Anasayfa » Ali Can » Eğer Bir Ağrımız Varsa, ‘’Baaasssssstıııırrr’’ Diyor, Tanrı.

Eğer Bir Ağrımız Varsa, ‘’Baaasssssstıııırrr’’ Diyor, Tanrı.

düğün salonları hüzünlüdür. alt geçitler hüzünlüdür. kaldırımlar hüzünlüdür. tren rayları hüzünlüdür. gece hayatı hüzünlüdür. barlar hüzünlüdür. disko topu hüzünlüdür. pencere kenarları hüzünlüdür. otobüsün en arka koltuğu hüzünlüdür. toprak hüzünlüdür. ojesi çıkmış tırnak hüzünlüdür. okul bahçeleri hüzünlüdür. sınıflar hüzünlüdür. metal kuleler hüzünlüdür. gecekondular hüzünlüdür. çatı katları hüzünlüdür. lastik ayakkabılar hüzünlüdür. masa örtüleri hüzünlüdür. kapı ardı hüzünlüdür. yetersiz bakiye hüzünlüdür. kısa tırnak hüzünlüdür. topuklu ayakkabılar hüzünlüdür. mikrofonlar hüzünlüdür. playlistler hüzünlüdür. sarı saç hüzünlüdür. allah hüzünlüdür. peygamberler hüzünlüdür. dervişler hüzünlüdür. beyoğlu hüzünlüdür. yolculuklar hüzünlüdür. rastlaşmalar hüzünlüdür. rastlaşmamalar da. fotoğraf kareleri hüzünlüdür. son bir yudum bira hüzünlüdür. play-boylar hüzünlüdür. yastıklar hüzünlüdür. çarşaflar hüzünlüdür. kutu haplar hüzünlüdür. sinem sal hüzünlüdür. unkapanı hüzünlüdür. apartman boşlukları hüzünlüdür. anneanneler hüzünlüdür. kültablaları hüzünlüdür. mersin hüzünlüdür. palmiyeler hüzünlüdür. makineler hüzünlüdür. kasetler hüzünlüdür. annem hüzünlüdür. tespih taneleri hüzünlüdür. düğün pastası hüzünlüdür. çeviriler hüzünlüdür. google hüzünlüdür. merdivenler hüzünlüdür. biblolar hüzünlüdür. foto-romanlar hüzünlüdür. seks hüzünlüdür. ‘terzi kendi söküğünü dikemez’ hüzünlüdür…

Bastırıyordum. Bastırıyordum. Bastırıyordum. Bastırıyordum. Her defasında biraz daha yükleniyordum. Bütün ağırlığımı kalçama, ayaklarıma ve ellerime aynı anda yüklüyordum. Sesler yükseliyordu. Ellerim parçalanacak gibi oluyordu ama parçalanmıyordu. Sesler yükseliyordu. Ayaklarım bacaklarımdan ayrılmış gibi hissediyordum ama yerinde duruyordu. Sesler yükseliyordu. Bütün makineler birleşip kalbime dahil oluyordu. Sesler biraz daha yükseldikçe, bizler, dünyanın üzerinde tepinip yine de onu yerinden oynatamıyorduk. Daha fazla renkli ipi küçücük iğne deliğinden geçirirken, radyodaki ajanstan gelen haberlere hep birlikte ağız açıyorduk. Ajanstan gelen haberlere daha sonra hep birlikte ağız kapatıyorduk. Ajanstan gelen haberlere hep birlikte ağız açıyorduk. Ajanstan gelen haberlere daha sonra hep birlikte ağız kapatıyorduk.

RÜYA:

Elimde üzerine bastığımda ne olacağını bilmediğim bir düğme var. Bastığımda pembe neon bir ışık, makineleri aydınlatıyor. Etrafta kimse yok ama makineler çalışıyor.

Kulağıma konuşma sesleri… Kulağıma gülme sesleri… Kulağıma ağlama sesleri… Kulağıma çocuk sesleri… Kulağıma erkek sesleri… Kulağıma kadın sesleri… Kulağıma hayvan sesleri… Bir uğultunun içerisinde… Pembe neon ışık bu defa tepemde yanıp sönüyor. Dilek ağacı değilim ama tanıdığım ve tanımadığım bütün kadınlar ellerindeki renkli ipi üzerime bağlıyor. Okumam için kağıtlar atılıyor ayak ucuma… Yani bu dünyada son çare diye ben kalmışım sanki ama, henüz ayak ucuma bırakılan kağıtlara ellerimi yetiştiremiyorum. Bir erkek sesi… Bir erkek sesi daha… Sonra bir erkek sesi daha diğer bütün sesleri bastırıyor. Elinde makas berber, karşımda dikilmiş beni izliyor. Kadınlar berberin arkasında beni izliyor. Çocuklar kadınların arkasında beni izliyor. Diğer erkekler çocukların arkasında beni izliyor. İnsanlar zaten hep izler. İnsanlar televizyon izler. İnsanlar çocukları izler. İnsanlar dışarıyı izler. İnsanlar kavgaları izler. İnsanlar ocağın üzerinde pişen yemeği izler. İnsanlar halının üzerindeki desenleri izler. İnsanlar akşam batan güneşi izler. İnsanlar doğan güneşi de izler. İnsanlar vitrinleri izler. İnsanlar insanları izler. İnsanlar yaptıkları işi izler ve övünürler. İnsanlar aynada kendilerini izler.

Elinde makas tutan berbere doğru yaklaşıyorum. Onu bir kere öpüyorum, bağırıyor. Ona bir kere tokat atıyorum, bağırıyor. Onu okşuyorum, bağırıyor. Ona arkamı dönüyorum, bağırıyor.

Ellerimi uzatıyorum. Elindeki makası bırakmadan ellerime doğru uzanıyor. Ona inanmıyorum ve elindeki makası tek elime saplıyor. Çocuklar bağırıyor. Kadınlar gözlerini kapatıyor. Çocukların arkasındaki erkekler gülüyor. Bu defa diğer elimle makası alıyorum ve berberin boğazına saplıyorum. İnsanlar bir diğer sınırı izler. İnsanlar suyu izler. İnsanlar cenaze törenlerini izler. İnsanlar akan kanı izler. İnsanlar yargıyı izler. İnsanlar kesilen hayvanları izler. İnsanlar yıkanan insanları izler. İnsanlar tecavüzü izler. İnsanlar Kâbe’yi izler. İnsanlar Kur’an okuyanları izler. İnsanlar bir tepeden aşağıyı izler. İnsanlar aşağıdan bir tepeyi izler. İnsanlar miting izler.

Ağızlarımız ağız değil şimdi.

Hakkında ali can

yazar (eva, geldiler)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*