Anasayfa » Edebiyat

Edebiyat

Asansör

Asansör

Birkaç haftalık kendimden kaçışın ardından yine en başa dönmüştüm; evime. Dış kapıyı açmak için cebimden anahtarı çıkarıp kilide taktım ve yavaşça çevirdim. Yerine oturmasının ardından soğuk metalin tıkırtısıyla mekanizma döndü ve kapı açıldı. Kafamın içinde çalan kemanın sona götüren sesi durmak bilmiyordu. Adam kapıdan girer, müzik izleyiciyi olaya hazırlar, adam merdivenlerden çıkar ve o alışılmış sahnelerden birinin karşısında şaşkınlığını gizleyemez; ...

Devamını Oku »

Burçak Tekin – Serseri orospunun şiirleri III — hadi hadi serseri. saat yedi oldu. git.

Burçak Tekin

kahveni de iç hayatım, hadi baştan başlıyoruz. uçuyoruz ki içiyoruz; bunlar onların karın ağrıları. hadi bakalııım. sen şehri terkediyo’sun. sırtında bir şehirle sonra geri dönüyo’sun, hay allah. bir kapıda beliriyoruz; ben içerdeyim, sen dışarda. parıldayıp devriliyor gözlerimiz; süzülüyor pınarlarımızda. kalp çarpın(tısı) ve kürek kemiklerin… sırtında kanat seslerin. kollarının altında kollarım. boynunu öpüyorum; dudaklarım serinliyor. ellerimi tutuyorsun; bacaklarım sendeliyor. içimde bir ...

Devamını Oku »

Neden Başlamadım?

kelimeler

Hayatta, alışılagelmişin dışında bir fobim var: “Kendimi yanlış ifade etmek.” Öyle ki; bu korkum yüzünden bitmek tükenmek bilmeyen üniversite hayatım boyunca, havadan puan alabileceğim sunumlardan arkamdan atlı kovalarcasına kaçtım veya gereğinden fazla sözlü ifade kullanımı ve tartışma gerektiren derslerde ölü taklidi yaparak kendimi kurtarmaya (!) çalıştım. Aman sakın sesim çıkmasın! Ya ağzımdan yanlış bir kelime çıkarsa? Ya zaten tavrımla yeterince ...

Devamını Oku »

Konuk Şair Mustafa Aslan – Yaşam Kırıntıları

Yaşam Kırıntıları

Hava sisli, güneş ışığı düşmüyor şehre, Deniz fenerleri gemilere yol göstermekle meşgul. Deniz dövüyor dalga kıranları…   İskeledeki balıkçılar; Yüzlerinde yorgunluk, umut, telaş kırıntısı…   Bir şarkı mırıldanıyorum, Sessizliğe yenik düşüyor kelimeler.   Güneş kıskançlık edip göstermiyor yüzünü, Üşüyorum… Çocukluk avuntuları düşüyor aklıma, Masal kitapları, oyuncaklarım… Hepsi anlamsız yer etmiş zihnimde.

Devamını Oku »

Konuk Şair Sine Elif Arıkan – Acı Dolu Bir Ağıt

Acı Dolu Bir Ağıt

Bir kelime demek haksızlık olurdu sana Sen olduğun gibi Öylece bir şiir olmalıydın     Ulen kelimesini ben ilk senden öğrendim İlk kez senden duyunca bu kadar hoş geldi bir sözcük Unutulmuş yaftalanmış bir kelime gibi Ama ne kadar güzel söyledin Ulen! Ben şimdi bir yerlerde birilerine Ulen diyorum… Senin gibi… Bir sözcükle bir insanı yaşatmaya çalıştınız mı siz hiç? ...

Devamını Oku »

heyyyyyyy ışık açıldı neredesiniz

ışık açıldı

lav edildim ey inanılmaz çiçek sana sahanda şiir yazdım hiç kullanılmamış dudaklarımdan ıslak ve üzerine yağmuru diktim paçalarından yıldız kayacak     pişman oldum kapağı açık unutulmuş gökyüzünün yüzüne bir günaydın tükürdüm, bir kokonanın takma tırnaklarıyla atar damarıma atar yaptım, bak ne güzel ölüyorum yüksek sesli, tir tir düşüyorum kırdım dizimi oturdum düşüme bak ne garip uyudum diyafonda horlamalarım hep ...

Devamını Oku »

Kovadaki Balık

balıkcık

“Beni bu tatlı uykumdan uyandıran deprem müsveddesini asla unutmayacağım. Heeeey biri gökyüzünü kapatmış; söyleyin çekilsinler oradan, orası benimdi. Benim kalacak, ne istiyorsunuz benim okyanusumdan, denizimden suyumdan,” diye kendi kendine söylenirken birden bir gürültü daha koptu. Az daha intiharın eşiğine gelmiş üstelik çok da korkmuştu. “Ben sanıyordum ki intihar kendi kendine yapılan bir şey fakat pek ala başkası da intiharınıza gönül ...

Devamını Oku »

Kahırdan Kıssa

Kahırdan Kıssa

Bir şeyler kimon Bir şeyler ters gidiyor Buna mâni olamamak Çocuk telaşından öte değildir   Kahretsin O şairler hep sevdi O şairler sadece sevdi Ve onlar aptaldı Ne şiirlerin cesedi kaldı masada Ne sayfalar topraktı Ne kalemler intihara susadı Kahretsin   Bir şeyler değişmeli kimon Kaldırım taşlarının rengi Ya da şu güneşin saçakları Kahretsin Bir şeyler değişmeli

Devamını Oku »

Konuk Yazar Mustafa Aslan – Kızıl Nehir’in Yaban Domuzları

Kızıl Nehir’in Yaban Domuzları

Dayanılmaz bir baş ağrısıyla, kolumdaki ve vücudumdaki sargılarla uyanmıştım. Uyanır uyanmaz gözlerimi karşı duvarda asılı duran saate diktim. Saat 12:00’yi çoktan geçmişti. Başımın üzerinde bir serum şişesi asılı duruyordu. Kolumdaki iğne yeri ise iyice siyaha dönmüştü. Sorgulayan gözlerle etrafa göz gezdirmeye başladım. İçeriyi, perdeleri açık küçük bir pencereden giren güneş ışığı aydınlatıyordu. Duvarda asılı duran fi tarihinden kalma saatin altında ...

Devamını Oku »

Konuk Yazar Mrs Cherry – Toprakta ve Suda

Toprakta ve Suda

Nerden geçsem aklımın bir yerinde sayısız taslaklar… Ve gün akşama geçiyor, yorgun bileklerim. Şiirler… Yüreğimi mühürleyen bir mülteci alabora ediyor sözlüğümü. Kendi içinde biriyle yalnızlığını avutan bir çocuk; “Ölümü sezince,” diyor “tarih olur bellekle zaman.” Zaman kısır sevgilerde! Dostum; içimizde biraz yağmur ve yaşadığımız o adsızlığın resimleri ve bak gök sallanıp duruyor bulutlarla. Ama gök… Yine de yaşamalıyız dostum; tıkır ...

Devamını Oku »