Anasayfa » Edebiyat » Konuk Şair Burçak Tekin – sen seri serseri
sen seri serseri

Konuk Şair Burçak Tekin – sen seri serseri

çın..çın..çın..çın.. knock..knock..knock..knock.. 

çın..çın..çın..çın.. knock..knock..knock..knock..

çın..çın..çın..çın.. knock..knock..knock..knock.. 

çın..çın..çın..çın.. knock..knock.. dzztttttttttttttt..

 

anlaşılmaz ifadelerle yüklü anlatımsız cümleler, damıtımsız kahkahalar ve yalıtımsız vesveselerdir bunlar;

dayanılmazdır görmelere ve duymalaradır doyulmaz. 

vursunlar dizlerinden, vursunlar hayalarından. 

kristalize bir yoksunluktur bu yolculuk, içimde bir hissizliktir.

bu ne belirsizliktir bu.

bi’ sessizliiiik…………………………………………………………………………… 

bi’ sonsuzluk sende. sönmüşsün, ama yanarsın içimde.

 

kulak deliklerimin arasında dur, kulaklarımı ellerinle kapat sen.

memelerimi em, şeytanlarımı vur, çakmaklarımı bul sen.

kırmızı ışıltılı ıssızlık, sabahki havanın kasveti ve tanrıların gürültüsüdür bu. 

toprağın sıcak nemi, suyun derinliği ve derinsizliğidir kıyılarımın. 

boğucu öğlen sıcağıdır uykumun sığ barınağı. 

yosunların sık aralıkları, kapkaranlık dipleri, kumda su minareleri ve hiç mi hiç bulut yok. 

pastel tondaki turuncu renkli dolunayın suya vuran gölgesiyle parıldayan ışıltılı bir gece yarısında sevdin beni ama,

ama’dan sonra bir virgül, koydun.

bunun üzerine ne konuşulur ama.

senin üzerine ne yakışılır ama.

konuşsak her şey anlatılır aslında,

bakışsak her şey anlaşılır.

tuhaftır susuşumuz ve bayım sizin gidişiniz.

kendi kendimizle kalışlarımız. 

içimize doğru; keskin, derin dalışlarımız.

nöçetçisidir sancılarımızın hırıltısı. cızır cızır kara bir teker tıkırtısı. 

dökül yollara. gül bana. her gün ilk kez görür gibi gel bana. 

ama’lardan önce,

keşke’lerden sonra,

sen bi’ ara,

bi’ ara.

 

bi’ ara, ara sokaklarda bir kaybolup yitmiştin sen seri serseri; bense ayaklarımı suya sokup da uyumuştum.

beşinci kattan aşağıya inmeden evvel; önce soyunmuş, akabinde suratını görmüştüm; 

o senin eşsiz suratını..

suratını..

suratını..

sen mi beni buldun, ben mi seni duydum.

aklımı kaçırdım. sen koş kaç bakalım.

ffffffff…

ben ya uyumuştum ya uyuşmuş.

gözlerimi açtım, gözlerine baktım,

çok şey oldu, çok şey de öldü;

sigaramın yanan koru,

sigaramın sönen külü,

sigaramın duran yeri,

sigaramı saran kollar,

sarmayan eller,

titrek ve tekinsizdir, mahcup ve ateşli; ah o kollar, o kollar.

şimdi ellerine dokunuyorum.

şimdi kaburga kemiklerine.

eksik bir parçan gibi,

sırtındayım şimdiyse.

sen tabi ki de git.

Hakkında Misafir

Bir yorum

  1. Marjinal bir başlangıç hissettim. Belki de ben abartıyorum. Bununla birlikte mânalı ve hoş bir eser bırakmışsınız buraya. Kaleminize ve bizimle paylaştığınız satırlarınız için size teşekkür ederim.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*