Bir Cenazeye Ağıt
  1. Anasayfa
  2. Deneme
Trendlerdeki Yazı

Bir Cenazeye Ağıt

1

Bir Cenazeye Ağıt

İçimdeki okyanusa daldım bugün. En derinine inmeyi denedim. Savunmasız bir soluğun beni götürebileceği kadar derine. Üzerine titrediğim güçsüzlüğün tokadıyla ve şapşal bir çocuğun çaresizliğiyle kaldım. Bir başıma… Bacak bacak üstüne atmıştı arsızlık. Tüm gücüyle öfke kusan, zavallı bir andı aslında. Güçsüzlüğünün kanıtı ölümün varlığıydı. Görmediği, görmek istemediği tek gerçek… Tek çıkarı bir suyun başını tutmaktı. Su akıp gidecekti. O sandı ki güçlüydü. O var diye olacaktı her şey. Oysa ona rağmendi akış. Varlığından bağımsız, kuşattığını sandığı her şeyden daha güçlü…

Düşen yapraklara inat, geçip giden insanlarla muamma yaşamın en ince noktasında kaybolup giden şeylerle haşır neşir varlığım; anlamsız kaoslardan sıyrılıp başa dönerken; hiçkimsenin bir önemi kalmıyordu. Issız bir yolda, bir başına dimdik yürüyen gençliğim harabeye dönmüş bir dünyanın varlığını sezip iç çekiyordu. Herkes bir şeydi şu hayatta. Hiçbir şeyi ise kimse sahiplenmedi. Gülüşüme, sessizliğime ve boş vermişliğime kanıp tepeme çıkabileceklerini zannedenler en derinimde saklı olan öfkenin ne denli büyük olduğunu bilmiyordu. Oysa bir an bekliyordu kıyametin kopması için! Çekirdeğin içindeki, usul usul sızıp yanardağın içini eritiyordu. Kimse bilmedi, bilmeden incitti.

Akıp giden su, bir sebep gözetmedi hiç. Zira akışın bir sebebi olması gerekmiyordu. Su nihayetinde okyanusuna kavuşacaktı. Ama insan -canlıların en beteri-, bozdu yolunu suyun. Su kavuşamadı okyanusuna… Anlamını o zaman kavradı, kaybedince… İş işten geçmişti artık. Olan olmuş ve hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. İnsan bir savaşı daha kazanmıştı, bir katliam daha gerçekleşmişti. Sahi hiçbir doğa katliamının ardından cenaze namazı kılındı mı?

İnsanı anlamak için çıkmıştım yola. Çocuktum, gençtim… Güzel bir dünyanın varolabileceğine inandırmıştım kendimi. Oysa gerçekler sinsice yüzleşmeyi bekliyorlarmış. Yüzleştik nihayetinde… Daha kendi dünyamı güzel kılamamışken, koskoca bir dünyayı dizginlemek çocukça bir hayalmiş anladım… Kazanan sizler oldunuz tebrik ederim. Şimdi elimde öfkesi bol bir yanardağım var. Siz onu sıradan bir dağ zannediyor olabilirsiniz. Ama eriyor içi usul usul ve biliyorum patlayacak sonunda…

Bir şeyler oldu ve öldü hatırnaz gençliğim. Bir şeyler oldu ve gömdüm çocukluğumu. Varlığımla acıtacağım bu hayatın sahte yüzlerini. Bilmişlere cahilliklerini, devlere cüceliklerini göstereceğim. Şimdi bacak bacak üstüne atmış arsızlığın, ahkam kesen bilmişliğin, cahil cesaretiyle saldırganlaşan aymazlığın de çekineceği bir yanardağım. Öfkemi hakedenlere kusmak için bir an bekliyorum. Kısacık bir anda tersine dönecek dünyalarının merkezi…

Bir bahçeydi düşlediğim. Huzur saçacaktı dünyaya. Dünya belki de hiç istemedi o huzuru. Hiç hak etmedi. İnsan değerliydi benim dünyamda, dünyanınsa umurunda bile değildi! Güce sahip olmaktı tek konu. Gücü güçsüzün varlığıyla sahiplenmekti! Bu sahte oyun, bu sahte oyuncular bir bahçenin güzelliğini haketmemişlerdi. Bense dünyayı bir bahçeye dönüştürmeyi kafama koymuştum. Olmadı, başaramadım. Bir cenazeye ağıttır bu yazdıklarım. Düşlediğim bahçenin cenazesine! Ama soracağım hesabını! Dedim ya, patlamayı bekleyen bir yanardağım!

İçimdeki okyanusa daldım bugün. En derinine inmeyi denedim. Savunmasız bir soluğun beni götürebileceği kadar derine. En derinde gördüm gerçeği, şaşırdım. Yitip giden her şey dipte beni bekliyormuş. Çok kalamazdım orada, tuttuğum nefes tükeniyordu. Ama kalmak istedim. Yeryüzü içimi acıtıyordu…

Bir Cenazeye Ağıt

Yazarın (KorsanKalem) diğer yazılarına da göz atabilirsiniz.

Korsan Edebiyat’ı instagram üzerinden de takip edebilirsiniz.

Haftalık bültenimize ücretsiz abone olup gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

– Bir Cenazeye Ağıt

Paylaş
İlginizi Çekebilir
Deneme: Yengeç

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (1)

  1. 18 Kasım 2025

    İstifade edilebilecek seviyede bir deneme okudum. Kutluyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir