Son Haberler
Anasayfa » Edebiyat

Edebiyat

Sıradan Günün Güncesi – 2

fasulye

Dolaba kaldırmıştım zaten bamyayı. Ohh, dedim arabayı çalıştırırken. Şimdi bağırtı, çağırtı istemiyorum ya eve gidince. Kızıma ve kocama sarılıp minik, çekirdek ailemle alakasız balık ve bamya ikilisini kare tabaklarımıza yerleştirmek istiyorum. Salata ortada. Beyaz sos altında, göbek salata, bir köşede domates dilimleri, öbür köşede avokado, diğerinde kırmızı biber ve öbüründe de mor lahana. Huzurla yenen akşam yemeğini birkaç hikâye kitabı ...

Devamını Oku »

Yola Çık

Yola Çık

Yazan: Nazlıcan KILINÇ Kendimi tanımak için yola çıktığım zamanlarda, bana yol arkadaşlığı yapan bir yazar oldu. Oruç Aruoba. İlk okuduğum kitabı ise “Hani”. Hadi bir yer paylaşayım kitaptan: “Kendin olmayı yeniden öğrenmen gerek -yıllar yılı unuttun onu yalnızca: Bunu da “koşullar”a, “hayatın akışı”na, “sorumlulukların”a falan bağlamaya kalkışma -bahane bulmağa çalışma: Sendin, sendeki asıl senin anlamını önemini, değerini göz ardı eden: ...

Devamını Oku »

Sadece izledim

Sadece izledim

Ben dünyaya tozlu bir pencerenin arkasından baktım Desenlerinde boğulduğum o perdeyi açmadan baktım Benim baktığım yerden siz görünmüyordunuz Karşımda taş kalpli sallanan binalar var Aramızda geçilmez hendekler var Ben istedim deveye hendek atlatmalar Benim de düşlerimde develer pire oldu boğuldu Ben de hep dünyayı o pencereden izledim

Devamını Oku »

Günlük Kırıntıları; Cennet, Araf, Cehennem

günlük kırıntıları

Yazan: Mustafa Aslan 13 Ekim 1984 Son bir aydır süren mide bulantıları ve halsizlik şikayetiyle bugün Ruth Anderson’ın kliniğine gittim. Bana hastalığımın ilerlemiş verem olduğunu, kemoterapi tedavisi görmem gerektiğini söyledi. Tedaviyle ancak iki sene kadar ömrüm uzatılabilirmiş. Öleceğim belliydi. Tedavi görmeyi reddettim. Eve dönerken bir mürekkepli kalem satın aldım. Sanırım artık tek ihtiyacım olan bu. Bugünden itibaren ölünceye kadar yaşamımın ...

Devamını Oku »

Sıradan Günün Güncesi – 1

bamya

Evin işi bitmiyor derdi de annem inanmazdım. Çünkü o yapsa da yapmasa da o ev bana hep aynı gelirdi. Televizyon sehpası kapının girişinde solda. Üstünde 57 ekran ve danteli. Sehpanın camlı bölümünde annemin çeyizinden fincanlar. Fincanın birinin içinde bir kutu kürdan. Bütün nostaljinin içine edercesine… Koltukla televizyon sehpasının arasında dörtlü sehpa takımı. Üstünde bir sürahi ve bir su bardağı. Evet. ...

Devamını Oku »

De(me)diğim Gibi

De(me)diğim Gibi

Olacağı varmış Nihayet, yıldızlar ayağıma düştü Gece beni ensemden öperken Öfkemin dilini kestim Masum değilim, suçlu da Olacağı varmış Bazı şeyler sadece olur Yağmurların Dünya’yı parçalamaz Fakat seni de sağ bıraktığına şahit olmadım Çiçekleri koklamaktan öteye gidemedim Gökyüzüne bakmaktan Ve siyahın renk olmadığına inanmaktan öte Hiçbir yola sapmadım Zaten Yolsuzluktu başımda taç Ve başımdaki bu zenginlikle ben Refah fakiriydim Diyetini ...

Devamını Oku »

Ölmedim Reis

Ölmedim Reis

Hep suçluyuz. Gürültüden başka bir şey değil artık adımlarımız. Senin adımların aniden gelen ve birden sönen sesler verir kulağa… Çınlar buram buram. Kanmaya hazırmış yürek. Hazırmış. Sabah oluyor. Aydınlanıyor içi sönmeyenlere. Ben rüzgârlıyım bu aralar. Rüzgâr üşür mü hiç? Benim ellerim titriyor. Kadın kesiyor kadının kellesini. Sussaydım bilmeyecektim. Konuştum paramparça her şey. Bir tüy tanesi gibi ellerim, nereye dokunsam çığlıklar ...

Devamını Oku »

Gittim

Gittim

Gittim çoktan, aza geldim. Herkesten kaçarcasına, kendi koynuma sarıldım. alamazsın buradan. Döndüm sağıma, fakat solum. Çoktan ateşler yandı, ateşler çoktan. Azda boğulmak mı? Bazen gitmek gerek, kalabilmek için “şiir” ve fark etmek gerek, kalbinin gürültüsünü. Ben gittim, çoktan.

Devamını Oku »

Sıcak Göç

Sığmaz bu koridora gülüşler Duvarlar da emeklemeyi öğrendiyse Vay haline huzurun   Dik durmaya başladım artık Takındığım bu tavır Omurgamın harcı değil Daha sağlam dayanağım var dik durmaya Daha siyah, daha berrak   Seksen milyon nüfus insan On milyonu yaşıyorsa ne âlâ   Üç yüz altmış beş gün ve altı saat Altı saatinde oturup düşündünüz Bu sırada pişmanlığa dilinizle değdiniz ...

Devamını Oku »

Halide Edib’in HANDAN’ı…

HALİDE EDİB ADIVAR

HANDAN / HALİDE EDİB ADIVAR  ( 1884 – 1964 ) Çağdaş Türk Edebiyatı’nda, belki de hakkında en çok konuşulan, tartışılan, eleştirilen hatta yerilen romancılardan biriyle selamlıyorum sizi. Birbirinden keskin sıfatları, askeri rütbesi, sivri çıkışları, siyasi eleştirileri, dik duruşu, feminist söylemleri, keskin durum analizleri ve elbette fedakarlıklarıyla benim için çok büyük bir yazar olan; Halide Edib ile… Onun hakkında bildiğiniz/duyduğunuz her ...

Devamını Oku »