Uyku
  1. Anasayfa
  2. Öykü
Trendlerdeki Yazı

Uyku

0

Uyku

Sabah daha güneş doğmadan uyanmıştı. Bir süredir uykuya dalmakta zorluk çekiyordu. Uyusa bile gecenin bir yarısı gördüğü kâbusların etkisiyle uyanıp bir daha uyuyamıyordu. Endişelenmeli miydi? Bilmiyordu. Hayatında bir değişiklik olmamıştı. Aynı işte on yıldan fazladır çalışıyordu. En son sevgilisi iki yıl önceydi. Ondan ayrıldığı gece bile ayrılık konuşmasını yaptıktan sonra gelip bebek gibi uyumuştu. “Sorun sende değil bende, sen daha iyilerine layıksın,” demiş ama ne olduğunu anlamadan masada duran su dolu sürahiyi kafasında bulmuştu. Böyle ayrılık mı olurmuş, onunla bunca zaman niye oynamışım, madem evlilik niyetim yokmuş neden bu kadar bekletmişim… Oysa aramızda ciddi konuları hiç konuşmamıştık. Demek ki onda beklenti varmış. Kendisi ise kolayca kurtulabileceğini düşünüyordu. Olmadı, ayrıldık, sorun ne, sorun yok, sadece olmadı. Peki herkes yoluna gitsin o zaman. Bu kadar kolay mı, evet kolay…

Onun için gerçekten kolay olmuştu. Sanki hayatında kimse yokmuş gibi yaşamaya devam etmişti. Ne öncesi ne sonrası, bir kere aklına bile gelmemişti bırak uykularının kaçmasını. Şimdi neden uyuyamıyordu? Hayatını seviyordu. Birçok insana göre iyi durumdaydı. İşi vardı, pek sevdiği söylenemezdi aman canım kim seviyordu ki zaten işini ama maaşı iyiydi. Hele bu şartlarda çok iyiydi. Sıkıntısı yoktu. İşyerindeki arkadaşlarıyla arası iyiydi. Genelde konuştukları konular sınırlıydı ama adı üstünde iş arkadaşı, kalkıp onlara sevgilisiyle ilgili problemleri anlatacak hali yoktu ya. Maçlar, havalar, özlemle beklenen yaz tatili, genelde konuştukları konuları oluşturuyordu.

Ailesiyle görüşmüyordu. Zaten geriye sadece bir tek babası kalmıştı, onunla da arası hiç iyi olmamıştı. Abisini tutardı babası, o gerçek bir erkekti onun gözünde. Geleceği parlak, akıllı, yakışıklı. Büyüyüp babasının kurduğu hanedanlığın başına geçecekti. O ise pısırıktı, fazla duygusaldı, asla gerçek bir erkek olamayacaktı babasına göre. Ta ki o olaya kadar. Hayatlarını alt üst eden o kazaya kadar. Senin suçun diye bağırmıştı babası hastanede. Senin suçun, abin senin yüzünden… O gün babasını son görüşüydü. Birden telefon çaldı. Gecenin sessizliğinde çalan telefondan hep korkardı. Yerinden sıçradı, uzanarak telefonu açtı. Karşı uçta hiç tanımadığı gençten bir kız sesi. Babasının adını söylüyor, ben alt komsunuzum, yeni taşındım sayılır, bir haftadır görmeyince merak ettim, bugün kapıcıyla içeri girince onu yerde bulduk, doktor beyin kanaması dedi, hiç acı çekmemiş. Tamam, dedi buz gibi bir ses tonuyla. Telefonu kapattı. Çok uykusu gelmişti, gözlerindeki ağırlığa dayanamayarak kendini yastığa bıraktı ve ertesi geceye kadar derin bir uykuya daldı. Şimdi uyuyabilirdi artık…

uyku

Yazarın (Zeyno) diğer yazılarına da göz atabilirsiniz.

Korsan Edebiyat’ı instagram üzerinden de takip edebilirsiniz.

Haftalık bültenimize ücretsiz abone olup gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

– Uyku

Paylaş
İlginizi Çekebilir
Farklı Bir Yol

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir