Son Haberler
Anasayfa » Anı » Bodur Ağaç Müzik Grubu

Bodur Ağaç Müzik Grubu

Bursa’da Ahmet Çokran’ın yanında oturup sohbet ederken tanıştığım Mehmet Savaşkan abim bir gün bana “oğlum Jordan Rudess ( http://tr.wikipedia.org/wiki/Jordan_Rudess ) bir Türk genci keşfetmiş” dedi. Heyecanla internetten araştırdım okudum, izledim, facebooktan ekledim tanıştık konuştuk ben onun videoları izlemiştim o da benimkileri izledi beğenmiş olacak herhalde ki bana bir gün “Yiğitcan İzmir’de 2 temmuz (2011) Dream Theater         ( http://tr.wikipedia.org/wiki/Dream_Theater ) konseri yapıyoruz çalmaya gel” dedi. Düşündüm daha hiç yüzyüze tanışmadığım, görüşmediğim bir insan bana bu kadar yakın bir şekilde teklifte bulunuyor. Kendini beğenmiş, egoist, agresif midir kim nasıldır bilmeden kabul ettim. Beyazıt hocamı arayıp durumu haber verdim ve bana “mutlaka git senin için çok iyi olur, hayata bakış açını geliştirir, yeni dünyalar görürsün” demişti.

Kalacak yerim yok dediğim de bana hiç tanışmadığımız violacı bir arkadaşının evinde kalabileceğimi söyledi. Sabaha karşı İzmir’e indim karşıdan kısa boylu tüy yumağı birisi geliyordu kendi kendime “işte bunda viyolacı tipi var kesin evinde kalacağım arkadaş budur.” dedim ve de doğru çıktı.

Eserler daha önce hiç görmediğim kadar zordu. Benim için tek avantajı dinlediğim, en sevdiğim ve çalıştığım grubun eserleriydi. İlk iki gün eserleri çalamıyordum bu yüzden bunalıma girmiştim. Arkadaşlarım bana destek oldu ben de bakış açımı değiştirdim ve kendi kendime; “zaten bunlar senin sevdiğin, dinlediğin, çalıştığın eserler. Olaya klasik açıdan bakmazsan olur.” diyerekten rahatlattım.

Konserden bir gece önde Jordan Rudess skypetan arayıp başarılar diledi, bana lise çağında bunları söyleseler dalga geçir diyerekten önemsemezdim. Kendi kendimin hayallerini bile aşmaya başlamıştım. Hatta konser zamanı Dream Theater’ın dünya turnesi olmasa Jordan’da bizimle çalmaya gelecekti.

Konseri ve her şeyi kendi imkanlarımız ile yaptık. İzmir’in ve Türkiye’nin en büyük konser salonlarından biri Ahmet Adnan Saygun Konser Salonunu reklam yapamamıza rağmen seyirciler neredeyse tamamen doldurmuştu.

İki yıl boyunca grubumuz devam etti. 45 kişilik orkestradan “BODUR AĞAÇ” olarak 12 kişi gibi bir çekirdek grup yazın klip çekimi, kayıtlara başladık. Arkadaşımız Amerika’daki bağlantılarından dolayı bunları sunacak ve kendimize bir şans yakalayacaktık, kayıtlar sırasında eski arkadaşımızın lise stüdyosuna gittik su yok imkan yok, başka arkadaşımızın evine yerleştik koltuklarda uyukladık, bir araca 12 kişi bindik, yollarda kaldık ama herkes birbirine yardım ediyor çalışmayı seviyordu! 2011 kışında BODUR AĞAÇ olarak Bursa’da “Yağmur Çocuklar Otizmi Destekleme Derneği” yararına bir konser yaptık ve gelirlerin bir kuruşuna dokunmadan derneğe bağışladık. Beş arkadaş dünyanın en büyük müzik okullarının başında gelen Berklee College Of Music’ in Ankara’da sınavlarına girdik ve beşimiz de kazanmamıza rağmen maddi durum yüzünden ben ve bir arkadaşım gidemedik. Geceleri oturup fizik, astronomi, bilim, din, müzik her şeyi tartışıyorduk. Saygı ve sevgi duymayı ön yargılarımı yıkmayı en çok bu arkadaşlarla öğrendim. Bu iki yıl boyunca yaptığım işlerden o kadar zevk aldım ki iş yapabilmek için cebimizden para harcıyor, emek veriyorduk ama aldığımız sonuç maddiyat ile ölçülemezdi. Arkadaşlarımla o kadar güzel, zevkli ve başarılı zamanlar geçirdim ki zevk alma çıtam çok yükseldi ve bir daha hiç bir şeyden o kadar zevk alamadım. İnsanlar facebooktan beni ekleyip sorular soruyor, yardımımı istiyordu yavaş yavaş tanınmaya başlamıştım. Tanınmak, ün, şöhret umurumda değildi ama insanların saygı ve sevgi duyduğu birisi olarak yardım etmek beni mutlu ediyordu.

İkinci yılın sonunda grubumuz artık dağılmak zorunda kaldı. Ama sadece bu olayda değil, A milli futbol takımında oynayan arkadaşlardan tutun başka alanlarda ki kişiler ile de karşılaştığım zaman ülkemizdeki en büyük sorunlardan birisi sonradan görmelik. Sporcu küçük kulüpten büyük kulübe geçer para ile hava atar, sanatçı ünden dolayı gelen kendini beğenmişliği ile halka tepeden bakmaya başlar. Başarıyı kaldırabilecek, onu devam ettirerek, yaygınlaşmasını sağlayabilecek kültür henüz bizde oluşmamış. O yüzden çoğu dünya ülkesine sporda ve sanatta imrenerek bakıyoruz.

Bizleri daha önce hiç tanımadan saf sevgi ile evinin kalbinin gönlünün kapılarını açan TARHAN ailesine, yine de bu süre boyunca çok değerli arkadaşlıklar ve tecrübeler kazanıp kendi hayallerimi bile aştığım için hepsine çok teşekkürlerimi sunuyor ve başarılarının devamını diliyorum.

Hakkında yigitcanvai