Yaşam
Yaşam Sesimi şiire süren yolcu sesim ürkek sürgünde gölgem ve hâlâ öldürüyorlar beni kurulan tezgahlar sayısız ben kimim burada bu gece konuşmalarında Delilik ve korku renksiz evlerin tuğlaları gibi aralıksız…
Yaşam Sesimi şiire süren yolcu sesim ürkek sürgünde gölgem ve hâlâ öldürüyorlar beni kurulan tezgahlar sayısız ben kimim burada bu gece konuşmalarında Delilik ve korku renksiz evlerin tuğlaları gibi aralıksız…
Kaybolma sesinde bir adam “Kaybolma" diyordu “kaybolma” sesinde bir adam... hangi ölüm doğaldı ki sevgilim beni yakmayacaklar! Bir bardak su dökersin toprağıma. bul ve konuş benimle Bak bileklerini kesiyor şiir…
Toprakta ve Suda Nerden geçsem aklımın bir yerinde sayısız taslaklar... Ve gün akşama geçiyor, yorgun bileklerim. Şiirler... Yüreğimi mühürleyen bir mülteci alabora ediyor sözlüğümü. Kendi içinde biriyle yalnızlığını avutan bir…
Karbon Dengesini bir türlü bulamayan bir dünya elimde titreyen su bardağı yere düşürsem gök gürler mi dostum? Dünya boktan bir yer zaman, kemiriyor cümleleri biz yazdıkça topuğumda diken kurşun kadar…
Kısır Gölge Çıkamıyoruz içimizdeki çokluğun içinden o kadar çok; çıkamıyoruz dağınık içimizdeki işçilerin yürüyüşü ve usulden bir şarkı, çalışıyoruz öylesine anlamaya belki Rengini bilmeyen yasaklı bir sürgün herkesten gizli gece…
Kırılan Kemikler Buradayım hiçbir yere talip değilim sevişmeyi unutuyorum sevmeyi hatırlamıyorum hiç bilmediğiniz bir yerde hiç bilemediğim bir yerde... soyut bir bitki hangi toprakta yer edinir kendine? beni neden anlamadınız…
İhtimal Mutsuz bir çağın göbeğinde çıldırmış bir coğrafya iflah olmaz iyilik; ölümü yazıyor kağıtlara içimin mahlukatı dört başı rezalet uğurluyorum mırıltılarla Üstesinden gelebilir miyim çapalasam çatallanan bahçeyi cesedi uluorta bir…
Kızılderili Morgda kaydını tutuyorum kelimelerin... sonra fenerle geçiyorum en korktuğum sokağı hangisiyim? kimin gözleri bu? içimde kan kalesi kim çözecek kanın ördüğü kan kırmızı düğümleri? Ordalar biliyorum evet evet ordalar...…
Martıları Sevmek İçin Yankılanan bir şafağın ardında göçebeliğim kışa kilitlenmiş zaman yüzümün derinlerinde; her uyanışım bir çocuk her uyanışım bir sabah Yandı gözlerim; yaşam; ölümün bir deneyiydi iklimini değiştirdi sözlerim…
Kürekler Nefesinin şahadetinde uyanıyor bahçenin güzelliği çiçekler şarkı söylüyor zarif dallarında zulamda çaresiz isteklerimi haykırırken Kendi içinde sarılı bir boşlukta en vahşi ulumaları işitiyor kulaklarım en güzel çiçeklerin bıçaklanışını izliyorum…
Her Çocuk Gibi Göğünü kazıdım içimdeki ülkelerin karmaşasında suskun, darmadağın sözlüğüme yazdım irkildim kelimelerin odasında kırdım çay bardaklarını öfkeden sonra bir çay koydum yoldaşlık etsin diye sigarama gövdemin harmanı yandı…
Aritmetik Hata Saydam bir melankoli geziniyor saçlarımda ölümü yuvalayan şiirler yazıyor parmaklarım tanıdık geliyor bana bu çocuk kanımın tadı pasajlarda sayısız parçacıklar halinde dağılıyor hücrelerim karadan bir deliğin boşluğuna Seni nerden…