Anasayfa » Mert Şuşut

Mert Şuşut

Acı karası

En karanlığına uyandım gecenin Işıklar sönmüştü Geceye batırmıştım düşlerimi Damlıyordu karası ucundan En âtıl hislerin… Bir kese vardı elimde, kadife Açıldı ağzı her nefeste Saçılınca ortaya özü Kömür mü? Elmas mı? Seçemiyordu gözü… *** Nerede benim canım? Ömrüm nerede? Ey gökteki gümüşi hilal! Buz gibi sulara daldır beni Önce derine çek, sonra yükselt Bulamam çünkü Kendimden başkasında dert Ayaz vursun ...

Devamını Oku »

Bir Süs Bitkisinin Anıları-1

Sırtının ağrıdığını fark ederek gerindiğinde saat 16:30’u gösteriyordu. Ya da bir iki dakika vardı… Odaya sızan güneşin parlaklığı güne veda vaktinin geldiğini bir kez daha hatırlattı. Sürpriz değil ya… Gün elbet bitecekti, bitiyordu da… Bir kaç saattir masadaydı ama henüz bir paragrafı bile tamamlayamamıştı. Yazma isteği biteviye hayatın ne kadar boktan olduğu gerçeğiyle bölünüyordu. Ne zaman güzel şeyler yazmak istese ...

Devamını Oku »