Anasayfa » antropolog » “BİR HALK KAHRAMANI”: Temsiller ve Recep İvedik Çözümlemesi
Recep İvedik

“BİR HALK KAHRAMANI”: Temsiller ve Recep İvedik Çözümlemesi

GİRİŞ

Bu çalışmada “Recep İvedik” film serisi ve filme kaynak olmuş Recep İvedik skeçleri ele alınarak çeşitli imajlar yorumlanmıştır ve Recep İvedik karakterinin neyi nasıl temsil ettiği çözümlenmeye çalışılmıştır.

1- “YENİLMEZ VE DOKUNULMAZ” RECEP İVEDİK

Recep İvedik; iri, uzun, vücut kılları oldukça gür olan ve bunu sergileyen, göbekli; kumaş pantolon, beyaz atlet ve üstten birkaç düğmesi açık gömlek ve kundura ayakkabı giyen[1]; küfürlü konuşan, kaba, sıklıkla “erkeklik performansı” sergileyen, dokunulmaz ve yenilmez bir karakteri temsil ediyor. “Delikanlı” Recep İvedik, seri boyunca başına gelen olaylarda kaba kuvvet uygulayarak işin içinden sıyrılıyor. Yeri geliyor güreşiyor, yeri geliyor olimpiyatlara katılıyor, yeri geliyor insanları tokatlıyor ve mağlup edilemiyor. Recep dış görünüşü ve konuşmasıyla, hal ve hareketleriyle adeta “bulaşılmak istenmeyen tip”i temsil ediyor. İletişim kurmaya çalıştığınızda size “konuşma lan” şeklinde yanıt veren, sorunlarını kaba kuvvetle çözmeye çalışan Recep, bir yandan da kaba kuvvetle her şeyin çözülebileceği mesajını veriyor. Çünkü seri boyunca Recep kişisel sorunlarını da daha kompleks meseleleri de şiddetle çözebiliyor. Olimpiyat komitesi çalışanını tokatlayıp esir alarak Türkiye Cumhuriyeti’ne altın madalyalar kazandırırken de “Issız Ada” yarışmasını semtindeki çocukların top sahası için kazanırken de sürekli şiddet uygulayan ve başarıya ulaşan Recep, bana kalırsa “konuşmak yerine şiddet uygulayın, başarılı olacaksınız” mesajını veriyor.

Recep İvedik, sınır ve kural tanımayan bir tipi temsil ediyor. Olimpiyat kafilesinin otobüsünü kullanması, yedirdiği yemek sonucu midesini bozduğu Olimpiyat kafilesi yerine kendi kamyoncu arkadaşlarını çağırması ve buna karşı çıkarak ülkeyi Olimpiyattan geri çekecek olan sorumluya karşı şiddet uygulayıp onu esir alması, bitmiş seans sonrası psikoloğu sorununu söylemeye zorlaması, bunları yaparken çoğunlukla şiddet kullanması sınır ve kural tanımayan, kaba kuvvetle sorun çözen, “delikanlı erkek”, “maço” temsillerine örnek olarak verilebilir. Recep İvedik giyimiyle kuşamıyla, kullandığı dille, yapıp ettikleriyle delikanlı ve maço erkeği temsil etmekte. Bir yandan şiddet uygulamaktan asla çekinmeyen, sıkça küfür eden, kadınları seks objesi olarak gören, vücut kıllarını sergileyen, erkeklik performansı sergileyen, “maço erkeği” temsil eden Recep İvedik, bir yandan da mahallesindeki çocukların top sahasını geri kazanabilmek için Issız Ada programında mücadele edecek kadar da “delikanlı”, “gönlü bol” erkeği temsil etmekte. Kadınları seks objesi olarak gören, yanından geçen kadına baktıktan sonra pantolonunun ağ kısmını düzelten Recep, bir yandan da aşkı için her şeyi yapan ancak delikanlılığından, erkekliğinden ödün vermeyen bir tip olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar aşkı için mücadele etse de neticede “erkek” olan Recep, kadınlara seks objesi olarak bakmakta.

Bütün bu kural ve sınır tanımazlığına rağmen, Recep İvedik devletin otoritesine karşı gelmeyen bir tip olarak karşımıza çıkmakta. Bir müteahhit korumasına karşı kavgaya girişmeyi göze alan Recep İvedik, polis karşısında gayet saygılı konuşmaktadır.

Recep’in dokunulmazlığı ve yenilmezliği bununla da sınırlı değildir. Depresyondan kurtulmak için arayıştayken karate kursuna giden Recep, “erkeklik performansını” burada da sergilemektedir. Siyah kuşak bir karate hocasını tek tokatla bayıltabilen Recep, önce hocasına yaşlı olduğu için vuramayacağını söyleyerek “delikanlılığından” ödün vermese de daha sonra erkeklik performansını sergilemiş, dövüş sanatları hakkında hiçbir eğitimi olmamasına, bir spor geçmişi olmamasına rağmen siyah kuşak karate hocasını tek tokatla bayıltmıştır.

Bütün bunlarla beraber şunu söylemek yanlış olmayacaktır: Recep İvedik “delikanlılığı” elden bırakmayan, sıklıkla erkeklik performansı sergileyen, maçoluktan ödün vermeyen, şiddet eğilimine rağmen “yüce gönüllü” bir tipi temsil etmektedir. “Aile her şeyden önce gelir” diyerek ninesinin tüm isteklerini yerine getirmeye çalışan, kuzeni Hakan’a destek olmaya çabalayan, dünya devi firmalarla iş anlaşmalarını dahi şiddet ile bağlayan Recep, “maço ve delikanlı, ailesine önem veren erkeği” temsil etmekte. Uzmanlıklar da Recep için hiçbir şey ifade etmemektedir. Şiddet ile, maçoluk ve delikanlılık temsili ile Recep üye olmak istediği kamyoncular derneğine üye de olmuştur, karate eğitmenini de dövmüştür, Olimpiyatlarda ülkeye madalya da getirmiştir. Recep İvedik bunları şiddetle, erkeklik performansı temsiliyle ve maçoluk ile yapmıştır.

2-İMAJLAR VE TEMSİL

Bu bölümde Recep İvedik film serisinin afişlerini koyup, imajlar üzerinden bir okuma yapmaya çalışacağım.

İmajlar konuşurlar, anlatırlar, gösterirler, işaret ederler. Gözümüzün önünde, belirli anlamları taşırlar, o anlamları iletirler. Temsil ettikleri şeyler vardır. İnsanlar olarak belirli şeylere anlamlar yükleriz, belirli şeyleri belirli şekillerde anlamlandırırız. Anlamları dil aracılığıyla paylaşıyoruz. Dil, burada “ortam”dır. Bu ortamın içinde anlamlar dolaşımdadır, mübadele edilir. Bu ortamın içinde anlamları değiş tokuş ederiz. Anlamak, anlam mübadelesinde bulunabilmek için bir dile ortak erişimin olması gerekmektedir. Anlamların temel kaynağı dildir demek yanlış olmayacaktır.

Dilde, işaretler kullanırız. Dil burada yalnız konuşma dili olarak ele alınmamaktadır. Bu işaretler sesli olabilir, yazılı olabilir, elektronik ortamda üretilebilir, müzikal olabilir, görsel olabilir, nesneler olabilir. Bunların hepsi işarettir, çevremizde gördüğümüz her şey işarettir. Bu işaretler düşündüklerimizi, kavramları aktarmayı sağlıyor. Dolayısıyla paylaşılan anlamlar, dil sayesinde paylaşılır. Bu bağlamda imajlar da bazı şeyleri anlatırlar ve temsil ederler. İmajlar da düşünülenleri, kavramları aktarmayı sağlarlar.

Bu imaj, Recep İvedik serisinin ilk filmine aittir. İlk filmin resmi afişinde öncelikle “BİR HALK KAHRAMANI” söylemiyle karşılaşmaktayız. Bu imaja göre Recep İvedik, Türk Halkını yansıtma ve halkın içinden çıkan kahraman olma iddiasını ortaya koymaktadır. Kullandığı dille, vücut kıllarıyla, göbeğiyle, kumaş pantolonu ve gömleğiyle karşımıza çıkan Recep İvedik, “Halk Kahramanı” olduğu iddiasındadır.

Afişte, Recep İvedik parmağıyla “1” rakamını işaret etmektedir. Bunun bir “film serisini” işaret ettiğini, daha ilk filmden bu mesajın verildiğini düşünüyorum. Yine afişte, Recep İvedik isminin üzerinde bikinili bir kadın oturmaktadır. Bedeni sergilenen kadının Recep İvedik isminin üzerinde oturmasının cinsel ilişkiye/cinselliğe yönelik bir gönderme olduğunu düşünüyorum. Bu pozun bu şekilde olmasının temsil ettiği şey, bence cinsellik.

Bu imajda ise önceki imajdan farklı fazla bir şey yok, yine “BİR HALK KAHRAMANI” söylemiyle karşı karşıyayız.

Bundan sonraki Recep İvedik 3 ve Recep İvedik 4 filmlerinde de yine “BİR HALK KAHRAMANI” söylemiyle karşılaşıyoruz. Yine göğsü açık gömlekle, vücut kıllarıyla, sert bakışıyla “erkeğin” ve “halkın kahramanının” temsil edilişi söz konusu.

“BİR HALK KAHRAMANI” söylemi, ilk kez Recep İvedik 5 filmiyle terk ediliyor. Bu filmin afişinde bu söylemle karşılaşmıyoruz. Ancak bu sefer de bu söylem yerine Türkiye bayrağı ve Türkiye bayraklı kıyafetlerle karşılaşmaktayız.

Bu afişte, daha önceki afişlere göre milliyetçiliğe daha fazla vurgu var. Türk bayrağı dikkat çekmekte. Ancak en dikkat çekici şey, Recep İvedik’in üzerindeki kıyafet. İmajda Recep’in üzerinde iki farklı kıyafet görüyoruz. İmajın solunda, alışılagelmiş turuncu gömleğiyle boy gösteren Recep, imajın sağında ise Türk bayraklı bir eşofman üzeriyle boy gösteriyor. Milliyetçiliğe yapılan vurguyla birlikte Recep’in “özünden kopmayışının” temsili olarak okuduğum bu fotoğrafla hem “kemik” kitlenin kaybının önüne geçilmeye çalışıldığını, hem de milliyetçi duygular üzerine oynandığını düşünüyorum.

 

3- KADIN, CİNSELLİK, BEDEN VE RECEP İVEDİK

Recep İvedik, maço ve delikanlı oluşuyla birlikte, kadınlarla da iletişim kurmaya çalışan, sıklıkla reddedilen yahut talihsizlikler yaşayan bir tip. Gördüğü etkileyici kadınların yanından geçtikten sonra pantolonunun kasık kısmıyla oynaması, bir otelin masaj salonunda çocukluk aşkına masaj yapabilmek için masör taklidi yapması, kütüphane görevlisine kitapları dışarı çıkartması karşılığında cinsel ilişki teklif etmesi, bu karakter üzerinden kadınların cinsel obje olarak temsilini göstermekte.

Recep’in bu tip hareketlerine karşın kadınların da sert tepkiler vermemesi, çevrenin de buna duyarsız oluşu olayın normalleştirilmeye çalıştığını göstermekte. Yine Recep İvedik karakteri, internete “kadın düşürmek” amacıyla girdiğinde, görüşeceği kadınlara karşı aynı kaba ve taciz eder tutumu devam ettirmektedir. Recep İvedik burada kadınlara böyle davranılabileceğini ve bunun bir sorun yaratmayacağını temsil etmektedir. Dahası, bu temsil milyonların karşısında, ekranlarda olmaktadır. Ortada bir gösterge, bir işaret varsa, mutlaka bunu yorumlayacak bir birey de vardır. Kadınlara karşı bu tavrın normalleşmesi ve bir sinema karakteri üzerinden bunun temsili, tacizin normalleştirilmesi şeklinde dahi okunabilir.

