Ayasofya
  1. Anasayfa
  2. Tarih

Ayasofya

Yazan: Cemal ÇELEBİ

0

Ayasofya…

537 yılında inşası tamamlandıktan sonra yaklaşık 900 yıl boyunca dünyanın en büyük ve en görkemli yapısı olarak tarihteki yerini aldı. Ayasofya’nın yapım emrini veren İmparator Justinianus’un, içeri girdiğinde “Süleyman, seni geçtim” dediği rivayet edilir. Bu söz, yapının kaderini de özetler; Ayasofya bir inanç mekânı olduğu kadar bir güç gösterisiydi.

Yüzyıllar boyunca Roma İmparatorluğu’nun kalbi oldu. Dualar burada edildi, isyanlar burada bastırıldı, imparatorlar burada taç giydi. Ayasofya sadece dini bir mekân değil, aynı zamanda bir devlet binasıydı. Halk, Ayasofya’ya manevi olarak o kadar bağlıydı ki şehirde bir rivayet türemişti.

“Konstantinopolis düşecek olursa, halk Ayasofya’ya sığınacak; gökten bir melek inecek, kılıcını halktan birine verecek ve düşmanları şehirden kovacaktı.”

Fatih Sultan Mehmed, 50.000 kişilik ordusuyla surlara dayandığında, korku içindeki halk Ayasofya kehanetiyle güç buluyor, şehrin onlarda kalması için ayinler düzenliyordu. Fakat öyle olmadı. Şehri alan Fatih, Ayasofya’ya girdiğinde büyülenmişti ve yaklaşık 900 yıllık tarihiyle eşi benzeri olmayan bu yapının camiye çevrilmesini emretti.

Osmanlı döneminde Ayasofya onarıldı, güçlendirildi, ayakta tutuldu.

Mimar Sinan, yapının yıkılmaması için payandalar ekledi.Ayasofya bugün hâlâ ayaktaysa, bunun nedeni süsü ya da ihtişamı değil, sağlamlığıdır.

Cumhuriyet döneminde müze oldu.

1935’ten 2020’ye kadar müze olarak ziyaretçilere açıkken, 2020 sonrası hem müze hem de camii olarak ziyaretçilerine hizmet vermeye başladı. Dünya’nın her yerinden milyonlarca turist bu görkemli yapıyı görmeye gelirken maalesef kendi halkımız bu denli değerli bir tarihi eserin önemini henüz kavrayamamıştır. İstanbul’da yaşayıp ziyaretine gitmeyen, gitse de tarihi hakkında bilgi edinmeyen, taş duvarlara bakıp hızlı hızlı yürüyerek bir an önce dışarı çıkan veya sadece ibadetini gerçekleştirip detaylarına inmeyen insanlarla dolu çevremiz. Ayrıca düzenli olarak gidip ziyaret eden biri olarak bitmek bilmeyen tadilatlar sebebiyle henüz inşaat halinde olmayan bir anını görmek nasip olmadı…

Bugün Ayasofya’ya bakan biri aynı anda birden fazla zamanı görür.

Kubbe Bizans’tır.

Minareler Osmanlı’dır.

İstanbul’da birçok yapı vardır.

Ama çok azı bu kadar uzun süre kullanılmış, bu kadar çok değişmiş ve buna rağmen ayakta kalmıştır…

ayasofya

 

Yazılarınızı korsanedebiyati@gmail.com‘a gönderebilirsiniz.

Korsan Edebiyat’ı instagram üzerinden de takip edebilirsiniz.

Haftalık bültenimize ücretsiz abone olup gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

– Ayasofya

Paylaş
İlginizi Çekebilir
sen seri serseri

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir