüz kadarıyla oyunculuğu da güzel. Dinleyelim o halde, karşınızda The Frames!

 

The Band – When I Paint My Masterpiece

Şarkı aslında Bob Dylan’a ait, ancak ben The Band yorumunu daha çok seviyorum. The Band enteresan bir grup. Ophelia, Up on Cripple Creek gibi parçaları yapan yaratıcı bir gruplar, ancak isimleri “Grup”. Güzel bir şaka, güzel bir trolleme bu. Gezegenin ilk trollerinden olabilirler ve harika müzik yapıyorlar!

 

Beck – Waking Light

Loser ile bizi yıllardır eğlendiren Beck’in, daha sakin, daha bir “hele oturun soluklanın” diyen şarkılarından. Böyle söyleyince biraz negatif oldu sanki, işin aslı öyle değil tabi. Şarkı harikulade, Beck’ten de daha azı beklenemezdi zaten.

 

Yoriyos – The Pied Piper

Yoriyos… Yoriyos… Yoriyos kim ola ki? Yoriyos bizzat Cat Stevens/Yusuf İslam’ın oğlu. Ve evet, yetenek genetik olarak aktarılmış. Yoriyos da tıpkı babası gibi güzel müzikler yapıyor, güzel bir sese sahip, bizleri mutlu ediyor.

 

Stealers Wheel – Outside Looking In

Stealers Wheel… Stuck in the Middle With You… Rezervuar Köpekleri… İşkence… Buscemi… Tarantino… Serbest çağrışım, sonu gelmiyor ki? Stealers Wheel kesinlikle tek iyi şarkı yapan, sonra da onun ekmeğini yiyen gruplardan değil, tüm şarkılarına şans vermek gerek!

 

Hakan’ın Seçimleri

Gregory Alan Isakov – If Go, I’m Going

İzlemediyseniz eğer Californication diye bir dizi vardı, izleyebilirsiniz, önerimdir. Şarkıyı değil ama sanatçıyı, dolaylı olarak şarkıyı da o dizide tanımıştım zaten. Birçok güzel parçası olan güzel bir abimiz kendisi.

 

Feist – Pine Moon

Feist öncelikle mükemmel bir sesi olan bir sanatçı. Bilen birçok kişi vardır muhtemelen, zamanında Santral İstanbul’da da konser vermişti ama benim kendisini tanıma evrem daha önceye King Of Convenience ile düet yaptığı Know How şarkısına dayanıyor. Gerçek bir hazine kendisi. Çoğu şarkısını da kendisinin yazıp bestelediğini eklemek gerekiyor.

 

Lissie – Everywhere I Go

Lise yıllarımın sonunda eski ilişkimden bana miras kalan en güzel şeylerden biri Lissie. Oldukça kısıtlı bir çevrede tanınıyor ama buna tezat oluşturacak şekilde de yine oldukça geniş bir yelpazesi ve yine o kadar güzel şarkıları olan birisi. Genellikle kendi şarkıları kadar harika coverlar da yapan biri kendisi. Hatta öyle ki biraz baktığınızda kendi şarkılarından ziyade coverları ile karşı karşıya kalacağınızı düşünüyorum.

 

Chris Pureka – Landlocked

Chris Pureka hakkında ne yazabileceğimi bilmiyorum çünkü kendisi hakkında bilgim oldukça kısıtlı ama Lissie, Feist, Gregory Alan Isakov diye Youtube’da gezerken bulduğum güzel şarkıları olan bir isim Chris Pureka. Landlocked da o güzel şarkılarından biri.

 

The White Buffalo – Last Call To Heaven

The White Buffalo hakkında ne diyebilirim bilmiyorum zaten. Herkesin bildiği şeylerden fazla benim bildiğim bir şey yok. The Sons Of Anarchy ile tanınırlık puanını %150 artırmış olan The White Buffalo’nun kıyıda kalan güzel parçalarından birisi.

 

Jose Gonzalez – Far Away

Yine tek atımlık bir isim ve onun güzel şarkısı. Bu da sanatçıdan değil tamamen benden dolayı tek atımlık zira artık eskisi kadar çok derinlere inmeyip sadece duyduklarımla yetindiğim bir doygunluk aşamasındayım. Play Station oyunu Red Dead Redemption ile sesini duyurmuş bir isim ve şarkı olduğunu desem yanılmış olmayacağımı düşünüyorum. Rockstar Games’in şarkı seçimlerinden sorumlu kişi zaten çok mübarek bir insan.

 

Zac Brown Band – Colder Weather

Diğer tüm isimlerden farklı olarak Zac Brown Band daha Amerikanvari bir oluşum. Bunu dinlediğinizde de anlarsınız sanırım. Hatta tam olarak Amerika çapında kalmış, radyolarda v.s. çalan bir grup.

 

Evet arkadaşlar, bu liste de böyle sonlanıyor. Umarız arşivlerinize katkı yapan bir liste olmuştur. Korsan Edebiyat’ı takipte kalın, keyifle kalın, müzikle kalın, hoşça kalın!

Hakkında antropolog

antropolog
15 Mart 1995, Ankara. Beytepe İlköğretim Okulu, Karakusunlar İ.M.K.B. Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü. https://twitter.com/saykodelikdesik https://www.facebook.com/batuhanezgu95

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*