Anasayfa » AyCadısı » Yaban Kuğuları/ Jung CHANG

Yaban Kuğuları/ Jung CHANG

#KitapOkuYorum  

Yazar : Jung CHANG

Sayfa Sayısı : 494

Yayınevi : İnkılap Kitabevi

Çeviri : Mehmet Harmancı

Tür : Roman / Tarih / Otobiyografi

      Güçlü kadınları seviyorum… Hele de üç kuşak birden güçlüyse daha da çok seviyorum.

Geçenlerde bir paylaşım yapmıştım, aranızda hatırlayanlar olacaktır… Yasaklı DEV Romanlar hakkındaydı… Yaban Kuğuları ise ilk sırada yer alıyordu. Hani bayıla bayıla okuduğumuz distopik, ütopik romanlar var ya (1984, Cesur Yeni Dünya desem?), hah işte bu roman da çoktaaan gerçekleşmiş bir distopya buldum, Dostlar!

     Yaban Kuğuları, 1991’de yazılmış.

     Tüm Dünya’da 14 milyondan fazla satmış.

     Çin’de halen yasak.

     Roman; Çin’in, Mao dönemindeki sosyal yaşamına, yaşananlara, Kültür Devrimi’nin insanlar üzerindeki etkilerine bambaşka bir gözle bakma şansı veriyor. İlk elden denilebilecek kadar hayatın içinden, yazarın, annesinin ve anneannesinin hayat hikayeleri ile tarihin muhteşem örgüsü…

     Amerikalı bir tarihçinin 12 milyon olarak belirttiği ölümler, eğitimsiz, gruplaşmış ve bölünmüş bir nesil, açlık ve yoklukla verilen hayatta kalma mücadelesi… Destansı denilebilecek kadar büyük ve gerçek!

     Yazar Jung Chang’un anneannesinin, henüz 15 yaşında iken bir emniyet müdürünün odalığı olması ile başlayan roman, ilk sayfasından itibaren hem Çin’in geçmiş tarihine hem de içinde bulunduğu dönem bilgileri ile başlıyor.

     Anneannesinin dönemi ve yaşananlar ile annesinin doğumu, ardından annesinin yaşadıkları ve büyüyüp komünist partiye katılarak verdiği mücadeleye geçiyor. Annesinin izinden giden Jung Chang, 14 yaşında kızıl muhafızlara katılarak Mao’nun başlattığı Kültür Devrimi karşısında milyonlarla birlikte direnmeye devam etmiş. Kültür Devrimi ile ailesi Mao tarafından hedef gösterilmiş, tüm varlıklarını kaybetmişler ve acımasızca dışlanma ve aşağılanmaya maruz kalmışlar. Onlarla birlikte milyonlarca insan aynı şeyleri yaşamakta ve çok daha kötüsü, halen büyük kısmı açlıktan ölmektedir.

     Bir devrin, bir neslin, bir ailenin yok oluşunu sayfa sayfa okurken, gerçekliğinin altında acı ile ezileceksiniz. Okunması her mana da zor bir kitap. İçerdiği detaylar ve tarihi bilgiler nedeni ile daha çok bir tarih kitabı okuyor gibi hissettirirken, aynı anda işlediği hayat hikayeleri ile kitaba bağlılığı ve akıcılığı çok iyi dengelemiş olduğunu düşünüyorum. Tarihi gerçek hayatlar üzerinden okumayı seviyorsanız bu detaylar kesinlikle sıkıcı gelmeyecektir.

       Henüz okuduğum bu kitabın, içerdiği bilgilerle, her ne kadar edebiyat dışı olarak tanımlansa da oldukça değerli bir eser olduğunu düşünüyorum. En çok korkulan ve en çok yasaklanan kitaplardan biri olması bence gerçekliği ve içerdiği bilgilerle ne kadar değerli olduğunun en önemli göstergelerinden biri.