Yine Recep İvedik karakterinin bir erkeğin memesini tutarak “Karılardan fazla” demesi, cinsiyetçi ve belirli bir kesimi (örneğin şişman erkek bireyleri) aşağılayan esprileri normalleştirmek olarak okunabilir. Recep, burada yapıp ettikleriyle bunların normal olduğunu temsil ediyor. Çünkü Recep “BİR HALK KAHRAMANI”. Yani halkın içinden çıkan, halkı yakalamış bir birey. Bu tip esprileri “halk kahramanının” yapması, bunların normal olduğunu temsil etmekte bana göre.

Recep İvedik, sokak ortasında gaz çıkarmayı, banyo yapmamayı, pis bir ortamda yaşamayı, hatta evinde tuvalet olmayışını normalleştiren bir karakter. “BİR HALK KAHRAMANI” söylemi bir de şu açıdan önemli, Recep İvedik filmleri vizyona girdiği zaman ya kendi rekorunu kırıyor, ya da bir önceki filmine ait rekoru kıran filmi tekrar geride bırakıyor. Filmlerin gişe hasılatlarında ve izleyici sayılarında sürekli bir yukarı ivmelenme söz konusu. Yani bu “BİR HALK KAHRAMANI” söyleminin bu bağlamda içinin dolu olduğunu söylemek pek yanlış olmayacaktır. Halk kahramanı sokak ortasında gaz çıkartmanın, banyo yapmamanın, tuvalet dahi kullanmamanın normal olduğunu, bu şekilde yaşayan birinin akıl almayacak şeyler kazanabileceğini (Televizyon yarışması, Olimpik oyunlar gibi) göstermekte.

Daha önce de belirttiğim gibi kaba saba, patavatsız, yol yordam bilmeyen Recep İvedik karakteri, beden/kadın söz konusu olduğunda da aynı tavrı sürdürmekte. Taciz edilen ancak tepki göstermeyen kadınlar, cinsiyetçi şakalara maruz kalan erkekler, kabalığın prim yapması, günümüz “Yeni Türkiye” şartlarını da temsil etmekte bana kalırsa. Kaldı ki son filmiyle mehter marşı ve Türkiye Bayrağı ile günümüz Yeni Türkiye’yi tam olarak temsil eden Recep İvedik, ekran karşısında temsil ettikleriyle bahsettiğim şeyleri normalleştirmektedir.

4-YENİ TÜRKİYE VE RECEP İVEDİK

Yeni Türkiye’de görmenin en zor olduğu şeylerden biri de bilgiye, bilirkişiye saygı ve liyakate dayalı seçimler olsa gerek. Günümüzde devlet kurumları hatır-gönül ilişkileri sayesinde liyakat göz önünde bulundurulmadan seçilen insanlarla doludur. Örneğin Tenis Federasyonunun mevcut başkanının eski PTT Genel Müdürü olması, liyakat eksikliğine ve bilirkişi seçiminin olmayışına güzel bir örnektir.

Recep İvedik de bilirkişiye saygı duymayan, bilirkişiyi çoğunlukla yenebilen/alt edebilen bir karakterdir. Siyah kuşak karate hocasını tek tokatla bayıltabilmesi, katıldığı Olimpik oyunlarda altın madalyayı kazanabilmesi, sıfır iş tecrübesiyle dünya devi şirketleri tehdit ve kabalıkla dize getirebilmesi, bence şunu ifade ediyor: Eğer siz de böyle sert, maço ve erkek olursanız bilgiye ihtiyacınız olmaz, istediğinizi rahatça elde dersiniz. Gerçekten de Recep İvedik, girdiği mücadeleleri kaba kuvvet ve tehditlerle kazanmaktadır.

Recep İvedik ile tartışmak imkansızdır. Bilirkişisi olduğunuz konuda dahi Recep İvedik ile tartışamazsınız, çünkü Recep İvedik karakteri yenilmez, dokunulmaz ve tartışılamaz bir karakterdir. Recep İvedik ile ters düşerseniz ve konuşmaya devam ederseniz, ya “konuşma lan” cevabını alırsınız, ya da yüzünüze sağlam bir tokat yersiniz. Bu tip sahneler bana göre şiddetin normalleştirilmesini temsil etmektedir ve şiddeti teşvik etmektedir. Ekrandaki karakterin tüm tartışmaları bir tokatla sonlandırması, dahası o tokat sayesinde o tartışmaları kazanması, “siz de böyle davranarak kazanabilirsiniz” şeklinde bağırmaktadır.

Recep İvedik karakteri aslında günümüzdeki iktidarı da temsil etmektedir. Dengi veya “ezebileceği” insanlara karşı sert, kaba saba, patavatsız şekilde davranabilen bir Recep İvedik ile karşı karşıyayız. Yakınlarına daima aba altından sopa gösteren, karşısına çıkanları tokatlayan, döven, onlara küfür eden bir Recep İvedik var. Bir de kendisinden üstün yahut kendisi üzerinde bir şekilde otorite sahibi insanlara karşı adeta “süt dökmüş kedi”ye dönen Recep İvedik var. Polisin yanında başını önüne eğen, ninesine karşı gelmekten çekinen Recep İvedik ile de karşılaşmaktayız. İktidarın yurt içinde esip gürleyip, yurt dışında 180 derece farklı söylemlerle kendini ifade edişiyle bu yönden benzeşiyor Recep İvedik karakteri.

5- “ELİT MEKANLAR” VE RECEP İVEDİK

Recep İvedik, seri boyunca kendisine “yabancı” mekanlara girmekte ve bu mekanları kendisine has kaba hareketleriyle domine etmektedir. Recep küfürlerle, kabalıklarla, şiddetle birlikte bir şekilde kendisini ortamda kabul ettirir ve ortamdaki diğer bireyleri safdışı bırakarak kendi dominasyonunu sağlar. Recep İvedik o ortama girene kadar, o ortamın belirli kuralları vardır. Ancak Recep İvedik o ortama girdikten sonra tüm kurallar esner veya yerle bir olur. Çünkü Recep İvedik, ortamı domine eder.

Recep, “elit” sayılabilecek yerlere gider. Kuzeni ile golf kulübüne, internette tanıştığı bir kadınla sushi lokantasına, bir akrabasının kızıyla depresyonuna çare bulmak için yoga salonuna, tiyatroya veya kütüphaneye giden Recep, bu ortamları domine eder. Golf kulübünde elinde golf sopasıyla insanları kovalar, internette tanıştığı kadınla gittiği sushi lokantasına dışarıdan ekmek getirtir, yoga salonunda çeşitli yoga pozisyonlarına cinsel imalar yapar ve salonda gaz çıkarır, tiyatroda sahnelenen oyuna “vicdanı rahat etmediği için” müdahale eder, kütüphaneye üye olmadan kütüphanenin dışına kitap çıkartır… Söylediğim gibi, Recep tek tek bu ortamları domine etmektedir.

Recep, bu ortamlardaki davranışlarıyla neyi temsil etmektedir? Bana göre burada temsil edilen, kaba kuvvetle insanların/ortamların bastırılabileceği düşüncesidir. Recep öncelikle birine küfür eder. Bir direnişle karşılaşırsa bu sefer kovalar. Yine direnişle karşılaşırsa bu sefer karşısındakine tokat atar. En sonunda direniş kırılır, ortam domine edilir ve Recep adeta “kasabanın yeni şerifi” gibi kendi kurallarını koymaya başlar.

Recep sadece “elit mekanları” değil, daha “sıradan” mekanları da domine etmekten geri kalmaz. Üye olmadığı bir kamyoncular derneğine üye olduktan birkaç saat sonra, fikri alınan, düşüncelerine önem veren, etrafında toplanılan adam olur. Anında ortamı domine eder. Recep İvedik ile mücadele etmenin yolu yoktur. İşveren olsanız dahi sizinle kavga eder, müşterisi olsanız dahi sizin bedeninizi aşağılar, arkadaşı olsanız dahi tokadını ensenizde hissedersiniz. Recep İvedik, şiddet ile her şeyin mümkün olabileceğini temsil etmektedir. Film boyunca kurduğu dominasyon ve uyguladığı şiddet sayesinde her kapıyı açması da bunu kanıtlar niteliktedir.

6-RECEP İVEDİK, TEPKİ VE ELEŞTİRİLER

Aynı referans çerçevesine sahip olmak önemlidir. “Kültürün” kullanımı bu sayede oluyor. İçinde yaşadığımız dünyayı bu şekilde anlamlandırıyoruz. Aynı referans çerçevesine sahip olmayanları da ya anlayamıyoruz ya düşman olarak belliyoruz.

Recep İvedik karakteri, eleştiri gördüğü kitleyle aynı referans çerçevesine sahip değildir. İki insan aynı “kültürü” paylaşır dediğimizde, kastettiğimiz dünyayı benzer şekilde yorumladıklarıdır. Recep İvedik ve eleştiri gördüğü kitle, dünyayı bambaşka şekilde yorumlamakta; kişileri, olayları ve nesneleri farklı şekillerde anlamlandırmaktadır. Romantizm, Recep İvedik için gereksizdir. Kadınlar birer seks objesi olarak Recep İvedik’in karşısına çıkar. Dahası, Recep İvedik’i eleştiren kitleye benzer insanları Recep İvedik film serisinde de görmekteyiz. Her karşılaşma Recep İvedik’in bu insanlara küfür etmesiyle, tokatlanmasıyla, onları ve alanlarını domine etmesiyle sonuçlanmaktadır. Ne Recep İvedik bu kitleyi anlamaktadır, ne de kitle Recep İvedik’i anlamaktadır. Recep İvedik’in temsil ettiği “tip” kaba saba, şiddet yanlısı, eğitime önem vermeyen, ancak “merhametli” bir tiptir. Bu iki ayrı kitlenin birbirini anlaması, aynı referans çerçevesinde olmadıkları için mümkün olmamaktadır.

7-RECEP İVEDİK VE YANSIMALARI

Anlamlar daima bir etkileşim içinde oluşmaktadır. Bir şey söylediğimizde, o şeye değer atfetmiş oluyoruz. Anlamların pratik oluşu da burada karşımıza çıkmakta. Atfettiğimiz değerlerle gündelik pratiklerimizi yeniden üretmiş oluyoruz. Bu yüzden yapıp ettiklerimizi düzenlemek isteyenler anlamları da düzenlerler. İnsanların hayatlarını, duygularını düzenlemek isteyenler anlamları da düzenlemek ve kontrol etmek isterler.

Bu bağlamda Recep İvedik serisinin, toplumdaki bireylerin davranışlarını değiştirdiğini ve anlamları düzenleyen “şey” olduğunu söylemek mümkün. Günümüzde “küçük Recep İvedikler” olarak eleştirilen büyük kitlelerle karşılaşmaktayız. Bu karşılaştığımız kitlenin Recep İvedik’i örnek alması, Recep İvedik’in kaba saba, küfürbaz ama yaptığı her şeyde bir şekilde başarılı olan bir tipi temsil etmesiyle alakalıdır. Recep İvedik, tüm kural tanımazlığına, çıkarttığı sorunlara rağmen, öyle veya böyle yapıp ettiklerinde başarılı olmakta, toplumumun genç bireylerini de buna özendirmektedir. Bu konuda yapılan çok eleştiri vardır ve filmin yarattığı en kötü etkinin bu olduğu söylenmektedir.

SONUÇ YERİNE

Cinsiyetçi, kaba espriler yapan, bilgiye ve eğitime saygısı olmayan, sürekli erkeklik performansı sergileyen, kadınlara cinsel objeden öte bir anlam yüklemeyen, delikanlı ve maço “BİR HALK KAHRAMANI” olan Recep İvedik, girdiği ortamı şiddetle domine eden ve şiddetle, küfürle bireylere karşı üstünlük kuran bir modeli temsil etmektedir.

Eğitimi hor gören, kaba kuvvetle ve becerisiyle her işin üzerinden gelen, yabancısı olduğu mekanlara uyum sağlamak yerine o ortamları kendine uymaya sağlayan Recep İvedik, “Yeni Türkiye”yi temsil etmektedir demek çok da yanlış olmayacaktır.

Hakkında antropolog

15 Mart 1995, Ankara. Beytepe İlköğretim Okulu, Karakusunlar İ.M.K.B. Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü. https://twitter.com/saykodelikdesik https://www.facebook.com/batuhanezgu95

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*