korsan kalem korsan medya alanya berfinsu Arşivleri - Korsan Edebiyat
Son Haberler
Anasayfa » berfinsu

berfinsu

köklerimiz

Mutfak penceresinden görünen sadece yandaki evin duvarıydı. Gökyüzüne bakabileceğiniz türden bir pencere değildi. Zaten çoğu zaman içerde pişen yemeklerin buharıyla gölgelenirdi şeffaflığı. Pek de tatsız olurdu o mutfakta pişen yemekler, onların faili de hep o güzel pencere olurdu. Bir de ağaç görünürdü o pencereden. Sıska, ne baharda yeşermeye, ne sonbaharda soyunmaya, ne de kışın dallarına yağan karı taşımaya gücü vardı. ...

Devamını Oku »

Yarın

Bir ses geliyor, oysa ki ben kimseyi beklemiyorum, ayrıca kimseyi dinlemiyorum. Dizlerimde bir titreme var.  Aslında vücudunu dinlemeli insan. Her şey, ağrıyan, titreyen bir diz, seğiren bir göz, dizler gibi titreyen eller, hızla atan bir kalp -bazen delicesine yavaşlayan- çınlayan kulaklar, kan dolu rüyalar ve o kanlarda uyanmak. Hepsi bir şeyin yansıması. Aynı dev bir aynada kendine bakar gibi. Ama ...

Devamını Oku »

bilinmeyen bir özlem ve mektubu

Gözlerindeki ışıklarla çektin beni dünyadan Kanımla, kemiklerimle çekildim fani yaşamın içindeki tüm o telaşlardan Uzaktan bakınca bizsiz dünyaya her şey manasını kaybetti sanki, her şey yanlışlaştı O kömür gözlü anaların yüreklerindeki kor soğudu Sustu bütün yanık türküler, babaların kaşlarına gamlı bir bulut çöktü Çocuklar artık çiçekleri koklayamadı Vapurlar kalkmadı, denizler dalgalanmadı Teyzem, hep unuttu o güzel şarkının sözlerini Ve biliyorsun ...

Devamını Oku »

Sinek, ampül ve biz

Anlattıklarını bitirdikten sonra öfkeyle, biraz da yenilginin verdiği bitkinlikle söndürdü sigarasını. Öfkesinin bir tek bana olduğunu bilmek, kuracağım bütün cümleleri çıkmaz sokaklara sürükledi. Dışarda bütün gün esen rüzgârın uğultusu, şimdi sağır etmeye başlamıştı kulaklarımı. Kaynayan çayın buharıyla dolan dar mutfakta anlattıkları; rahatsız edici, çirkin, koca bir anıt gibi dikildi karşıma. Bütün ortak sancılar, o an ikimiz hariç kimsenin duymadığı çığlıklarla ...

Devamını Oku »

Bir ova ve mutluluk

Mutluluğu soruyor. Yalnızlığa benzer bir yanı var bu mutluluğun, o da ‘bir ovanın düz oluşu gibi bir şey’ diyorum iki gün önceki gün batımında. Denizin durulması, ağaçların konuşması, kuşların uçması, beklenenin gelmemesi gibi olağan. Belki bir kediyi yakalama telaşı gibi bir şey bu mutluluk. Bazen sadece ellerinden akan suyu izlemek, bazen de korkularını, bütün güvensizliklerini ve o sert yağmurlarını, bitmeyen ...

Devamını Oku »

aslında

aslında hep bunun için büyümüş gibiyim, hep bunun için düşüp kanatmışım dizlerimi, bunun için ağlamışım alamadığım şekerlere, bunun için bakmışım yollara bu kadar çok, bir gün gerçekten gitmek isteyeceğim içinmiş o yollar aslında ve beni bu kadar çok ordan oraya koşturan bacaklar, kaslar bir gün gerçekten gitmem içinmiş. herkesi kucakladığım kollarım, ellerim kapıları çarpıp çıkmak içinmiş yıllarca güneş doldurduğum gözlerim ...

Devamını Oku »

Hiç kimse

Bu şiir hiç kimse için Ne bir sevgili, ne bir güz, ne bir şarkı Ne bir açlık, ne bir ölüm, ne bir kavga Bu şiir hayat için, başımızın üstünde ki Yıldızlar için Bir an gökyüzüne bakıp kim olduğumuzu unutmamamız için Kin ve nefrette boğulmaktan seyre koyulmaya vakit bulamadığımız Güzellikler için Herkes ölür, sen ölürsün, onlar kalır

Devamını Oku »

Sabahlara

Alışıla gelen bir şey değil de sanki bu Başka bir şey Baktıkça güzelleşiyorsun Üryan halinle, yanı başımda Bir kokun var ki -ellerinde, gözlerinde, saçlarında, dudaklarında, ha yatımda- Baktıkça içinde yeni bahçeler buluyorum Hepsinde bahar, aylardan hep nisan Gireni sonsuz mutluluğa kavuşturan bahçelerin Bütün ayrıntılarında hayatın o kaçıp giden mükemmeliyeti Parmaklarının saçlarımla dansı gibi mesela ‘’Yarılan ekmeğin buğusu’’ gibi mesela Öptükçe ...

Devamını Oku »

izmit edebiyat konya edebiyat kocaeli iir adana resim sakarya sanat