Opera
  1. Anasayfa
  2. Öykü
Trendlerdeki Yazı

Opera

0

Opera

İlk ne zaman başlamıştı belirtiler? Berlin’deki konser öncesi mi yoksa Avusturya mıydı? Artık gerçekle hayali karıştırıyorum. Hastanenin bahçesinden bir o yana bir bu yana yürüyen insanlara bakıyorum. Bense buradayım, bu odada. Bu soğuk pis kokan hastane odasında. Hangi  ülkede, hangi şehirde olduğumun bir önemi yok. Bütün hastaneler birbirine benziyor. Hepsinde aynı koku, aynı soğukluk, aynı suratsızlık, aynı ümitsizlik. İnsanlar geliyor, insanlar gidiyor, kadınlar, gençler, erkekler… Bense yerimden kıpırdayamıyorum. Ersin bana böyle demişti giderken; “sen hiçbir şeyi bitiremiyorsun, ne gidebiliyorsun ne de kalabiliyorsun, ben gidiyorum!” Tam bir çocuk gibi bencil olmakla suçlamıştı beni. Sanki her ilişkisinde anne arayan o değilmiş gibi! Ona yeterince annelik yapmadığım için mi terk etmişti beni? O, sahnedeki kadına aşıktı aslında. Evde pijama terlikle gezen kadına değil…

Geleceğin en parlak opera sanatçısı, üstelik daha on sekiz yaşında böyle bir yetenek muazzam. Dünyayı açılacak bir yetenek. Hemşire geliyor odaya, ondan tarafa bakmıyorum. Rutin kontroller. Günde en az üç defa uğruyor. Hep aynı soğuk, suratsız, mutsuz ifade yüzünde. Konuşmam yasak olduğu için soramıyorum neden bu kadar mutsuz. Bazı günler durup uzun uzadıya yüzüme bakıyor, tam konuşacağı sırada arkasını dönüp gidiyor. 

O odada dolaşırken kafamı camdan yana çevirip bahçeyi izlemeye başlıyorum. Sis var bügün. Dağlar sislerin ardında kaybolmuş. Aşağıdaki insanların benden haberleri bile yok. 

“Ziyaretçiniz var,” bana mı dedi ilk başta anlayamıyorum. Şaşırıyorum, kim gelir ki buraya? Yanıma yaklaşıp yatakta doğrultuyor beni, oysa vücudumu hareket ettirmek için ona ihtiyacım yok. Vücudum sağlam, hasta olan, belki de artık hiç iyileşemeyecek olan sesim. Pijamamın yakalarını düzeltiyor, saçıma dokunup anında elini geri çekiyor. Bu soğukluk, bu yabancılık oysa alışmış olmam lazımdı ama alışamıyorum. Kapıyı açıp gidiyor tek kelime bile etmeden. 

Beş dakika geçmeden bütün canlılığıyla o giriyor odaya. Bense içi boş bir kabuk gibi duruyorum. O yaşıyor, ben ölüyüm, o hayatta ben arafta, o canlı ben cansız, o kim olduğunu biliyor ben bilmiyorum. Şen şakrak sesi odayı dolduruyor. Konuşamıyorum, operasyon sonrası daha konuşmam yasak, dinlenmem lazım. Susuyorum hep olduğu gibi o konuşuyor, ben susuyorum. Ben hep susarım. Sadece sahnede gerçekten kendim olabilirim. Mabedim, sığınağım sahne, ben onsuz ne yapacağım? İçimden ağlamak geliyor ama onun yanında olmaz, gözyaşlarımı tutup içime salıyorum. 

“Bunu da atlatırsın, sen neleri atlatmadın ki, tanıdığım en güçlü kadınsın.” Bunu da atlatırız yok, atlatırsın var. İkinci tekil şahsa geçmiş bile! Oysa şimdiye kadar hep birinci çoğul şahıstık… O da biliyor bunu beraber atlatamayacağımızı, iki kişilik yolculuğumuzun sonuna geldiğimizi…

Susmuyor, devamlı konuşuyor, sanki sussa aramızdaki o yoğun sessizlik bizi yutacak. Yatağımın ucuna oturuyor, elimi uzatsam dokunabileceğim mesafede ama dokunamıyorum. O da dokunmuyor. Bu kadar uzağız artık demek. Bana dokunsun istiyorum ama yapmıyor. Aniden aklına yapması gereken çok önemli bir iş gelmiş de unutmuş gibi yapıp ayağa fırlıyor. 

“Sana bunu getirdim ” Elindeki CD’ye bakıyorum. Üstünde adım var. Derin Sönmez / Carmen. Yüzüme bakmıyor gözü ayakkabılarında. Ben de onlara bakıyorum. Yeşil, kırmızı çizgileri olan siyah rugan ayakkabılar. 

“Tepkiler çok güzel, sen iyileş sonrasında kon..” cümlenin devamını getiremiyor. Geldiğinden beri ilk defa susuyor, susuyoruz.

“Ben şimdi gideyim, tekrar gelirim.” Veda etmeden gidiyor, bir daha gelmeyecek biliyorum. Umutsuz bir vakayım artık. CD’ye bakıyorum. O kadın kim, ben miyim, görmek istemiyorum. Duvara fırlatıyorum. Gözyaşlarım artık akabilir ama akmıyor. Onlar bile beni terk etmiş…

Opera

Yazarın (Zeyno) diğer yazılarına da göz atabilirsiniz.
KorsanEdebiyat’ı instagram üzerinden de takip edebilirsiniz.
Haftalık bültenimize ücretsiz abone olup gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

– Opera

Paylaş
İlginizi Çekebilir
Doğum Günü Mumu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir