Çağın Kusuru
Çağın Kusuru Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Tanrınız büyük âmenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız … Turgut UYAR Kaldırımda yükünü…
Çağın Kusuru Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Tanrınız büyük âmenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız … Turgut UYAR Kaldırımda yükünü…
Yazdığınız Yazılardan Sorumlusunuz! Zaman ne çabuk geçiyor. Bir önceki yazının üzerinden neredeyse iki yıl geçmiş. Koca iki yılın muhakemesini yapmak güç. Ama eğrisiyle doğrusuyla yaşamaktayız işte. Yazmaktayız ısrarla… Ekibin bir kısmı…
Yedi Ölümcül Günah! 25 Haziran 2017 /Bayram Gecesi... Dün gece David Fincher imzalı Se7en filmini izledim yine, yeniden. Piyasa şartlarına göre bir yazı değil bu, önceden uyarayım. Hani yazı boyunca…
Pirinç Boğa Gece... Dışarısı zemheri ayaz. Nerede kaldı? Etrafımı saran oda duvarları, birlik olup üzerime geliyorlar. Ulan! Hani siz cansızdınız? Saçma sapan müziklerle dolu televizyon açık. Ses sonda. Yalnızlığımı kapatmaya…
Frambuazlı Pasta Hiç gelmemişti ki gitmiş olsun… Bendeki de avuntuydu işte… Uzun bir aranın ardından görmek yetti mi? Yeni yeni soruyorum bunu kendime dürüstçe bir cevap vermek imkânsız… İki soru…
Yazan: Emrah Akkaş Penceremden giren soğuk havanın etkisiyle uyandım. Uzun yaz aylarında hep açık bırakıyorum penceremi. Sıcaklar uyutmuyor. Sadece sıcaklar mı uyutmuyor insanı? Artık mevsim değişiyor, sonbahar geliyor. Mis gibi serin…
köklerimiz Mutfak penceresinden görünen sadece yandaki evin duvarıydı. Gökyüzüne bakabileceğiniz türden bir pencere değildi. Zaten çoğu zaman içerde pişen yemeklerin buharıyla gölgelenirdi şeffaflığı. Pek de tatsız olurdu o mutfakta pişen…
Güvercinini bekleyen Benim parantez içine mahsur kalmış cümlelerim var. Boğazının düğümünden haykıramayan sessiz harflerim var. Öznesini gizleyen cümlelerim var Ne zaman yumuşayacağını bilen harflerim var. Kendi sorup, cevabını kendinde bulan…
Mucize Hayat Dört buçuktan beş olamayanların yeşerip kuruyan hayallerini, gecenin ilerleyen saatlerine dek çalışıp didinenlerin karşılıksız emeklerini ve sessiz yığınların umutsuz bakışlarını gördüm. Aralarındaydım. Ben de onlardandım. Koşullar ne olursa…
Gülüşüne Hasretliğimiz Bir umutsuzluk mikrobu dönüp dolaşıp, tam esnemek için ağzımı açtığım anda ciğerlerime doğru yol alıyor. Sonra, bulaşıklar birikiyor lavaboda. Perdeler hiç oynamıyor. İki gün boyunca karanlık ve havasız…
Ölüm Gibi Bir Şey O gece ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi aslında ölebilirdi. Bu satırları yazdı defterine, sonra kapattı. Başka hiçbir yazı yoktu; ne bir satır karalama…
Yıkılmış Bir Ev Gibiyim Suskun, uzun ve bilinmeyene doğru akıp giden bir yol… Benim yolum, bizim yolumuz… Hiç bilmediğim bir coğrafyada, hiç bilinmemiş ya da unutulmuş bir felaket… Adımlarım tedirgin,…