içimden nefi idi(n)m
içimden nefi idi(n)m bir dakika dinler misin ? anlamadığın dilden ve ilden , tuhaflıklar komedyası bu sevgisi kolaçan şiddeti müze, yağmuru çöle kaçmış ölmesi yüz bin kere ve nefes alması…
içimden nefi idi(n)m bir dakika dinler misin ? anlamadığın dilden ve ilden , tuhaflıklar komedyası bu sevgisi kolaçan şiddeti müze, yağmuru çöle kaçmış ölmesi yüz bin kere ve nefes alması…
kaça bu şair soğuk ve şehirler arası otobüslerde fark ettim nasıl bir banka reklamı şairi olduğumu, hesabıma yatan bol sıfırlı sevdalarımı şiir diye yutturduğumu… sonra aldım kalemimi bataklığın elinden…
kırsal sevişim benim, kentsel dövüşüm senin üzerine çay döktüm şiirinin üzerine çay döktüm, yer çekimine yenik düştü nefesim intiharlarım güldü kendine.. projemin üstüne çay döktüm, kentsel dövüşüm benim, kırsal sevişim,…
melodia derime sıkıştırdığım dürbünlü silahım ile röntgenliyorum mutlu anlarını, kıskanç bir mermi namlunun dudaklarını nasıl da çatlatıyor ama hasetle değil tehlikeli bir hasretle… işte sıvışıyorum gözyaşlarımın radarından, emniyet şeridinde…
depresyon yağmuru yağmurun bize antidepresan attığını söyleyebilirim sana, seni düşünmek korkunç bir kaza bir kasırga bu kazada mal benim ve can kaybı yok eğer ruhlarımızı saymazsak ... en çok…
kaç şiirlik canın kaldı kaç günaydın dedim sana gecenin sırtından, gecenin sırtında bir ışık yarası senin başkasına gülümsemene benziyor.. stetoskopla adımlarını dinliyorum yangın merdivenlerinden kalbime indireceksin sonunda kendini, belki üç…
şiirde karbonat erol karbonat iktidar erol kafasında halk ses kaydında posta gazetesi şiirleri size müstahak, hak mı hah hah hah size bir kuru ekmek bir minare bir bayrak , atom…
Ölüm Gibi Bir Şey O gece ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi aslında ölebilirdi. Bu satırları yazdı defterine, sonra kapattı. Başka hiçbir yazı yoktu; ne bir satır karalama…
deney şairi içime sızamazsınız sayın bayan kafatasımdan sek içseniz de şarabımı sızamazsınız kanepeme orası benim yerim yalnızlığımı paylaştığım tek yerim kanserim... içimdeki kanserin yemi çocuksuzluk olamaz ben baba olamam baba…
içimdeki majör salondayım gözümü bir açtım karlı dağlar geçiyor “kalk abi geldik” diyor, cehennemin dibine burada çıkmazına tutulmuş sokaklar var sadece sabahları detone olan kargalar arkadan şoförüne uzatılmış umutlar var…
fare kapanında her gün aynı kahvaltı ("çok üzgün bir gezegenim") gel gezelim seninle seninle gezelim şöyle odamdan çıkıp odam küçüktür ve fareye aittir koridorum çok uzundur ama sana bir adam…
okul müdürü ile evli bir ilham perisi elini tutacaktı, eli terledi ve mürekkeplendi elinde ilkokuldan kalma fişleri ile yazdı şiirleri ilham perisi ama okul müdürü ile evli şiire devam ettim…