Bir varmış bir yokmuş
Bir varmış bir yokmuş Pireye deve, atlatmış zamanın hikâyeleri vardır. Mış gibi yapıp mışıl mışıl uyuduğumuz masallar vardır. Pireler berber develer tellal olmuş ne yazar Zaman gelip götürür Değirmenlerde öğüttüğümüz…
Bir varmış bir yokmuş Pireye deve, atlatmış zamanın hikâyeleri vardır. Mış gibi yapıp mışıl mışıl uyuduğumuz masallar vardır. Pireler berber develer tellal olmuş ne yazar Zaman gelip götürür Değirmenlerde öğüttüğümüz…
Marjinal Kendimi kandırabilseydim sigarayı bırakmıştım çoktan. Kendimi kandırabilseydim ağzımda hâlâ emzik vardı. “Cedric” adlı çizgi film yeni bölümler çıkarırdı mesela. Cedric olsaydı iyiydi şimdi. Birtakım konulara hâkimiz, biliyoruz. Bilmek hoşumuza…
Hasta Mıyım Neyim? Her şey iyi güzel de bir de şu aşı işi olmasa. İlla aşı olacaksınız çocuklarla çalışıyorsanız. Aşı kartım yok ki. Yani varmıştır da, ben bebekken varmıştır. Otuzundan…
Düşümün İçerisindeki Bandoyu Ben İcat Etmedim Yemek masasında otururken kafamı yukarıdaki pencereye kaldırıp yağmurun yağdığını gördüm. Bir koşu mutfaktan bez alıp pencere kenarına koydum. İyi ki bir tane odam ve…
Yer Yer Sağanak Yağışlı Yazı Yağmur yağıyor Ömür Hanım, diyor Şükrü Erbaş. Ya hu bu nasıl bir şiirdir! Tüm hayatını özetliyor insanın; beklentilerini, beklemekten vazgeçtiklerini. Her yağmur yağdığında Şükrü Erbaş’ın…
Yağmuru Islatandık Düştük biz Kayan yıldızdan medet umacak kadar Barışı uyandırmak için savaşan aptallar gibiydik Annesiz çocuklar gibi biz Keşkelerime emeklemeyi öğretiyor benzetmeler Aslında biz, biz gibi değildik Biraz da,…
Steno dilsiz yas yargılı ruh asılı ‘zaman’ insan s/imgesidir ‘sükût’un gök’ten yaş düşer yaprağa kurusun diye kayan toprak aldatır hakîkat’i tanrı-tohumu dünya ––sorun şeytan’a bana düşen isyân mor çekirdeğin özü-sözü…
Parçalı Panorama 2018 “Söz, göze anlatılır.” diyenlerin neslinden geliyoruz; öyle olunca dijital olan dünyada Ender's Game'deki Enders gibi “tuhaf” kalıyoruz. Aslında insanı içinde barındıran ne varsa edebiyatta, resimde, müzikte, sanatta,…
Bir Kafe Güncesi Ev gibi kafelere bayılıyorum. Hani evine sığamıyor kalbine de, kanatlanıp uçuruyorsun ya bedenini bir yığın insanın içine. En ev halinde değil ama evinde gibi işte. Sıcak çay…
Kudret İnsanların yanması için küçük bir kıvılcımın yettiği gündeydim. Aralık’ı bekleyen yoktu sönmek için, zaten Temmuz da günahsızdı. Ellerim cebimde, sıcaklığıyla kendini avutuyordu o vakit. O vakit ki, ceplerim yanmaya…
Tozdumangrisi ‘yol’a inanmayan iz sürmez ‘ölüm’ü evetlemek kaçınılmazdır gün düşleri gece kabûslarından kara hangi kaygıyı kayırmış şimdiye kadar ‘hiçlik’ yalnızlığa katlanmak kederli kader kesik anı kesin an gibi yalan zarâfeti…
Soran Olursa İnsanlarla yüz göz olamazdım; yüzüme kâfiye, gözüme şiir çizmem bundan. Kalabalık caddeleri değil de ara sokakları seçip yolumu ve yorgunluğumu uzatmam da öyle. Hayır, yabani değilim, olgun olamayacak…
Listelenecek herhangi bir yazı bulunamadı.
Listelenecek herhangi bir yorum bulunamadı.
Selamlar, sitenizde yazılarımızı yayınlıyor musunuz acaba?
Listelenecek herhangi bir yorum bulunamadı.
