Anasayfa » iki öpücüklü adam

iki öpücüklü adam

melodia

derime sıkıştırdığım dürbünlü silahım ile  röntgenliyorum mutlu anlarını, kıskanç bir mermi namlunun dudaklarını nasıl da çatlatıyor ama hasetle değil tehlikeli bir hasretle…   işte sıvışıyorum gözyaşlarımın radarından, emniyet şeridinde sevişmek aşka hakaret, ben bomboş sokaklarda  büyük bir şair trafiğinin arasında anne işe geç kaldım kaldırsaydın ya?..   tamam adını sen koy aceleye getirdiğin bu onursuz sevişmenin manasını, ölürken de sek ...

Devamını Oku »

kırsal sevişim benim, kentsel dövüşüm

kırsal-sevişim-benim

senin üzerine çay döktüm şiirinin üzerine çay döktüm, yer çekimine yenik düştü nefesim intiharlarım güldü kendine.. projemin üstüne çay döktüm, kentsel dövüşüm benim, kırsal sevişim, yüzünü yıkamamış bir güneşe rüyalarım cossladı yalnızlığım yağmurunu paylaşmadı ve şiirim saygısız, hep adını ikiletti kenti sel götürsün kal kırsal sevişim benim.. gel çorba içelim eskimo bir lokantada  o kadar uzaktayım sana  ve en sıcak ...

Devamını Oku »

kaça bu şair

iki öpücüklü adam

soğuk ve şehirler arası otobüslerde fark ettim nasıl bir banka reklamı şairi olduğumu, hesabıma yatan bol sıfırlı sevdalarımı şiir diye yutturduğumu…     sonra aldım kalemimi bataklığın elinden seni seviyorum desem de çamuru gitmiyor dizelerimin, kesiklerim kesit kesit kan dolaşımım uyanık bir taksici ve ben çabuk tanışmak istiyorum dönülmeyen ile…     doğrusu nedir bilemiyorum, günde anca iki kere doğruyu ...

Devamını Oku »

bu gece bizde ölsene

bu gece bizde ölsene

kafa üstü çakıldı kafama bir inşaat amelesi değersizliğinin yüz katı ağır, asabiyetimin yetim yorgunluğu paylaşılmamış o da ağır odam kadar ağır… yürüyorum kendi vücudumda kimsecikler yok sokağımda seni düşünme acısının adı anca vasabi olur devrimin imkansızlığını görünce kahvehanelerde , umutsuzluk bir suluk ve ağlasam içine cam parçalarımı 1 a sınıfından ezgi toplasa aman ruhuna batmasın yavrum benim annen hep çok ...

Devamını Oku »

içimden nefi idi(n)m

bir dakika dinler misin ? anlamadığın dilden ve ilden , tuhaflıklar komedyası bu sevgisi kolaçan şiddeti müze, yağmuru çöle kaçmış ölmesi yüz bin kere ve nefes alması rutin, her ağlaması kök hücre yarası yarası uyduruk bir tanrı tatlısı ..   gitmek işe gitmek eve, ölmek hep yatağa ölmek gece, kafiyesi çişi gelmiş bir şiir şiir hep sana şiir hep çöpe.. ...

Devamını Oku »

virgülüm benim

ay ışığına saklanmış avuç içi sabahımın takvim yaprağına yansıyamamış gölgeciği bile , unutulan doğum günlerinde sadece ömrün pastasız büyümüş çoçukları hep köşede .. vahim durumlar : gene televizyona çıkmıyorsunuz soyunun.. duyun kulaklarımın arkasına açılan eski keraneleri .. koreli bir erkeğe yazıyormuş her şiiri, çekik gözlerinde mekik çekiyormuş gözyaşı, bilmiyorum hangi mandal ile astı kendini, yağmura platonik bulutmuş resmindeki.. ölüyorum dostumun ...

Devamını Oku »

acı çeken fotoğraf makinesi

acı çekiyoruz fotoğraf makinesi  yuvarlanıp gidiyoruz ama çimlerde değil, açız bil ki sevginin her türlüsüne , olsun bari tenceremiz ve kapağımız yuvarlansın çimlerde .. acıyı çekiyoruz tutup kulpundan gelmiyor, yağmuru seviyoruz da bize trafiği arta kalıyor, zebra çizgilerinde volta atıyor vahşiliğimiz, çizgilerimiz kırmızı olmuyor.. acının acısına acıyoruz evlatlık, şizofren bir eşcinselin okuduğu şiirlere  ağladığımız için yargılanıyoruz bu gece.. pastörize edilse ...

Devamını Oku »

yırtık paragraflar

merhaba, biliyorum yorgunsun, durgunsun, durmak istiyorsun ama itiliyorsun kirasını senin ödediğin uçurumlara, başkalarının intiharlarına baka baka mastürbasyon yapıyorsun façalarınla ruhuna , gel zillere basıp kaçan çocukluğuma tutuştur bohçanı, gel benzini bitmek üzere kalbimin arkasına otur kapkaç yapalım tanrının çantasını, gel, 1 dakika yetebilir, zaman makinesinde birbirini öldürürken yıllanmış yıllarım, her yeni yapılan mezar taşı takvim yapraklarım her takvim yaprağı benim ...

Devamını Oku »

uç uç böceği

uç uç böceğim annen sana terlik pabuç alacaktı da asgari ücret zamlanmadı daha.. gene de yitirme bak umut pişirdim de düdüklü tenceremde eyyamcı bir hakem, şiirimde tek sigaralık ucuz bir kafiye, gökyüzünde estetikli yıldızlar, bahçemde boydan boya çimento bundan sonra plastik çiçeklerimin hepsinin adı müteahhit.. işe geliş gidiş yollarında salıncağa bağlanır zincirlerin, amannnn der sallarsın ya da sallanır, ruhunda sosyetik ...

Devamını Oku »

kırık kraker

öyle boktan bir şeyim ki bilemezsin, şu müziğin sesini kısar mısın lütfen, titrekliğim ritminden değil üşüdüğümden hiç değil. şiir yazmıyor artık anne melek oğlun sen ölmedin mi? artık beni ağlatmaktan başka işe yaramıyor yokluğunun varlığı? oturuyorum işte kanepede, koltuk da kimi zaman yerde, kedim bıraktı gitti beni biliyor musun. sonra bir kız arkadaş buldum, defterimde unutulmuş. dedim yağmurda ıslanalım. sonra ...

Devamını Oku »