korsan kalem korsan medya alanya Edebiyat Arşivleri - Korsan Edebiyat
Son Haberler
Anasayfa » Edebiyat

Edebiyat

Kömür Bebeğime

Kömür Bebeğime

“Bunu yapan insan olamaz!” denilen her olayda, “Bunu” yapan insandı. Toplu mezarlarda yatan onlarca, yüzlerce sönmüş hikâyeyi oraya insanlar koydu. Bunu yapan insandı. Büyük gemilerle, ipek gömleklerle, gümüş takılarla, barut ve silahlarla girildi “siyah adamın” yurduna. Girildi, talan edildi. Köleleştirildi, aşağılandı. Farklılıklar yanlış anlaşıldı. Farklılıklar sadece farklılıktı, beyaz adam bunu üstünlük meselesi haline getirdi. Benden üstün yahut alçak olmayan siyah ...

Devamını Oku »

Konuk Yazar Emre Akkol – Tek Kurşun Dört Ölüm

tek kurşun dört ölüm

Okan gözlerini araladı hafiften. Sonra tekrar kapattı. Alarm çalmamıştı hâlâ. Zaten bu yüzden aralamıştı gözlerini. Yatakta tembellik yapmak için ne kadar zamanı vardı, onu öğrenmek istemişti. Ama gözlerini araladığında gördüğü sadece kendisine dehşetle bakan bir çift gözdü. Bir çift göz… Gözlerini tekrar açtı ve korkuyla fırladı yerinden. “Sen kimsin?” Yataktaki diğer adam da kalktı yerinden hızla. “Asıl sen kimsin?” Okan ...

Devamını Oku »

Konuk Şair mrs cherry – Hüsnagrofya (69)

hüsnografya

Nefesi karanfil kokuyor yüksek ateşte kavrulmuş düşlerimin ve bütün boşluklarım seviyor, yaralanmış hayaletlerini içinin 41’inde bir çocuk; “batırıyor gülüşlerini” parkların aynasında gezinen başka bir çocuğun şiirinde Dostum; üşüdü şarkılar üşüdükçe sustu şiir sesli çocuklar çocuklar, çocuklar dostum; kıyılara çekildi bahçesinden koparılmış çiçekler gibi ne zamandı? neresiydi? kimdi? kendimizi böyle ıpıssız bırakan

Devamını Oku »

Beth

Beth

BİZ AŞKI MASUM YAŞADIK Ve ben hâlâ aşkı masum yaşıyorum… Dora’mı sizlerle paylaştığımda babama inat bir Ermeni, bir de Rum sevgilim olduğundan, sizlere onları da anlatacağımdan söz etmiştim. Benim ona seslenişimle “Beth” yani Elizabeth… Dora ile beraber olamayacağımızı iyice anlamıştım artık. Hatırlayacağınız gibi babaannesinin baskısına dayanamayan aile Türkiye’yi terk etmişti, yani zorunlu bir ayrılıktı bu. Daha Dora’yı unutamamışken, ertesi yaz ...

Devamını Oku »

Ayna Ayna Söyle Bana

Ayna Ayna Söyle Bana

Yatak odasına hızlıca girince fark ettim. Durdum öyle karşımda. Bakıştık. Nasılsın, dedim. Ciddi ciddi sesli sordum. Baktı ama cevap vermedi. Kaşlarımdan biri diğerinden farklı. Türkiye’de hep aynı kuaföre giderdim. İkisi de aynı olurdu. Burada her defasında başka birini deniyorum. Daha iyisini bulana kadar her bir kaşımın başkasına ait olma hissini yaşayacağımdan eminim. Altında iki tane hurma kahvesi. Buruşmuş gibi değil ...

Devamını Oku »

Feridun Andaç/Genç Meslektaşıma Mektuplar: (33)

Ahlat Ağacı

ARI KOVANI  OLABİLMEK!  İzmir, 02 Haziran 2018 Sevgili Kalemdaşım, Bugün, buradan size yazmak ağır gelecek sanki! Nedenini az çok kestirebiliyorsunuz… Biraz önce Alsancak’taki sinemadan çıktım. Nuri Bilge Ceylan’ın “Ahlat Ağacı” filmini izledim.          Filmin bendeki yansılarını/izlerini birileriyle konuşmam gerekiyordu. İzlerken notlar almıştım gerçi. Etkilendiğiniz bir şey üzerine hemen yazmak yerine birileriyle konuşmayı seçmeniz daha doğru. Hem o etki ...

Devamını Oku »

Kavuşamayan Sadece Trenler Değildir

Kavuşamayan Sadece Trenler Değildir

Birbirine zıt yöne gidip, gittikçe uzaklaşan iki tren Ne zaman kavuşur tam olarak? Dünyanın altüst olması mı gerekir? Ya da sadece onların dünyalarının altüst olması yeterli midir? Hiç kavuşamayacaklarını bildikleri halde birbirlerinin ardından bakmaları da bir işe yaramaz üstelik. Mesafeler gittikçe çoğalırken, ve birbirlerini artık göremez olduklarında Sevmemiş, unutmuş gibi yapabilmek mümkün müdür? Yaşanan onca şeye rağmen, Uzaklaşır iki tren, ...

Devamını Oku »

Çalkantı

Çalkantı

rastgele çekip giden tanrısal yağmurlar düşünemedi olanı ve olmayanı kimsesizlerin kuru dişlerini ıslatamadı durduramadı yeryüzünün isyankâr sarsıntısını nicedir bu sarsıntılarımız geçmez   damarlarımızda gezen o siyah kanın sahibiydi terazinin başındaki ağır düşünceler tüm iç çekmelerin huzursuzluğu bizlerin göğsüne birer ağ örmüştü   içimde ki çok dalgalı duygular ağlar belki kimsesiz sonbaharda belki İnsanların sevişmelerini kıskanır belki de sadece susar duygularım ...

Devamını Oku »

Nietzsche Ağladığında / Irvin D. YALOM

Nietzsche Ağladığında / Irvin D. YALOM

♠️ “Ölümün ağzımdaki tadı bana hem bir yön çizdi hem de cesaret verdi. En önemlisi bana kendim olma cesaretini verdi. Ben bir profesör müyüm? Filolog muyum? Filozof muyum? Kimin umurunda?” ♠️ Başa Not: Bu yorumu epey zaman önce yazmıştım Dostlar. Üyesi olduğum bir kitap okuma gurubundan, birkaç genç arkadaşım, büyük bir merakla, Nietzsche hakkında yazıyor ve sorular soruyorlardı. Ben de antika ...

Devamını Oku »

Yıldızlı Atlas’a Güzelleme

Yıldızlı Atlas

  Derler ki denizler dökülmesin diye atlaslar duvara asılmazmış. Uçmak mı güzel yoksa konmak mı bilinmeyen diyarlarda, her çocuğun kalbinden daha büyük bir çocuğa sır olduğu büyükler varmış. O sırlar ki göğe üflenen kelimeler kadar ağır, buluta boğumlar takan hatıralar kadar içliymiş. *** Yanlış adrese gönderdiği mektupları biriktirdiğini 30 yaşından bir sene daha geçtikten sonra anlıyor insan. Sırları kelimelerin kalbine ...

Devamını Oku »

izmit edebiyat konya edebiyat kocaeli iir adana resim sakarya sanat