Son Haberler
Anasayfa » Deneme » Çok satırlı bir mektup barış güvercinliğine aday

Çok satırlı bir mektup barış güvercinliğine aday

 

Unutmuşum.

Küçükmüşüm. Yazım yanlışlarıma bakarsak yazmayı henüz öğrenmişim.   Bir mektup yazmışım çok satırlı. “Sevgili Dedeciğim ve Babaanneciğim” diye başlayan ve “Kimseyle kavga etmeyin. Her zaman barış içinde yaşayın.” diye biten, içeriği de başı ve sonu gibi hep sevgi dolu, barışçıl bir mektup. Küçükken kâinatın barış güvercini benmişim.

Çok satırlı bu mektubumda, yalnız “temenni etmek” fiilini hiç yanlışsız çekimleyebilmişim. Sanırım eğitim hayatımın daha ilk senesinde yalnız temenni etmeyi öğrenmişim. Evet, o gün bugündür de bir temenni ediyorum zaten. Zalimin zulmüne karşılık başka bir silahım yok zira.

Ne acı yazı yazmayı öğrendiğimden beri kalemimi her elime alışımda yalnız barışı temenni ediyor olmam. Demek ki 1997 den beri sevgiden, hoş görüden, barıştan yana bir arpa boyu yol alamamışız ki başlangıcı kâinatın var oluşuna dayanan 1997 öncesini hiç hesaba katmadığımı varsayıyorum. Bu nasıl bir yoksunluk?

Oysa ben, kalemimi her elime alışımda sevgiden bahsetmek isterdim. Zeki olmaktan, sadık kalmaktan bahsetmek isterdim. Bir çocuğun cennetini sermek isterdim ayaklarınızın altına uzayıp giden satırlarımda. Hayattaki en büyük zenginliğin parada, malda, mülkte değil de pamuk şekerde, elma şekerinde, bir avuç suda yahut tek bir gülde, bir çocuğun günahsız kalbinde olduğunu yazmak isterdim. Zaten hepiniz zamanında çocuktunuz diye haykırmak isterdim bütün büyüklere. Herkes de bunları böyle bilsin, yazdıklarımda haklı çıkayım isterdim. Ölümü kazımak isterdim kalemimin ucunu kırana kadar insan beynine. Dünyalık bütün savaşları cehennemde kendim yakmak isterdim sizlere cenneti sunarken. Daha büyük savaşların peşine düşelim hep birlikte isterdim. Kim en çok sevecek yarışına girmek isterdim bütün dünya insanlarıyla misal.  Bütün eli kalem tutan dostlarla bir araya gelip yalnızca sevgiyi yazmak isterdim. Darbeleri, yolsuzlukları, hukuksuzluğu değil, Suruç’taki, Ankara’daki, bilmem neredeki patlamayı değil, Doğu’da şehit düşen askeri, ölü ele geçirilen teröristi, denizden kıyıya vuran çocuk cesedini, sokak aralarında dilenmeye mahkûm bırakılan başka çocuk mültecileri, Hiroşima’yı, Dünya Savaşlarını, dini savaşları, hatta Habil’le Kabil’i bile değil yalnızca birbirlerini ne kadar çok seven insanların, birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini yazmak isterdim, hiç yalansız. İnsanların zekâlarını yalnız barıştan yana kullanmalarını isterdim, hain pusu planlarından ziyade. Önümüzde tek bir seçim olsun ama seçecek iki seçeneğimiz olsun isterdim. Hepimiz sevgiden taraf olalım ve sevgiye sadakati şiar edinelim isterdim. Barışı, sevgiyi, bunlara sadakati temenni etmeyi değil, barışı, sevgiyi, bunlara sadakati yazmak isterdim.

Çaresizim.

Şimdi kalemimi elime her alışımda ne yazsam boşmuş gibi, kalemi elime hiç almamak istiyorum. Çocuk kalmak istiyorum. Dedem geri gelsin, bana sarılsın istiyorum. Sarılsın ki cennet olsun dört bir yanım. Bütün güzellikler emrime amade…  Küçükken böyle bir cennetin kraliçesiymişim ben. Yine kendi cennetimin kraliçesi olmak istiyorum. Misal, başkalarının cehenneminde yanmak istemiyorum. Herkes kendi cennetinin zevk-ü sefasını sürsün istiyorum. Kimse başkasının cehenneminde yanmasın istiyorum.

Sadece biraz insaf yahu, vicdan, merhamet, hoş görü, saygı, sevgi, insanlık azıcık…  Akıl. Aklımızı başımıza alıp hep birlikte insanlığa sahip çıkalım istiyorum. Biliyorum, aslında hepimizin gönlünden geçen barış temennisi. Artık barışı temenni etmeyelim, barışı yaşamak için hep birlikte büyük adımlar atalım istiyorum. Yalansız adımlar, siyasetin şerrine kurban gitmeyen…

Hakkında eceeskikoy

Fransızca Öğretmeni Yazar