Anasayfa » Mantolu Madonna

Mantolu Madonna

Fakat Müzeyyen…

Fakat-müzeyyen

İlhami Algör’ün “Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku” kitabını uzun bir zaman önce okudum. Kitap hem anlattıklarıyla hem de yazım üslubuyla okuduğum en derin, en farklı kitaplardandı… Filmi izleyeli ise iki gün oldu ve izledikten sonra da bir şeyler karalama ihtiyacı hissettim bir çırpıda, filmi ve kitabı harmanlayarak… Küçük bir uyarıda bulunmak isterim yazının başında çok ayrıntı vermeyeceğim fakat yine ...

Devamını Oku »

Kendime Notlar’dan…

Kendime Notlar

“Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır.” der İsmet Özel. İnsanın varoluşunu böyle anlatıyor… Dünya ve yaşam ilişkisini kim bundan daha iyi özetleyebilir ki… “Dünyaya gelmek bütün yapmacıklığıyla saldırıya uğramaktır…” diye bir dize de ben ekliyorum. Düzeni bozuk bir kurgu bu dünya. Kitaplardaki duygular daha gerçek geliyor, filmlerdeki sahneler daha canlı ve şarkılar daha içten… Yaşadığımız hayatlarda bir “kendimiz” yokuz kısaca. Uzaktan ...

Devamını Oku »

Kendime Notlar

kendime not

Sizin de bazen hayatın akışı içerisinde durup dinlenip düşünmeye vaktiniz olmuyor mu? Hayatın girdabından, hırsından ve karmaşıklığından ne kadar kaçarsanız o kadar sarılıyorsunuz kendi hayatınıza. O kadar kendiniz oluyorsunuz. Zaten en güzeli de bu olmak değil mi!? Kendin olmak… Bazen gülerek, bazen ağlayarak, bazen lanet ederek deneyimliyoruz yaşamı. Yaşadıklarımız çok şey katıyor, kocaman yapıyor bizi… Ne yaparsanız yapın yüreğinizle yapın. ...

Devamını Oku »

Bir varmış, bir yokmuş…

bir varmış bir yokmuş

Hayatta bazen isteklerin ve elde ettiklerin çok farklı şeyler olur. Fırsatlar ve hayaller bazen farklı zaman dilimine aittir. Aynı anda gerçekleşmezler. Bunlarla öğreniriz hayatı. Hiç bilmediğin bir ormanda kaybolmaktır hayat. Yolunu bulmak için yürürsün bu yolda. Hayal ettiğin o yola girmen için bazen gözlerini kapatıp dinlediğin masallardaki ejderhaları, devleri geçmen gerekir. Ya güzel bir akşam yemeği olursun ejderhanın alevinde kavrulmuş ...

Devamını Oku »

Yabancı

ip

Akşamüstüne doğru. Ufak bir sarsıntı. Yer ayaklarımdan kayıyor. Çok üstteyim ben, zirvede. Ağaçlar sallandı aniden kasırga çıktı. Seni gördüm. Hâlâ karşımdasın, hoş karşımda olmasan da görürüm seni. Işık hızıyla aşağı düşüyorum. Tutar zannettim, çoktan bırakmışsın beni. Elimizdeki halatmış sandım. İpmiş o, iğne deliğinden geçen ip gibi incecik… Çekince hemen geldi elime. Öyle gevşekmiş ki elinde. Sana on ışık yılı uzaktayım, ...

Devamını Oku »