       Kitabın dili ve anlatımı oldukça akıcı ve anlaşılır. Çoğunlukla isimleri aklımda tutmakta zorlandığımı söyleyebilirim, alışkın olmadığımızdan dolayı olduğunu düşünüyorum. Kitabın girişine aile ağacı konulmuş ki okurken ara ara kim kimdi diye bakabilmek iyi oldu.

     Devamında ise bir kronoloji kısmı var, burada hem yazarın ailesi hem de Çin’i genel olarak görmek mümkün. Bu kısmı, ailenin yaşadıkları ile dönemin olayları ilişkilendirirken oldukça yararlı oluyor. Ve son sayfalarda ise büyük babadan başlayarak aile fotoğraflarına yer verilmiş. Bu fotoğraflara kitaba başlamadan önce mutlaka bir bakın ve okuduktan sonra tekrar bakın. Artık onları tanıyor olduğunuzu hissedeceksiniz. Kitap kapağı aslına sadık kalınarak hazırlanmış ve ben çok sevdim. Üç kadın kahramanımızı bir arada görmek, gerçekten var olduklarını ve bunları yaşadıklarını bilerek okumak çok başka bir duygu. Kitabı elimden her bıraktığımda fotoğraflara tekrar tekrar baktığımı ve yaşadıkları ile onları yan yana koymaya çalıştığımı anımsıyorum. Onlar gerçekten güçlü kadınlarmış…

        Hem tarih okumayı hem gerçek hayatları okumayı sevenler için gerçekten muhteşem bir kitap. Mao döneminde yaşananlar için ise oldukça iyi bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Bu kitabı okumuş olmanın tecrübe ve tarih anlamında bana oldukça katkısı olduğuna inanıyorum. 

        Almanya’nın Hitler’inden sonra, Çin’in Mao’sunu da daha yakından tanımış olduğumu düşünüyorum. Tüm bu yaşananları alıp kendi tarihimizin yanına koyduğumda Atatürk’ün ne kadar büyük bir şans olduğunu her defasında görüyorum. Elinde diktatör olmak gibi, tek lider olmak gibi bir lüks varken onun demokrasiyi getirmiş olması, yönetimi halkına vermesi ne kadar büyük bir şans. Keşke herkes bunun farkına varabilse… Böylesi acılar yaşamamış bir millet olarak kalmak umuduyla…

Yazar Chung Hakkında…

25 Mart 1952 yılında Çin’de doğan İngiliz yazar, şu anda Londra’da yaşamaktadır. Yaban Kuğuları adlı otobiyografisi ile dünya çapında 14 milyondan fazla satış yapmıştır. Son olarak, Çinli lider Mao’nun biyografisi olan “Mao Zedong: Unknow Story” 832 sayfalık kitabı yayınlamıştır. İrlandalı bir tarihçi olan Jon Halliday ile evlidir.

Hakkında Aycadısı

Merhabalar... Aslen Bursalı,İstanbul'da büyüyen,en sonunda da ANNE olabilmek için o koca, şişman,kart kentten arkasına bakmadan İzmir'e göç edip,her bişeye sıfırdan başlayan, cesur bir kocası olan,okuyup yazan,sanatın her haliyle ilgili bir yazma sevdalısıyım...Aynı zamanda da uslanmaz bir Romantik! Ve buradayım.Üretmek,paylaşmak ve fark yaratmak için. Şu an 12 yaşında olan oğlum Deniz'e ve güzeller güzeli tüm çocuklara daha güzel bir Dünya bırakabilmek için... Sevgiyi,saygıyı,hayatı,masumiyetin güzelliğini,sabrın erdemini ,paylaşmanın eşsizliğini soluyabilmek için... Buraya kadar okuduğunuza göre,şimdi birbirimize sarılıp,yüzümüzde kocaman bir gülümseme ile yeni hazineler bulmak için keşfedilmemiş adalara yelken açıp,KORSAN'lığa birlikte devam edebiliriz. Sevgiylekalın!

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*